DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da futbolun geçmişini, bugününü ve geleceğini konuşmak üzere bu kez siyaset ve ekonominin dışında, kentin spor hayatına odaklandık. Futbolculuktan kulüp başkanlığına uzanan yaşamında 28 yıldır gençlerin yetişmesi için mücadele eden Bedirhan Akyol, Diyarbakır futboluna yaptığı katkıları, amatör kulüplerin yaşadığı sorunları ve kentin altyapı eksikliğini anlattı.
Genç yaşta hem futbol oynayan hem de kulüp başkanlığı yapan Akyol, yıllar boyunca farklı amatör kulüplerde görev aldığını ve maddi imkânlarını genç sporcular için kullandığını belirtti. Diyarbakır’da spor tesislerinin yetersizliğine tepki gösteren Akyol, özellikle Amedspor’un Süper Lig başarısının ardından altyapıya daha fazla yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
Akyol, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması, yetenekli sporcuların yetiştirilmesi ve Diyarbakır futbolunun kalıcı başarılar elde etmesi için kamu kurumlarına, milletvekillerine ve belediyelere sorumluluk çağrısı yaptı.

Futbola 10 yaşında başladı, 19 yaşında kulüp başkanı oldu
Sayın Akyol, öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Futbolla tanışmanız nasıl oldu? Bu serüven nerede başladı?
“Ben teşekkür ederim, sağ olun. Futbola çocuk yaşlarda başladık. Yaklaşık 10-12 yaşlarında Diyarbakır’da futbol oynuyorduk. Eski Diyarbakırspor sahasında başladık. Daha sonra Ali Emiri’de okullar arası müsabakalarda oynadık ve futbol hayatımız amatör kulüplerde devam etti. Karacadağspor, Ziraatspor, Tarımspor ve 500 Evlerspor gibi kulüplerde yer aldık. 500 Evlerspor’un kurulmasında da emeğimiz oldu. Rahmetli Gaffar Okkan’ın da bu süreçte katkısı vardı. Gençlerin talebi üzerine bize ulaştı, biz de yardımcı olduk ve kulübün kurulmasına destek verdik”
Henüz 19 yaşındayken kulüp başkanlığı yaptınız. Hem futbolcu hem kaptan hem de başkan olmak nasıl bir sorumluluktu?
“19 yaşında Tarımspor Kulübü Başkanı oldum. Aynı zamanda futbol oynuyor ve takım kaptanlığı yapıyordum. Yani hem sahadaydık hem de kulübün yönetimiyle ilgileniyorduk. Gerektiğinde hocalık da yaptık. Tarımspor’un o dönem 90 bin lira borcu vardı. Kulübü devraldım ve borcunu kapattım. Hayatımızın önemli bir bölümünü gençlere ve futbola ayırdık. Diyarbakır’daki birçok amatör kulübe hizmetimiz oldu. Bizim için futbol yalnızca sahaya çıkıp maç oynamak değildi; gençlere sahip çıkmak ve onların geleceğine katkı sunmaktı.”
Diyarbakır futbolunun geçmişinden bugüne
Yıllar boyunca farklı kulüplerde görev aldınız. Diyarbakır futbolunun gelişiminde nasıl bir rol üstlendiniz?
“Biz futbolun içerisinde yetiştik. Hem futbolcu olduk hem başkanlık yaptık hem de gençlerin yetişmesi için çalıştık. Diyarbakırspor’un kuruluş ve gelişim süreçlerinde de yer aldık. Kulüplerin isimleri ve yapıları zaman içerisinde değişti. Amacımız her zaman Diyarbakır’da futbolun gelişmesine katkı sunmaktı. Çınarından köklerine kadar bu kentin futboluyla iç içe yaşadık. Bir kulübün ayakta kalması, gençlerin yetişmesi ve amatör sporun devam etmesi için yıllarca emek verdik. Bizim için önemli olan, Diyarbakır’dan yeni sporcuların çıkması ve gençlerin futbola kazandırılmasıdır.”
Bugün de kulüplerle ve genç sporcularla ilişkiniz devam ediyor mu?
“Evet, devam ediyor. Diyarbakırspor 1968 ve Diyarşehir gibi takımlarımız var. Diyarşehir’in altyapısının güçlü olduğunu düşünüyorum. Mahsum Korkmaz Hoca ve ekibinin çalışmalarını önemsiyorum. İşini bilen, dürüst ve gençlere emek veren insanların bu kentte futbolun geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Diyarbakır’da yetenekli gençler var. Bu çocukların doğru eğitim alması, iyi hocalarla çalışması ve yeterli tesislerde yetişmesi gerekiyor. İmkân sağlandığında bu kentten çok değerli futbolcular çıkacağına inanıyorum.”

“Diyarbakır’da spor tesisi yok denecek kadar az”
Diyarbakır gibi milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte spor altyapısının durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Diyarbakır’ın en büyük sorunlarından biri spor tesislerinin yetersiz olmasıdır. Kentin nüfusu çok büyük ama spor yapabileceğimiz alanlar sınırlı. Bizim futbol oynadığımız dönemden bu yana tesis konusunda yeterli bir gelişme göremiyoruz. Seyrantepe ve Beyaz Tebeşir gibi tesisler var ancak ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. Bu kadar gencin yaşadığı bir şehirde çok daha fazla futbol sahası, antrenman alanı ve spor tesisi olması gerekiyor.”
“Gençlere sahip çıkmak hepimizin görevidir”
Peki, bu eksikliğin temel sorumluluğunu kimde görüyorsunuz?
