DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın en önemli tarihi yapılarından biri olan Ulu Cami’de restorasyon sonrası ortaya çıkan görüntüler kamuoyunda tartışma yaratırken, konu uzmanların gündemine taşındı. Öz Diyarbakır Gazetesi’nde geçtiğimiz günlerde yayımlanan “Diyarbakır Ulu Cami’de Restorasyon tepkisi: Bu görüntü tarihe yakışmıyor!” başlıklı haberin ardından, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri camide yerinde inceleme gerçekleştirdi.
Diyarbakır Şehir Araştırmaları Merkezi’nin, Ulu Cami girişindeki estetik bozulmaya dikkat çekerek tahrip olan alanların aslına uygun biçimde yeniden düzenlenmesi yönündeki çağrısı kentte geniş yankı uyandırmıştı. Tartışmaların büyümesi üzerine Ankara, İstanbul ve Gaziantep’ten gelen uzman isimlerin de aralarında bulunduğu kurul üyeleri, tarihi yapının özellikle son günlerde kamuoyunda tartışılan bölgesinde detaylı inceleme yaptı.
İncelemeye Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız da katıldı. Ulu Cami’nin kuzey duvarında bulunan ve estetik tartışmalarının merkezine yerleşen mihrap ile çevresindeki oyukların yerinde değerlendirildiğini belirten Yıldız, söz konusu izlerin geçmiş dönem kullanımına ait olabileceğine dikkat çekti.
“Estetik kaygıyla tarihi izleri yok etmek doğru değil”
Prof. Dr. İrfan Yıldız, Ulu Cami’ye ait eski fotoğrafların incelendiğini belirterek, tartışma konusu olan oyukların caminin geçmiş kullanım dönemlerinden kaldığını düşündüklerini söyledi.
Yıldız, “Konunun uzmanlarıyla birlikte Ulu Cami’nin kuzey duvarında bulunan ve son günlerde estetik tartışmalarıyla gündeme gelen alanı yerinde inceledik. Mihrapın iki yanındaki yuvaların, caminin avlusunun kışla olarak kullanıldığı döneme ait izler olduğunu düşünüyoruz. Eski fotoğraflar da bu değerlendirmeyi destekliyor. Dolayısıyla yalnızca estetik kaygılarla bu döneme ait izleri ortadan kaldırmak restorasyon açısından doğru bir yaklaşım değildir” dedi.
Bu açıklama, restorasyon çalışmalarında yalnızca görsel bütünlüğün değil, yapının farklı dönemlerden taşıdığı tarihsel katmanların da korunması gerektiği yönündeki yaklaşımı yeniden gündeme taşıdı.
“Kitabe iddiasına kanıt gösterilsin”
Kamuoyunda tartışma yaratan bir diğer konu ise söz konusu alanın geçmişte kitabe taşıdığı iddiası oldu. Bu iddiaya da yanıt veren Prof. Dr. Yıldız, mevcut kaynaklarda böyle bir bilgiye rastlamadıklarını ifade etti.
Ulu Cami restorasyonu sürecinde Türkiye’nin alanında yetkin akademisyenleriyle birlikte çalışma yürüttüklerini belirten Yıldız, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu restorasyon süreci benim için aynı zamanda akademik bir laboratuvar çalışması niteliğindeydi. Fotoğrafta görülen izin bir kitabe alanı olduğuna ilişkin elimizde herhangi bir kaynak ya da belge bulunmuyor. Eğer burada kayıp bir kitabe olduğuna dair iddia varsa, bunun bilimsel dayanaklarla ortaya konulması gerekir. Böyle bir kanıt sunulursa elbette biz de konunun peşine düşeriz.”
Gözler kurulun kararında
Yerinde yapılan incelemenin ardından gözler Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun değerlendirmesine çevrildi. Kamuoyunda estetik kaygılar ile tarihsel özgünlüğün korunması arasında başlayan tartışmanın, kurulun teknik raporuyla yeni bir boyut kazanması bekleniyor.
Diyarbakır’ın simge yapılarından biri olan ve yüzyıllardır farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Ulu Cami’de yapılacak her müdahalenin, yalnızca bugünün estetik anlayışıyla değil, yapının tarihsel hafızasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.




