Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen anlaşmalı boşanma müessesesi, eşlerin karşılıklı özgür iradelerine dayalı olarak evlilik birliğini sona erdiren ve yargılama sürecini oldukça hızlandıran bir hukuki yoldur. Çekişmeli boşanma davalarına kıyasla daha kısa sürede neticelenmesi nedeniyle sıklıkla tercih edilen bu yöntem, usul hukuku kurallarının son derece katı uygulandığı bir alandır. Davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar geçen aşamalarda yapılan usul hataları, davanın uzamasına, reddedilmesine veya tarafların telafisi güç hak kayıplarına uğramasına neden olabilmektedir.
Hukuki Bilgilendirme: Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla Diyarbakır boşanma avukatı Av. Berçem Yener tarafından hazırlanmıştır. Makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut hukuki olaylara doğrudan uygulanmamalıdır. Her hukuki durum kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir.
1. Yetkili Mahkeme, Görev ve Dilekçe Aşaması
Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri bu sıfatla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Tarafların ikametgâhı doğrultusunda Diyarbakır avukat ve hukuki süreç takibinde davanın açılacağı yetkili merci Diyarbakır Aile Mahkemeleridir. Dava dilekçesinin hazırlanması, harç ve gider avansının yatırılması ve ekindeki anlaşmalı boşanma protokolünün mahkeme veznesine sunulması ile yargılama süreci resmi olarak başlar.
2. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Olması Gereken Temel Esaslar
Anlaşmalı boşanma davasının omurgasını taraflarca imzalanan ve mahkemeye sunulan Anlaşmalı Boşanma Protokolü oluşturur. Mahkemenin protokolü onaylaması ve sürecin ilk celsede sonuçlanması için metinde hiçbir muğlak ifadenin yer almaması ve şu hususların açıkça düzenlenmesi gerekir:
- Mali ve Maddi Haklar: Maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı, varsa miktarları ve ödeme takvimi tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır.
- Nafaka Düzenlemeleri: Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası tutarları ile bu tutarların gelecek yıllardaki artış oranları (ÜFE/TÜFE oranları) net olarak belirtilmelidir.
- Müşterek Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki: Velayetin kime verileceği ve velayeti almayan ebeveynle çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkinin gün, saat ve bayram dönemleri detaylandırılmalıdır.
- Ev Eşyaları ve Mal Rejimi: Tarafların ev eşyaları ve ziynet eşyaları konusundaki uzlaşıları protokole yansıtılmalıdır.
3. Duruşma Celsesi ve İradenin Bizzat Beyanı
Anlaşmalı boşanma davalarında yapılan en büyük yanılgılardan biri, tarafların duruşmaya gitmesine gerek olmadığı düşüncesidir. TMK m. 166/3 gereğince hâkim, tarafları duruşmada bizzat dinlemek ve boşanma ile protokol maddelerindeki iradelerini özgürce açıkladıklarına kanaat getirmek zorundadır.
Taraflardan birinin dahi duruşmaya katılmaması halinde dava anlaşmalı olarak sonuçlandırılamaz; bu durumda dosya çekişmeli boşanma prosedürüne dönüştürülür. Mahkeme hakimince tarafa çekişmeli dava dilekçesini sunması için gün verilerek duruşma ertelenecektir.
4. Gerekçeli Karar, İstinaf Feragati ve Kesinleşme
Duruşmada hâkimin boşanma kararı vermesiyle süreç hukuken tamamlanmış sayılmaz. Mahkeme tarafından gerekçeli kararın yazılması, bu kararın taraflara tebliğ edilmesi ve 2 haftalık kanun yolu (istinaf) süresinin dolması gerekir. Süreci hızlandırmak isteyen taraflar, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra mahkemeye istinaf haklarından feragat ettiklerine dair dilekçe vererek kararı kesinleştirebilirler. Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne tescil işlemi yapılır.




