DİYARBAKIR HABER- Tüketicilerin alışverişte yaşadığı sorunlar her geçen yıl artarken, hak arama bilinci de aynı oranda yükseliyor. Ayıplı ürünlerden internet alışverişlerine, cep telefonlarından beyaz eşyalara, hizmet sektöründen kargo ve ulaşım hizmetlerine kadar birçok konuda vatandaşlar Tüketici Hakem Heyetlerinin kapısını çalıyor. Diyarbakır'da ise başvuruların sayısı rekor seviyelere ulaşırken, kentte tek hakem heyetinin hizmet vermesi dikkat çekiyor.
Peki, Diyarbakır'da tüketiciler en çok hangi konularda şikâyette bulunuyor? Başvurular neden her yıl artıyor? Hakem heyeti sayısının bire düşmesi vatandaşları nasıl etkiliyor? Tüketiciler haklarını nasıl arayabilir?
Tüm bu soruları, Tüketici Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Niyazi Kavar ile konuştuk. Kavar, tüketici bilincindeki değişimi, en fazla şikâyet edilen sektörleri, hakem heyetlerinin mevcut durumunu ve tüketicilerin hak arama sürecinde dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.
"Tüketici artık eskisi kadar çaresiz değil"
Son yıllarda tüketici bilincinde nasıl bir değişim yaşandı?
“Eskiden tüketici bugünkü kadar bilinçli değildi. Özellikle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girmeden, tüketici hakem heyetleri kurulmadan ve tüketici dernekleri aktif çalışmaya başlamadan önce satıcılar çok daha güçlü konumdaydı. O dönemlerde satıcıların yaklaşımı çoğunlukla "Ben sattım, paramı aldım, işim bitti" şeklindeydi. Ürünün ayıplı, arızalı ya da eksik olması çoğu zaman dikkate alınmıyordu. Bu yalnızca Diyarbakır'ın değil, Türkiye'nin genelindeki tabloydu. Ancak tüketici derneklerinin çalışmaları, hakem heyetlerinin etkin kararları ve kamuoyunda oluşan farkındalık sayesinde tüketici bugün çok daha güçlü bir noktaya geldi.

"Tüketici korunması gereken taraftır"
Tüketiciyi koruyan yasaların önemi nedir?
“Kanunun adı bile "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun." Buradaki "korunması" ifadesi çok önemlidir. Çünkü alışveriş ilişkisinde ekonomik olarak en zayıf taraf tüketicidir. Satıcı ya da üretici ticaret yaparak kazancını büyütür. Tüketici ise çoğu zaman kıt kanaat kazandığı gelirle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu nedenle aldığı ürünün sağlam, kaliteli ve sorunsuz olmasını ister. Ayıplı bir ürünle karşılaşması onu iki kez mağdur ediyor. İşte devlet de bu nedenle tüketiciyi koruma altına alıyor.
"Şikâyetlerin konusu değişiyor ama mağduriyet bitmiyor"
Vatandaşlar en çok hangi konularda şikâyette bulunuyor?
“İlk yıllarda daha çok giyim ve ayakkabı şikâyetleri vardı. Sonrasında beyaz eşya, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi elektronik ürünler öne çıktı. Cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte cep telefonları ve GSM operatörlerine ilişkin şikâyetler arttı. Bir dönem elektrik dağıtım şirketleriyle ilgili kayıp-kaçak bedelleri ve ani voltaj değişimleri nedeniyle bozulan elektrikli ev aletleri gündemdeydi. Bugün ise bunların tamamı hâlâ devam ediyor. Buna ek olarak; Hizmet sektörü, Taşımacılık, Güzellik merkezleri, İnternet alışverişleri, Kargo hizmetleri gibi birçok farklı alanda da başvurular geliyor”
"Bilinç arttıkça başvurular da artıyor"
Şikâyet sayılarında artış mı var?
“Kesinlikle artış var. Bu artışın nedeni tüketicilerin daha fazla mağdur olması değil. Asıl neden insanların artık haklarını biliyor olmasıdır. Eskiden vatandaş hakkını aramıyordu. Şimdi herhangi bir sorun yaşandığında insanlar birbirlerine "Hakem Heyeti'ne git." tavsiyesinde bulunuyor. Bu da başvuruların her yıl artmasına neden oluyor.”
"Diyarbakır'da artık tek hakem heyeti kaldı"
Diyarbakır'da Tüketici Hakem Heyetlerinin sayısı neden azaltıldı?
“Eskiden Diyarbakır'ın 17 ilçesinde hakem heyeti vardı. Daha sonra nüfusu düşük ilçelerde başvuruların az olduğu gerekçesiyle sayı önce dörde indirildi. Bugün ise o dört hakem heyetinden üçü de kapatıldı. Şu anda Diyarbakır'da yalnızca Ticaret İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren tek bir İl Tüketici Hakem Heyeti bulunuyor. Bu da ciddi bir yoğunluk oluşturuyor.”

"İlk altı ayda yaklaşık 11 bin başvuru yapıldı"
Başvuru sayıları ne durumda?
“2026 yılının ilk altı ayında yaklaşık 11 bin başvuru yapıldı. Bu aylık ortalama bin 500'ün üzerinde dosya anlamına geliyor. Eskiden dört hakem heyeti toplam 800-900 dosyaya bakıyordu. Şimdi ise tek hakem heyeti ayda bin 500'ün üzerinde başvuruyla ilgileniyor. Bu doğal olarak iş yükünü çok artırıyor.”
"Karar süreleri uzuyor"
Yoğunluk karar sürelerini etkiliyor mu?
“Elbette etkiliyor. Hakem heyeti önce karşı taraftan savunma istiyor. Gerekirse bilirkişi incelemesi yapılıyor. Bütün bunlar zaten belli bir zaman alıyor. Ancak tek hakem heyetiyle çalışılması nedeniyle dosyaların sonuçlanması daha da uzuyor. Eskiden altı aya yaklaşan süreçler yaşanıyordu. Yeterli sayıda hakem heyeti kurulursa kararların üç ay gibi daha kısa sürede verilmesi mümkün olabilir.”
"Diyarbakır'a en az üç hakem heyeti gerekiyor"
Çözüm öneriniz nedir?
“Biz dernek olarak Diyarbakır'da en az üç hakem heyeti kurulmasını istiyoruz. Bunların tamamı Ticaret İl Müdürlüğü bünyesinde olabilir. Ayrıca heyetlerin ihtisaslaşmasını öneriyoruz. Örneğin; biri elektronik ürünlere, biri giyim ve ayakkabıya, biri ise hizmet sektörüne bakabilir. Bu hem uzmanlaşmayı sağlar hem de kararların daha hızlı verilmesine katkı sunar.”

"Vatandaş hak aramaktan çekinmesin"
Son olarak tüketicilere mesajınız nedir?
“Hiç kimse hakkını aramaktan çekinmesin. Tüketici Hakem Heyetleri vatandaşın hakkını korumak için var. Haklarını bilen ve kullanan tüketiciler çoğaldıkça hem satıcılar daha dikkatli davranacak hem de piyasada daha adil bir alışveriş ortamı oluşacaktır. Temennimiz, tüketicilerin daha bilinçli olması, daha az mağduriyet yaşaması ve haklarına daha hızlı ulaşabilmesidir.”




