DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın bilinen en eski yerleşim alanı olan İçkale, tarihsel ve mimari özellikleriyle kent belleğinin merkezinde yer alırken, Sanat Tarihçisi Adnan İş’in hazırladığı tez çalışması, bu kadim alanla ilgili dikkat çekici değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı. İş’in çalışması, İçkale’de bulunan Saint George (Kara Papaz) Kilisesi üzerinden Diyarbakır’ın çok katmanlı inanç ve yönetim tarihine ışık tutuyor.

Adnan İş, tezinde Saint George Kilisesi’ni yalnızca bir ibadet mekânı olarak değil, Roma döneminden günümüze uzanan sembolik bir yapı olarak ele alıyor. Kilisenin, kent merkezinde yer alan ve yıkılmadan günümüze ulaşan en eski yapı olduğuna dikkat çeken İş, bazı kaynaklarda yapının ilk olarak Roma dönemine ait bir tapınak olarak inşa edildiği, daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünün belirtildiğini hatırlatıyor (Diyarbakır Valiliği, 2012:10).

Londra Ucuz, Sabiha Gökçen pahalı! Bu nasıl fiyatlandırma?
Londra Ucuz, Sabiha Gökçen pahalı! Bu nasıl fiyatlandırma?
İçeriği Görüntüle

Saint George1

Pantheon Benzeri “Oculus” Detayı

Adnan İş’in çalışmasında öne çıkan en çarpıcı unsurlardan biri, kilisenin kubbe yapısı ve bu yapının sembolik anlamı. İş, Roma’nın en görkemli anıtlarından biri olan Pantheon’daki “Oculus” ile Saint George Kilisesi arasında dikkat çekici bir benzerliğe işaret ediyor. Latince “göz” anlamına gelen Oculus, Pantheon’da kubbenin merkezinde yer alan dairesel açıklık olarak biliniyor ve tarih boyunca “cennete açılan açıklık” olarak yorumlanıyor.

İş’e göre, Saint George Kilisesi’nin kubbe kısmının, Diyarbakır Surlarının kalkan balığı şeklindeki formunda “göz” olarak kabul edilen noktaya denk gelmesi, sadece mimari değil, sembolik açıdan da önem taşıyor.

İçkale: Kentin Başlangıç Noktası

Tez çalışmasında Diyarbakır surlarının formuna da yer veren Adnan İş, surların kalkan balığı şeklinde olduğunu ve balığın baş kısmının, kentin ilk kurulduğu yer olan İçkale’ye denk geldiğini vurguluyor. Kuruluşundan bugüne kadar Diyarbakır’ın idari olarak İçkale’den yönetildiğini belirten İş, bu durumun İçkale’nin yalnızca askeri değil, siyasi ve sembolik bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu ifade ediyor.

Pagan inançlar ve efsaneler

İş’in tezinde, Roma döneminde Diyarbakır’ın Hristiyanlık öncesinde çok tanrılı bir inanca sahip olduğu bilgisi de yer alıyor. Bu dönemde Saint George Kilisesi olarak bilinen yapının, bir pagan tapınağı olarak kullanıldığına dair anlatımların kaynaklarda geçtiği belirtiliyor. Efsanelere göre tapınağın içinde sağlı sollu tanrı heykelleri bulunuyor ve kubbedeki Oculus aracılığıyla tanrıların kenti izleyip koruduğuna inanılıyordu. Bu anlatılar, bilimsel verilerle efsanelerin iç içe geçtiği Diyarbakır tarihinin, ne denli zengin ve katmanlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Saint George-1

“Kadim şehrin her parçası gizemli”

Adnan İş, Diyarbakır’ın yalnızca taş yapılardan ibaret olmadığını, her yapının kendi içinde inanç, sembol ve anlatılarla örülü bir hafıza taşıdığını vurguluyor. Saint George Kilisesi’nin de bu hafızanın en önemli parçalarından biri olduğunu belirten İş, İçkale’nin ve kilisenin, Diyarbakır’ın kadim geçmişini anlamak açısından anahtar konumda olduğunu ifade ediyor.

İş’in tez çalışması, Diyarbakır’ın tarihine ilgi duyanlar için yalnızca mimari değil, kentin ruhuna dair güçlü bir okuma sunuyor.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM