DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Barosu’nun da aralarında bulunduğu 15 bölge barosu, Halk TV’ye kayyım atanması, kanalın merkez binasına polis ekiplerince girilmesi ve yayınların durdurulmasına ortak açıklamayla tepki gösterdi. Barolar, müdahalenin basın ve ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını ihlal ettiğini belirterek kayyım uygulamalarının reddedildiğini duyurdu.
Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, Halk TV’ye yönelik müdahaleler üzerine ortak basın açıklaması yayımladı. “Kayyım Uygulamalarını Şiddetle Reddediyoruz!” başlığıyla yapılan açıklamada, basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.
15 bölge barosundan ortak açıklama
Baroların açıklamasında, Halk TV’nin merkez binasına polis ekiplerince girilmesi, kanala kayyım atanması ve yayınların durdurulması eleştirildi. Söz konusu müdahalelerin yalnızca basın özgürlüğünü değil, halkın haber alma hakkını da doğrudan etkilediği ifade edildi.
Basın ve ifade özgürlüğünün Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi kapsamında güvence altına alındığı hatırlatılan açıklamada, bu haklara yönelik müdahalelerin kanunilik, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiği belirtildi.
“Eleştirel seslerin susturulması kaygı verici”
Ortak açıklamada, son dönemde basın kuruluşlarına, gazetecilere ve muhalif kesimlere yönelik operasyonların artmasının kaygıları derinleştirdiği kaydedildi.
Hukuki süreçlerin muhalefeti şekillendirmek ve eleştirel sesleri susturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki endişelere dikkat çekilen açıklamada, bu tür müdahalelerin toplumun farklı görüşlere erişimini ve haber alma hakkını tehdit ettiği ifade edildi.
Yargısal süreçlerin siyasal alanı şekillendirmek amacıyla kullanıldığı yönündeki algının, hukuka ve adalete duyulan toplumsal güveni zedelediği değerlendirmesine de yer verildi.
Barolardan demokratik toplum çağrısı
Toplumsal barışın ve demokratikleşmenin tartışıldığı bir dönemde, muhalif seslerin baskı altına alınmasının ve temel hakların sınırlandırılmasının demokratik toplum hedefiyle bağdaşmadığı belirtildi. Açıklamada, farklı düşüncelerin susturulmadığı, özgürce ifade edilebildiği bir ortamın önemine vurgu yapıldı.
15 bölge barosu, açıklamanın sonunda basın özgürlüğüne yönelik kayyım uygulamalarını ve müdahaleleri reddederek yargısal süreçlerin siyasal amaçlarla kullanılmaması çağrısında bulundu.
Barolar, halkın haber alma hakkının güvence altına alınmasını talep ederek hukukun üstünlüğünü, çoğulcu demokrasiyi ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.




