DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, yerel yönetimlerin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde bütüncül, katılımcı ve sürdürülebilir kentleşme anlayışının önemine dikkat çekti. Diyarbakır’da düzenlenen “Diyarbakır Yerel Hizmetleri İzleme Ağı” toplantısında konuşan Bucak, kentte giderek kronikleşen sorunların yalnızca belediyelerin imkânlarıyla çözülemeyeceğini belirterek merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Dicle Toplumsal Araştırmalar Derneği (DİTAM) ile Diyarbakır Kent Konseyi’nin ortaklaşa düzenlediği toplantıda yerel hizmetlerin izlenmesi, sivil toplumun karar alma süreçlerine katılımı ve kentin geleceğine yönelik çözüm önerileri ele alındı. Toplantıda söz alan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Diyarbakır’ın temel sorunlarına, devam eden projelere ve yerel yönetimlerin karşılaştığı yapısal engellere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Kronikleşen sorunlara birlikte çözüm üretmeliyiz”
Kentlerde uzun yıllardır devam eden sorunların neden hızlı biçimde çözülemediğinin birlikte sorgulanması gerektiğini belirten Bucak, sorunların zaman içinde daha da ağırlaştığına dikkat çekti. Barınma ve konut ihtiyacının yanı sıra ulaşımda yaşanan güçlüklerin, plansız kentleşmenin ve iklim değişikliğinin Diyarbakır’ın öncelikli gündemleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Bucak, kırsal alanların ihtiyaçları ile kent merkezinin gelişiminin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, kır ve kent arasındaki ilişkinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Kentin sorunlarına kalıcı çözümler üretebilmek için mevcut ihtiyaçların doğru tespit edilmesi ve kurumlar arasında ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini kaydetti
"Ulaşım sorunu yalnızca yeni yollar açmakla çözülmez”
Ulaşım meselesinin yalnızca yeni yolların açılması veya belediyenin otobüs filosunun büyütülmesiyle çözülemeyeceğini belirten Bucak, kent planlamasının insanların yaşam biçimleri ve günlük hareketlilikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini ifade etti.
İnsanların nerelerde yaşadığı, nerelerde çalıştığı, kamusal hizmetlere nasıl eriştiği ve sosyal yaşamlarını hangi bölgelerde sürdürdüğünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Bucak, ulaşım politikalarının kentin gelişim planıyla bütünleştirilmesinin önemine işaret etti.
Kentsel dönüşümün de yalnızca mevcut binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirten Bucak, mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin ve insanların yaşadıkları yerlerle kurdukları bağın korunması gerektiğini söyledi. Kentsel dönüşüm projelerinin geçmişi, bugünü ve geleceği birlikte gözeten bir anlayışla hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Merkezi yönetimle iş birliği çağrısı
Yerel yönetimlerin tespit ettiği sorunların çözümünde merkezi yönetimin desteğinin belirleyici olduğunu ifade eden Bucak, belediyelerin tek başına bütün sorunları çözmesini beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.
Bucak, yerel yönetimlerin ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla çeşitli görüşmeler gerçekleştirdiğini, çözüm önerileri sunduğunu ancak bazı konularda karar alma ve işlem süreçlerinin uzadığını belirtti. Kurumların aynı masada buluşmasının önemli olduğunu ancak toplantıların somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bucak, iş birliğinin yalnızca görüş alışverişi düzeyinde kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Merkezi yönetimle ortak hareket etmenin, özellikle büyük ölçekli ulaşım ve kentsel dönüşüm projelerinin ilerlemesi açısından zorunlu olduğunu dile getiren Bucak, yerel yönetimlerin çözüm önerilerinin ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmesi ve sürecin somut adımlarla ilerletilmesi gerektiğini kaydetti.
Diyarbakır tramvay projesi gündemde
Konuşmasında Diyarbakır’ın uzun süredir gündeminde bulunan tramvay projesine de değinen Bucak, göreve geldikleri günden bu yana projenin hayata geçirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunduklarını anlattı.
Bucak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı nezdinde görüşmeler gerçekleştirildiğini, projenin ulusal ve uluslararası finansman kuruluşlarının gündemine taşındığını belirtti.
Projenin henüz hayata geçirilmemiş olmasının çalışmaların yapılmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Bucak, tramvay projesine ilişkin teknik hazırlıkların ve finansman arayışlarının önemini dile getirdi. Projenin ilerleyebilmesi için ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ve merkezi yönetimin desteğinin gerekli olduğuna işaret etti.
Kentsel dönüşümde yetki ve finansman sorunu
Bucak’ın konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık ise kentsel dönüşüm oldu. Kentsel dönüşüm çalışmalarının yalnızca büyükşehir ve ilçe belediyelerinin imkânlarıyla yürütülmesinin güçlüklerine değinen Bucak, bu alanda daha kapsamlı iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Kentsel dönüşümün planlama, proje geliştirme ve uygulama aşamalarında ilgili bakanlıkların, üniversitelerin, akademisyenlerin ve meslek kuruluşlarının katkısının önemli olduğunu belirten Bucak, çözüm önerilerinin ortak bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Belediyelerin yetki ve kaynaklarının bazı projelerin uygulanmasını sınırlandırdığını kaydeden Bucak, doğru projeler hazırlamanın tek başına yeterli olmadığını; bu projeleri hayata geçirecek finansmana, yetkiye, kararlılığa ve kurumlar arası desteğe ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Yerel yönetimlerin karşılaştığı finansman sorunlarına da değinen Bucak, özellikle ulaşım altyapısı, kentsel dönüşüm ve büyük ölçekli yatırımların ciddi bütçe gerektirdiğini ifade etti.
Son yıllarda ilçe belediyelerinin mali durumlarının da zorlaştığını belirten Bucak, bazı belediyelerin çalışanlarının maaşlarını ödemekte dahi güçlük çektiği bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Bucak, bütçe imkânlarının sınırlı olmasının hizmetlerin ve yatırımların uygulanmasını zorlaştırdığını belirterek, merkezi yönetimle finansman ve yetki konularında daha etkili bir koordinasyon kurulması gerektiğini dile getirdi.
İklim krizine karşı dirençli kentler vurgusu
Sürdürülebilir kentleşmenin yalnızca ulaşım ve konut sorunlarından ibaret olmadığını belirten Bucak, iklim değişikliğine karşı dirençli ve dayanıklı kentlerin oluşturulmasının da yerel yönetimlerin öncelikleri arasında bulunması gerektiğini söyledi.
İklim kriziyle mücadele, afetlere karşı dayanıklılık, kent yönetimi ve kırsal alanların ihtiyaçlarının birbirini tamamlayan başlıklar olduğunu ifade eden Bucak, büyükşehir ve ilçe belediyelerinin bu alanlarda ortak politikalar geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bucak, kentlerin geleceğine yönelik planlamalarda uygulanabilir bir yol haritasının hazırlanması ve kaynakların öncelikli ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sivil topluma çağrı: “Kentimizin geleceğini yalnızca belediyelere bırakmayalım”
Konuşmasının önemli bir bölümünü sivil toplumun rolüne ayıran Serra Bucak, meslek odaları, üniversiteler, akademiler, sivil toplum kuruluşları, kadınlar, gençler ve kentte yaşayan bütün yurttaşların karar alma süreçlerine aktif katılım göstermesi gerektiğini belirtti.
Sivil toplumun yalnızca görüş bildiren bir konumda kalmaması gerektiğini ifade eden Bucak, geliştirilen önerilerin savunulması ve uygulamaya geçirilmesi sürecinde de ortak sorumluluk üstlenilmesinin önemine işaret etti.
Katılımcılığın yalnızca toplantılarda fikir almakla sınırlı olmadığını vurgulayan Bucak, kent sorunlarının çözümü için kurumların ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Özellikle uzun süredir çözülemeyen ve merkezi yönetim düzeyinde karar bekleyen konularda meslek kuruluşlarının, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin somut öneriler geliştirmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Bucak, eleştirilerin daha iyi hizmet üretmenin bir parçası olduğunu belirterek, kent için sunulan önerilerin önceliklendirilmesi ve uygulanabilir bir yol haritasına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Serra Bucak, katılımcı yerel yönetim anlayışının yalnızca vatandaşların ve sivil toplum temsilcilerinin görüşlerini dinlemekten ibaret olmadığını belirtti. Önerilerin hayata geçirilmesi, uygulama aşamasında ortaya çıkabilecek engellerin birlikte aşılması ve sürecin sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.
Diyarbakır’ın tarihi, kültürü, dayanışma geleneği ve toplumsal birikimiyle kent sorunlarının çözümü için çalışmayı sürdüreceğini belirten Bucak, sivil toplum temsilcilerinin önceki toplantılarda sunduğu önerilerin önemli bir bölümünün belediyenin çalışmalarıyla örtüştüğünü, diğer önerilerin ise yeni politika ve uygulamalar açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.





