DİYARBAKIR HABER - 25-27 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen kongrede uzmanlar, "Dil, Kimlik ve Ruh Sağlığı" ana başlığı altında bir araya geldi.
Bu buluşma, Türkiye’de sunumların ve bildirilerin neredeyse tamamının Kürtçe yapıldığı ilk kapsamlı psikoloji kongresi olma özelliğini taşıyor.
Rûdaw ‘ın haberine göre; Kürt psikologları buluşturan kongrenin açılışında, asimilasyon politikalarının toplum ve birey psikolojisi üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.
Kendisi de psikolog olan ve kongrenin düzenleyicileri arasında yer alan DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş, etkinliğin anlamına ilişkin şunları söyledi:
"Bu kongrenin, Kürdistan’ın psikolojisinin ve ruh halinin daha derinlikli anlaşılmasına vesile olacağına inanıyorum. Kürdistan’da barış ve toplumsal ruh sağlığı için nelerin gerekli olduğu sorularına burada bilimsel yanıtlar aranacak."
"İlk kez kendi dilimizle bir kongre yapıyoruz"
DER-MEZ Eş Başkanı Gülistan Barik Keleş ise dernek olarak ana dili merkeze aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Derneğimizin varlık temeli ana dile dayanıyor. Elbette tüm dillere açığız, her dil değerlidir ancak Kürt psikologlar olarak bu meseleye ayrı bir önem veriyoruz. Bu nedenle ilk defa kendi dilimizde böylesine geniş katılımlı bir bilimsel kongre gerçekleştirdik."
Sunulan bildirilerin yüzde 90'ının Kürtçe olduğu kongrede, ana dilden kopuşun yarattığı travmalar uzmanlarca değerlendirildi.
"Kişinin kendini tanıması ve ruh sağlığını koruyabilmesinde dil ve kimlik temel bir unsurdur"
Psikolog Jiyan Ay Subaşı ana dilin birey üzerindeki etkisinin belirleyici olduğunu söylerken, Psikolog Laleş Ongun ise ruh sağlığının duyguları ifade edebilme yetisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Ongun, "Kişinin kendini tanıması ve ruh sağlığını koruyabilmesinde dil ve kimlik temel bir unsurdur" dedi.
Psikolog Erkan Yıldırım da dilin gelişimsel rolüne dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Çocuklar dünyayı ilk olarak annelerinin sesiyle dinler ve algılarlar. İyiliği, kötülüğü, insanlığı ilk olarak annelerinin diliyle öğrenirler. Kişi, kendisini ve çevresini bu dille anlamlandırır. Bu yüzden ana dili hayati bir öneme sahiptir."
Üç gün sürecek olan Mezopotamya Psikoloji Kongresi’nde sunulan tüm akademik bildiriler, kongre sonrasında derlenerek kitap haline getirilecek.





