DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da yaşayan ve ismini vermek istemeyen bir vatandaşın kimlik mücadelesi adeta yaşam öyküsüne dönüştü. İddiaya göre henüz 10 yaşındayken annesini kaybeden ve babası tarafından nüfusa kaydettirilmeyen şahıs, o günden bu yana resmi kimliği olmadan hayatını sürdürmeye çalışıyor.
Yaklaşık 45 yıldır kimlik alabilmek için sayısız kuruma başvurduğunu belirten vatandaş, son olarak mahkemeye gitti ancak beklediği sonucu alamadı.
“Haymatlos Kimlik Verdiler”
Çocuk yaşta yalnız kaldığını anlatan şahıs, yıllar önce kendisine geçici bir yabancı kimlik verildiğini söyledi. O günleri şöyle anlattı: “Annem öldükten sonra babam evlendi, bana bakmadı. 10 yaşındaydım. Hep kimliksiz yaşadım. Karakolda Mehmet Başkomiser vardı, bana yabancı kimlik çıkardı. ‘Haymatlos’ dediler, yani vatansız. Her sene değiştiriyordum.”
Bu kimlikle Türkiye’nin birçok ilinde çalıştığını belirten şahıs; Malatya, Ankara, Alanya, Hatay ve Antalya’da yıllarca inşaatlarda çalıştığını ifade etti.
Kimliksiz Evlendi, 8 Çocuk Büyüttü
En büyük önceliğinin çocukları olduğunu vurgulayan vatandaş, tüm zorluklara rağmen ailesini ayakta tuttuğunu söyledi. Şahıs, “Kimlik olmadan evlendim. 8 tane çocuğumu büyüttüm, okuttum. Öğretmen olan var, muhasebeci olan var. İnşaatlarda süründüm ama çocuklarım kimseye muhtaç olmasın istedim” dedi.
Çocuklarının kimliklerinin anneleri üzerinden çıkarıldığını belirten şahıs, kendisi için ise sürecin yıllardır çözülemediğini dile getirdi.
“Sadece 10 Santimlik Kart İstiyorum”
Yaşadığı en büyük sorunun resmi kimliğinin olmaması olduğunu söyleyen vatandaş, çaresizliğini şu sözlerle anlattı: “Allah rızası için beni askere gönderin, bana 10 santimlik bir kart lazım. Başka bir şey istemiyorum. Kapılar kapanıyor. Mahkemeye gidiyorum nüfusa gönderiyorlar, nüfusa gidiyorum mahkemeye gönderiyorlar. Çok zor, çok zor.”
Mahkemeden Usulden Ret
Şahıs, soybağı kurulması ve nüfusa tescil talebiyle dava açtı. Dosyaya bakan Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, nüfus kayıt işlemlerinin idari nitelikte olduğuna hükmetti.
Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülen “Nüfus (Diğer Kayıtların Düzeltilmesi İstemli)” davada davacı, Şeyhmus Ataş ve Mevlüde’nin çocuğu olduğunu, ancak babasının kendisini nüfusa kaydettirmediğini ileri sürdü. Davacı, kardeşi Şefika Durgun aracılığıyla soybağının tespit edilmesini ve babası Şeyhmus Ataş’ın nüfusuna kaydedilmesini talep etti.
Mahkeme: İşlem İdari Nitelikte
Mahkeme, doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesinin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca idarenin görevi olduğunu vurguladı. Kararda, nüfusa kayıtlı olmayan kişilerin tesciline ilişkin işlemlerin idari işlem niteliği taşıdığı ve bu nedenle adli yargının görevli olmadığı ifade edildi. Bu kapsamda mahkeme, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği kanaatine vararak, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verdi.
Yeni Umut: Nüfus Müdürlüğü
Mahkeme kararının ardından şahıs şimdi gözünü İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’ne çevirdi. Tek isteğinin resmi kimliğine kavuşmak olduğunu yineleyen vatandaş, sürecin bir an önce çözülmesini bekliyor.





