DİYARBAKIR HABER- Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB) Kadın Politikalar Müdürlüğü tarafından Diyarbakır’ın Sur, Bağlar ve Kayapınar ilçelerinde yürütülen “Yoksulluğun Kadın Hali: Diyarbakır’da Eşitsizliğin Haritası” başlıklı saha araştırması, kentte yoksulluğun giderek daha fazla kadınların omuzlarına yüklendiğini gözler önüne serdi.

Asur Kralı III. Salmanassar’ın sefer yolu Diyarbakır’dan mı geçiyordu?
Asur Kralı III. Salmanassar’ın sefer yolu Diyarbakır’dan mı geçiyordu?
İçeriği Görüntüle

Bağlar’da 12 mahallede 1.070, Sur’da 19 mahallede 782 ve Kayapınar’da 8 mahallede 1.123 kadınla yüz yüze yapılan anketler, kadınların yalnızca gelir yoksunluğu değil; mülksüzlük, güvencesizlik, bakım yükü ve kamusal hayattan dışlanma gibi çok katmanlı eşitsizliklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Bağlar ve Sur’da Yoksulluk, açlık sınırına dayandı

Araştırmaya göre Bağlar ve Sur ilçelerinde kadınların ezici çoğunluğu asgari ücretin altında gelire sahip hanelerde yaşıyor. Bağlar’da kadınların yüzde 46’sı, Sur’da ise yüzde 47’si hiçbir kişisel gelire sahip değil. Kadınların yüzde 90’ından fazlası ücretli bir işte çalışmazken, çalışamama nedenlerinin başında çocuk bakımı ve ev içi yük geliyor.

Her iki ilçede de kadınların büyük bölümü faturalarını ödeyemiyor, çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyor ve gıda ile giyim gibi en temel ihtiyaçlar için borçlanmak zorunda kalıyor. Buna rağmen sosyal yardım alanların oranı yüzde 25’in altında kalıyor ve yardımlar neredeyse hiçbir kadının ihtiyacını karşılamaya yetmiyor.

Kadı Çekecek

Kayapınar’da gelir var, eşitlik yok

Kayapınar, Diyarbakır’ın görece refah düzeyi yüksek ilçesi olarak bilinse de araştırma burada da çarpıcı bir gerçeğe işaret ediyor: Hane gelirinin yüksek olması, kadınların bu gelirden adil pay aldığı anlamına gelmiyor.

Kadınların yüzde 74’ü ücretli bir işte çalışmıyor, yüzde 63’ü tek çalışanlı evlerde yaşıyor. Kişisel geliri olan kadınların büyük bölümü bu geliri evin ihtiyaçları için harcıyor; birikim yapabilenlerin oranı ise yüzde 1’in altında. Kayapınar’da dahi kadınların yarısından fazlası borçlu ve yaşam masraflarını karşılamakta zorlanıyor.

Ev içi emek: görünmeyen ama belirleyici yoksulluk

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, kadınların zaman yoksulluğu. Üç ilçede de kadınların yaklaşık yüzde 80-90’ı ev işleri ve çocuk bakımını tek başına üstleniyor. Bu durum yalnızca kadınların istihdamdan uzak kalmasına değil, sosyal hayattan ve kamusal alandan kopmasına da neden oluyor.

Birçok kadın, gününün büyük bölümünü evde geçirirken sosyal yardımlara ulaşmak için kurum kurum dolaşmanın gündelik hayatlarının bir parçası haline geldiğini ifade ediyor.

Kadınların talebi net: iş, kreş ve güvence

Anket sonuçları ve derinlemesine görüşmeler, kadınların belediyelerden öncelikli olarak istihdam alanları, mesleki kurslar ve kreş hizmetleri talep ettiğini gösteriyor. Özellikle kreş talebi, kadınların ücretli bir işte çalışabilmesinin ön koşulu olarak öne çıkıyor. Kadınlar, geçici yardımlar yerine sürdürülebilir istihdam, bakım yükünü hafifletecek kamusal hizmetler ve sosyal yardımların bir hak olarak sunulmasını istiyor.

Yoksulluk bir kadın meselesi haline geldi

Araştırma, Diyarbakır’da kadın yoksulluğunun yalnızca ekonomik değil; patriyarka, güvencesiz emek rejimi, bakım emeğinin kadınların sırtına yüklenmesi ve bölgesel eşitsizliklerle doğrudan bağlantılı yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Bağlar ve Sur’da yoksulluk açlık sınırında yaşanırken, Kayapınar’da bile kadınlar eşlerine ve ailelerine bağımlı bir yaşam sürüyor. Bu tablo, yoksulluğun giderek daha fazla “kadınlaştığını” bir kez daha kanıtlıyor.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM