DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, “Moraşîn” ile kadim Kürt anlatılarını sahneye taşıyarak aşk, direniş ve dönüşümün izini süren güçlü bir hikâyeyi 11. Amed Uluslararası Tiyatro Festivali’nde izleyiciyle buluşturuyor.
Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT), yeni prodüksiyonu “Moraşîn” ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İranlı tiyatro yönetmeni Ghotbedin Sadeghi’nin yazıp yönettiği oyun, 11. Amed Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında prömiyer yapacak. Yaklaşık 50 kişilik oyuncu ve dansçı kadrosuyla sahnelenecek eser, güçlü sahne dili ve görkemli bir performans vadediyor.
DBŞT ile sahnelediği “Spimend” oyunu ile tanınan Sadeghi’nin eseri “Moraşîn”, 23 Nisan’da Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde ilk kez izleyiciyle buluşacak.
Oyuncu kadrosu
Geniş oyuncu kadrosunda Nurşen Adıgüzel, Yavuz Akkuzu, Nazmi Karaman, Rêzan Kaya, Leyla Batgi, Ömer Şahin, Sena Özbey, Erhan Mîr, Mesut Erenci, Şehabettin Dağ, Salih Yıldızöz, Şahperi Alphan, Perinaz Delazy, Mehmet Veysi Yoldaş, Eyüp Kan, Havva Akçiçek, Şevîn Yel, Sadettin İnal, Ömer Akkan, Halit Aslan, Şiyar Yaşa, Nurcihan Yılmaz, Gülşen Yaşar ve Meryem Türk yer alıyor.
Sahne performansına KASED Halk Oyunları dansçıları da eşlik edecek.
Kadim ritüeller
“Moraşîn”, Kürt destanlarından “Genç Xelil” anlatısından yola çıkan dramatik bir uyarlama olarak sahneye taşınıyor. Nişanlı olan Genco ile Moraşîn’in savaş ve yoksulluk nedeniyle ayrı düşmesiyle gelişen hikâyede Moraşîn, sevdiğine ulaşmak için kırk kadın yoldaşıyla birlikte erkek kılığına girerek yola çıkıyor. Moraşîn, yol boyunca kadim ritüellerle örülü yedi aşamadan geçiyor.
Bu yolculuk yalnızca bir kavuşma hikâyesi değil, aynı zamanda kadim ritüellerle örülü bir dönüşüm anlatısı olarak kurgulanıyor. Moraşîn’in geçtiği her durak bir ritüel alanı olarak sahnelenirken, karakterin içsel ve toplumsal mücadelesi derinleşiyor.
Aşk, fedakârlık, direniş ve mitolojik unsurları bir araya getiren oyun, Moraşîn karakteri üzerinden Kürt kadınının cesaretini ve direncini görünür kılarken, ritüeller aracılığıyla geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor.





