DİYARBAKIR HABER-Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesine bağlı Peyas Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 71 dönümlük arazi, 45 yıllık emek ve mülkiyet tartışmasının merkezine oturdu. Arazinin yaklaşık 45 yıldır tarımsal amaçlarla kullanıldığını belirten Akgül ailesi, yıllar boyunca taşlık ve verimsiz durumdaki araziyi kendi imkânlarıyla işleyerek tarıma elverişli hale getirdiklerini ifade etti.

Aile, arazi üzerinde yıllar içerisinde bağ ve bahçeler oluşturduklarını, ekim yaptıklarını ve ecrimisil ödemelerinde bulunduklarını belirterek, taşınmazı satın almak için ilgili kurumlara başvurduklarını ancak taleplerinin “kamuya tahsisli” olduğu gerekçesiyle reddedildiğini aktardı.

Ailenin avukatı Elif Varca, yaptığı açıklamada müvekkillerinin yaklaşık 45 yıldır araziyi fiilen kullandığını, taşınmazı tarıma kazandırmak için ciddi emek ve masraf yaptığını belirtti.

Varca, yaşanan sürecin en önemli çelişkisinin ise arazinin önce “kamuya tahsisli ve satışa uygun değil” denilerek aileye satılmaması, ardından ise ihale yoluyla satışa çıkarılması olduğunu savundu.

“45 yıllık emeğin ve fiili kullanımın görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz” diyen Varca, devam eden hukuki sürece rağmen satış ve devir işlemlerinin ilerlemesinin müvekkilleri açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Akgül ailesi tarafından açılan Tapu İptal ve Tescil Davası’nın halen devam ettiğini belirten Varca, yargılama sonuçlanmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesinin ciddi bir mağduriyet riski oluşturduğunu dile getirdi.

“Kamuya tahsisli denildi, sonra ne değişti?”

Ailenin temel itirazı ise taşınmazın hukuki statüsündeki değişiklik iddiasında yoğunlaşıyor.

Avukat Varca, yetkililere şu soruların yanıtlanması çağrısında bulundu:

“Müvekkillerimizin satın alma talebi hangi hukuki gerekçeyle reddedildi? Kamuya tahsisli olduğu belirtilen taşınmaz üzerindeki tahsis kaldırıldı mı? Kaldırıldıysa ne zaman ve hangi makam tarafından kaldırıldı? Taşınmaz hangi gerekçeyle ihaleye çıkarıldı? Yaklaşık 45 yıldır araziyi kullandığını belirten kişilere neden bilgi verilmedi?”

Aile, bu sorulara açık ve şeffaf yanıt verilmesini isterken, sürecin tüm yönleriyle incelenmesi çağrısında bulundu.

Akgül Ailesi2

Muhtar: “45 yıldır bu arazinin aile tarafından kullanıldığına şahidim”

Peyas Mahallesi Muhtarı Mehmet Çoban da araziyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Yaklaşık iki dönemdir muhtarlık yaptığını belirten Çoban, arazinin yaklaşık 45 yıldır Mehmet Akgül ve ailesi tarafından kullanıldığına şahit olduğunu söyledi.

Çoban, geçmiş yıllarda arazide mercimek ve buğday ekildiğini belirterek, ailenin yıllar içerisinde araziye ciddi emek verdiğini ifade etti.

“Ben şahitlik yapıyorum, bu arazi Mehmet Akgül’de” diyen Çoban, yetkililere çağrıda bulunarak sorunun taraflarla birlikte değerlendirilmesini istedi.

Muhtar Çoban, devletin bir proje yürütmesi halinde bunun bölgedeki vatandaşlarla görüşülerek yapılması gerektiğini belirterek, “Emeğimize kulak versinler” çağrısında bulundu.

Çoban ayrıca Cumhurbaşkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Diyarbakır Valiliğine çağrı yaparak, yaşanan mağduriyet iddiasının araştırılmasını istedi.

“Taşlık araziyi tarıma kazandırdık”

Aile adına konuşan Ömer Akgül ise arazinin geçmişte taşlık ve ekime elverişsiz olduğunu, büyük iş makineleri ve ciddi masraflarla arazinin tarıma uygun hale getirildiğini söyledi.

Akgül, “45 yıldır ekip işleriz. Taşlık iken büyük iş makineleriyle, büyük masraflar yaparak ekilir hale getirdik. Tarla değilken bağ yaptık, bahçe yaptık” ifadelerini kullandı.

Yıllardır araziden geçimlerini sağladıklarını belirten Akgül, ecrimisil ödemeleri yaptıklarını ve satın alma talebinde bulunduklarını söyledi.

Ancak kendilerine gelen yanıtta taşınmazın kamuya, başka bir ifadeyle adliye sarayına tahsisli olduğu ve bu nedenle satışının uygun olmadığı yönünde bilgi verildiğini aktardı.

Akgül, ardından tahsisin kaldırıldığını ve kısa süre içerisinde arazinin ihaleye çıkarıldığını öne sürerek, “Bundan sonra ne oldu da tahsis kaldırıldı?” diye sordu.

“Yangından mal kaçırır gibi ihale yapıldı” iddiası

İhale sürecine ilişkin sert ifadeler kullanan Akgül, araziyi yıllardır kullanan kişilere haber verilmeden satış sürecinin yürütüldüğünü ileri sürdü.

Akgül, “Apar topar bir hafta içinde ihaleye çıkarıldı. Sahibine, işleten şahsa, zilyet hakkına sahip olduğunu söyleyen vatandaşa haber verilmeden yangından mal kaçırır gibi ihale yapıldı” iddiasında bulundu.

Akgül, ihaleye bir firmanın katıldığını ve arazinin kat karşılığı değerlendirilmesinin gündeme geldiğini belirterek, bunun kendileri açısından kabul edilemez bir mağduriyet oluşturduğunu söyledi.

Aile: “Biz ayrıcalık değil, hukuk istiyoruz”

Akgül ailesi ve avukatları, taleplerinin herhangi bir ayrıcalık olmadığını vurguluyor.

Aile, yaklaşık 45 yıllık kullanımın, yapılan masrafların, tarımsal faaliyetlerin ve zilyetlik iddialarının yargı sürecinde dikkate alınmasını istiyor.

Diyarbakır ’da merakla beklenen iki proje tamamlanıyor: Detaylar belli oldu
Diyarbakır ’da merakla beklenen iki proje tamamlanıyor: Detaylar belli oldu
İçeriği Görüntüle

Avukat Elif Varca ise “Biz ayrıcalık değil, hukuk istiyoruz” diyerek, taşınmazın kamu adına tescilinden ihale aşamasına kadar geçen tüm idari sürecin incelenmesi çağrısında bulundu.

Aile tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası devam ederken gözler şimdi ilgili kamu kurumlarından gelecek açıklamalara çevrildi.

Yaklaşık 45 yıllık emeğin üzerinde yükselen 71 dönümlük araziyle ilgili en kritik soru ise yanıt bekliyor:

“Kamuya tahsisli olduğu gerekçesiyle satılmadığı belirtilen taşınmazın tahsisi ne zaman ve hangi gerekçeyle kaldırıldı ve arazi neden kısa süre içerisinde ihaleye çıkarıldı?”

Ailenin hukuki mücadelesi sürerken, tarafların iddiaları ve taşınmazın hukuki statüsüne ilişkin nihai değerlendirme ise devam eden yargı sürecinin sonucuyla netleşecek.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM