DİYARBAKIR HABER - Azerbaycan’ın ideolojik temel taşlarından biri olan “Bütünleşme, Milletleşme, Devletleşme” konsepti yeniden tartışılıyor. Uzmanlar ve siyasetçiler, bu yaklaşımın geleceğe yön veren stratejik bir model olduğunu vurguluyor.
Azerbaycan’ın ikinci cumhurbaşkanı Əbülfəz Elçibəy tarafından ortaya konulan “Bütünleşme, Milletleşme, Devletleşme” konsepti, son dönemde yeniden kamuoyunun ve akademik çevrelerin gündemine taşındı.
Halk Parlamentosu milletvekili Teymur Eminbeyli yaptığı açıklamada, bu yaklaşımın yalnızca geçmişe ait bir söylem olmadığını, aynı zamanda Azerbaycan’ın geleceğini şekillendiren güçlü bir düşünce sistemi olduğunu belirtti.
Uzmanlara göre üç aşamalı modelin ilk basamağı olan “milletleşme”, milli kimlik ve bilincin oluşumunu esas alıyor. Dil, kültür ve ortak tarih etrafında şekillenen bu süreç, güçlü bir toplumun temelini oluşturuyor.
Eminbeyli de bu noktada, “Milletleşme olmadan devletleşme sağlam temellere oturamaz” diyerek güçlü devletin temelinde güçlü bir milli kimliğin yer aldığını vurguladı.
Devletleşme ve Bütünleşme Hedefi Öne Çıkıyor
Modelin ikinci aşaması olan “devletleşme”, milli iradenin siyasi yapılar aracılığıyla kurumsallaşmasını ifade ediyor. Analistlere göre bu süreç yalnızca bağımsızlıkla sınırlı kalmıyor; hukuk sisteminin güçlendirilmesi, ekonomik istikrarın sağlanması ve uluslararası etkinliğin artırılması gibi unsurları da kapsıyor.
Konseptin son aşaması olan “bütünleşme” ise “Bütün Azerbaycan” idealiyle öne çıkıyor. Bu yaklaşım, Azerbaycan coğrafyasının tek bir siyasi yapı altında birleşmesini hedeflerken, aynı zamanda kültürel ve zihinsel bir birlik anlayışını da içeriyor.
Eminbeyli, “Bütünleşme sadece coğrafi değil, aynı zamanda kültürel ve siyasi bir birliktir” sözleriyle bu hedefin çok boyutlu yapısına dikkat çekti.





