DİYARBAKIR HABER – Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Ö.A., hamile eşinin aynı hastanenin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Yerleşkesi’ndeki tedavi sürecinde ihmal ve kusur bulunduğu iddiasıyla CİMER’e başvurdu. Ö.A., yüksek riskli gebelik takibinde çelişkili değerlendirmeler yapıldığını, “yoğun bakımda yer yok” gerekçesiyle doğumun gerçekleştirilmediğini ve gerekli sevk organizasyonunun yapılmadığını ileri sürdü.
Sıvı gelişiyle hastaneye başvurdu
Diyarbakır Yenigün’de yer alan habere göre; CİMER’e sunulan dilekçede yer alan bilgilere göre, 36 yaşındaki S.A.’nın gebeliği, gebelik kolestazı ve yüksek HBV DNA pozitifliği nedeniyle yüksek riskli gebelik kapsamında takip edildi.
S.A., 17 Eylül 2026’da 35 hafta 2 günlük gebeyken vajinal sıvı gelişi şikayetiyle Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Yerleşkesi Acil Servisi’ne başvurdu. İlk değerlendirmede AmniSure testi yapılması gerektiği belirtilirken, testin hastanede ve nöbetçi eczanelerde bulunmadığı ifade edildi.
Dilekçeye göre, acil serviste görevli asistan doktor Dr. Ö.Ö.’nün yaptığı spekulum muayenesinde gelen sıvının amniyon sıvısı olduğu değerlendirilerek hasta doğumhaneye yönlendirildi. Ancak yaklaşık 1,5 saat sonra doğumhaneden çıkarılan hasta perinatoloji servisine gönderildi. Bebeğin makat geliş olduğu ve gelen sıvının amniyon sıvısı olmadığı değerlendirmesiyle doğum gerçekleştirilmeden taburcu edildiği öne sürüldü.
Eczaneden alınan AmniSure testi negatif çıktı
Sıvı gelişinin devam etmesi üzerine aile, 18 Eylül’de yeniden aynı hastaneye başvurdu. Ailenin kendi imkanlarıyla dışarıdaki bir eczaneden temin ettiği AmniSure testi acil serviste uygulandı ve sonucun negatif çıktığı bildirildi.
Hastaya yatış verilmemesi üzerine aile, daha önce gebelik takibini yapan Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. S.T.C.’ye başvurdu. Dilekçede, yapılan değerlendirmede hastanın kolestaz öyküsü, şikayetleri ve sıvı gelişi dikkate alınarak yatırılması ve bebeğin makat geliş nedeniyle sezaryenle doğum yapılması gerektiğinin belirtildiği aktarıldı.
“Yoğun bakımda yer yok” iddiası
Perinatoloji servisinde görevli Dr. Z.B.S. ve servis sorumlusu Uzm. Dr. E.G.’nin ise sezaryen kararına karşı çıktığı ve hastanenin yenidoğan/çocuk yoğun bakım ünitesinde yer bulunmadığı gerekçesiyle doğumun gerçekleştirilemeyeceğini söylediği iddia edildi.
Dilekçede ayrıca başka hastanelerde de yoğun bakım yatağı bulunmadığının aileye bildirildiği, ancak herhangi bir resmi sevk organizasyonu yapılmadığı ileri sürüldü.
Özel hastanede acil sezaryen yapıldı
Bunun üzerine aile, Diyarbakır’daki özel bir hastaneye başvurdu. Burada Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Y.Ç. tarafından yapılan muayenede vajinal sıvının amniyon sıvısıyla uyumlu olduğunun değerlendirildiği ve S.A.’nın acil sezaryene alındığı belirtildi.
Doğumun ardından bebeğin yenidoğan yoğun bakım ihtiyacının bulunmadığı bildirildi.
Doktor, sürecin bağımsız heyet tarafından incelenmesini istedi
Doç. Dr. Ö.A., CİMER başvurusunda amacının herhangi bir hekimi peşinen suçlamak olmadığını belirterek, 17-18 Eylül tarihlerinde eşinin başvuruları sırasında görev yapan hekimlerin değerlendirme ve kararlarının tıbbi standartlara uygun olup olmadığının bağımsız bir uzman heyeti tarafından incelenmesini talep etti.
Ö.A., başvurusunda yaşandığını ileri sürdüğü çelişkili teşhisler, yoğun bakım gerekçesiyle doğumun gerçekleştirilmemesi ve sevk organizasyonu yapılmaması konularının araştırılmasını istedi.
Ayrıca hastaneye ait kamera kayıtları ile hasta otomasyon sistemindeki saatlik kayıtların, NST ve ultrason verilerinin muhafaza altına alınmasını talep eden Ö.A., olayda ihmali veya kusuru bulunduğu tespit edilen sağlık personeli hakkında idari ve hukuki süreç başlatılmasını istedi.