“Hem iktidar milletvekillerinin hem Büyükşehir Belediyesinin hem de ilçe belediyelerinin bu konuda sorumluluk alması gerekiyor. Diyarbakır’da spor tesisleri yapılabilecek geniş ve uygun araziler bulunuyor. Buna rağmen gençlerin ihtiyacını karşılayacak yatırımların yetersiz kaldığını düşünüyorum. Bazen milletvekillerini maçlarda protokol tribününde görüyoruz. Ancak önemli olan yalnızca maç izlemek değil, spora ve gençlere kalıcı katkı sunmaktır. Bu kentin gençleri için tesisler yapılmalı, amatör kulüpler desteklenmeli ve sporun gelişmesi için somut adımlar atılmalıdır. Gençler bizim geleceğimizdir. Onlara sahip çıkmak hepimizin görevidir”
“Servetimin üçte ikisini gençlere verdim”
Yıllardır gençlere ve amatör kulüplere destek veriyorsunuz. Bu kadar emeği ve maddi desteği neden üstleniyorsunuz?
“Çünkü gençleri seviyoruz, sporu seviyoruz. Çocuklarımızın ve yeğenlerimizin olduğu gibi bu kentte yaşayan bütün çocukların da geleceğini düşünüyoruz. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını, sporla ve eğitimle yetişmesini istiyoruz. Ben servetimin üçte ikisini gençlere, Diyarbakır’a ve Diyarbakırlı çocuklara harcadım. Kulüplere maddi destek veriyoruz, malzeme desteği sağlıyoruz, takımların geliş gidişlerine yardımcı oluyoruz. Okuyan çocuklara da destek olmaya çalışıyoruz.”
Bu kadar maddi ve manevi fedakârlığın ardından hiç pişmanlık duydunuz mu?
“Hayır, pişman değilim. Sonuçta hepimiz bu dünyadan göçüp gideceğiz. Mal mülk burada kalacak. Benim için en büyük mutluluk, yıllar önce birlikte futbol oynadığımız gençlerin bugün büyüyüp karşımıza çıkmasıdır. Bazen 32-35 yaşlarına gelmiş insanlar yanıma geliyor, “Başkanım” ya da “Hocam” diye hitap ediyor. Yıllar önce onlarla futbol oynamışız, başkanlıklarını yapmışız. Bir gün bir genç geldi, bana sarıldı ve birlikte futbol oynadığımızı söyledi. İşte bu, dünya malıyla ölçülemeyecek bir mutluluktur. İnsanların hayatına dokunabilmek, gençlerin yetişmesine katkı sunmak benim için çok değerlidir.”
Amedspor’un Süper Lig başarısı ve altyapı çağrısı
Diyarbakır futbolu açısından Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi büyük bir başarı oldu. Ancak altyapı konusu hâlâ tartışılıyor. Sizce Amedspor’un önceliği ne olmalı?
“Amedspor çok önemli bir başarı elde etti. Ancak altyapı konusunu da düşünmemiz gerekiyor. Sürekli dışarıdan futbolcu almakla bu iş sürdürülebilir olmaz. Diyarbakırlı çocukların yetişmesi, Amedspor’da forma giymesi ve kulübün kendi altyapısından sporcular çıkarması çok önemlidir. Diyarbakır’da futbolcu yetişirse hem Amedspor kazanır hem de şehir kazanır. Kulübün sporcular için harcadığı para kentte kalır, yerel ekonomi de bundan fayda görür. Bu nedenle altyapıya yatırım yapılmalı ve gençlere fırsat verilmelidir.”
Son olarak futbolcu olmak isteyen gençlere ve kentin yöneticilerine ne söylemek istersiniz?**
“Gençlerin futbolcu olabilmesi için öncelikle imkânlarının olması gerekiyor. Tesis olmazsa, antrenman yapacak alan bulamazlarsa yeteneklerini geliştiremezler. Bugün amatör liglerde ve genç takımlarda oynayan çocuklar saha bulmakta zorlanıyor. Saatlerce bekleyip bir saat antrenman yapabilmek için fırsat kolluyorlar. Sporcu ahlaklı olmalı. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren doğru eğitilmeli. Ancak tesisler ve imkânlar yetersiz olduğunda bu eğitimi yeterince veremiyoruz. Ben buradan milletvekillerine, Büyükşehir Belediyesine ve ilçe belediyelerine çağrıda bulunuyorum: Diyarbakır’ın gençlerine sahip çıkın. Spor tesisleri yapın, amatör kulüpleri destekleyin ve çocukların önünü açın. Biz yıllardır elimizden geleni yapıyoruz ama bu mesele yalnızca bireysel desteklerle çözülemez. Kurumların da sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Diyarbakır’da futbola ilgi çok büyük. Yeterli tesis ve destek sağlanırsa bu kentten çok başarılı sporcular yetişeceğine inanıyorum.”
Bedirhan Akyol’un 28 yıllık futbol serüveni, Diyarbakır’da amatör sporun hangi fedakârlıklarla ayakta tutulduğunu ortaya koyuyor. Genç yaşta futbolculukla kulüp başkanlığını bir arada yürüten Akyol, yıllar boyunca genç sporcuların yetişmesi için maddi ve manevi destek sunduğunu belirtiyor. Akyol’un açıklamalarında öne çıkan en önemli başlık ise altyapı ve tesis eksikliği. Amedspor’un Süper Lig başarısının kalıcı bir futbol kültürüne dönüşmesi için yerel yeteneklerin yetiştirilmesi, amatör kulüplerin desteklenmesi ve spor yatırımlarının artırılması gerektiği vurgulanıyor. Diyarbakır’da futbolun geleceği açısından asıl soru şu: Kentin genç nüfusu ve futbola duyulan büyük ilgi, yeterli tesis ve altyapı yatırımlarıyla buluşturulabilecek mi?





