DİYARBAKIR HABER- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Diyarbakır’da gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Arıkan, konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başlarken, Diyarbakır’ın tarihsel ve kültürel önemine dikkat çekti.
Diyarbakır’ın farklı inançların, kimliklerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı kadim bir şehir olduğunu vurgulayan Arıkan, kenti “Mezopotamya’nın kalbi” olarak tanımladı. Şehrin sadece bir yerleşim yeri olmadığını ifade eden Arıkan, Diyarbakır’ın aynı zamanda edebiyat, tarih ve medeniyetin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
Arıkan, konuşmasında Ahmed Arif’ten Selahaddin Eyyubi’ye, Sezai Karakoç’ten İsmail Beşikçi’ye kadar birçok önemli ismi anarak Diyarbakır’ın zengin kültürel mirasına vurgu yaptı.
Ayrıca Ulu Cami, On Gözlü Köprü ve Malabadi Köprüsü gibi kentin simge yapılarının da bu mirasın önemli parçaları olduğunu ifade etti.
“Diyarbakır hak ettiği hizmeti alamıyor”
Diyarbakır’ın tüm bu değerlerine rağmen yeterli hizmeti alamadığını savunan Arıkan, Saadet Partisi olarak buna itiraz ettiklerini söyledi. Kentin daha yaşanabilir bir hale gelmesi için mücadele edeceklerini belirten Arıkan, özellikle ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Çiftçilerle yaptıkları görüşmelerde mağduriyetin her geçen gün arttığını gördüklerini dile getiren Arıkan, yıllardır tamamlanamayan Silvan Barajı üzerinden eleştirilerde bulundu.
Hayvancılıkla uğraşan vatandaşların da zor durumda olduğunu belirten Arıkan, esnafın ise ciddi bir ekonomik sıkıntı içinde olduğunu söyledi.
“Gençler gurbet türküleri söylemek zorunda kalmamalı”
Diyarbakır’da gençlerin gelecek umutlarının azaldığını ifade eden Arıkan, “Gençlerimizin gurbet türküleri söylemek zorunda kalmadığı bir Türkiye inşa edilmelidir” dedi.
Ulaşım ve altyapı sorunlarına da değinen Arıkan, Diyarbakır-Şanlıurfa otoyolu, hızlı tren projesi ve uçak seferlerindeki sorunların çözülmediğini dile getirdi. Kent içi yolların da yetersiz olduğunu belirtti.
“Terörsüz Türkiye tanımı eksik”
Arıkan, daha önce dile getirdiği “terörsüz Türkiye” tanımına yönelik eleştirilerini yineledi. Bu kavramın eksik olduğunu savunan Arıkan, asıl hedefin “yaşanabilir Türkiye” olması gerektiğini söyledi.
Yaşanabilir bir Türkiye için yalnızca terörün bitmesinin yeterli olmadığını belirten Arıkan; özgürlüklerin genişletilmesi, hukuk sisteminin güçlendirilmesi ve toplumsal barışın sağlanması gerektiğini ifade etti.
“Toplumsal acılar son bulmalı”
Konuşmasında toplumsal travmalara da değinen Arıkan, faili meçhuller, geçmişte yaşanan acılar ve adalet arayışlarına dikkat çekti.
Diyarbakır anneleri ve Cumartesi annelerinin acılarının son bulması gerektiğini belirten Arıkan, benzer olayların bir daha yaşanmaması için güçlü bir hukuk sistemi kurulması gerektiğini söyledi.
“İktidar samimi adımlar atmalı”
Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Arıkan, özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin arttığını belirterek, Türkiye’de iç huzurun sağlanmasının önemine vurgu yaptı.
İktidara çağrıda bulunan Arıkan, şeffaf, hesap verebilir ve adil bir yönetim anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Baskı, keyfiyet ve çifte standart politikalarından vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Arıkan, “Bu ülkenin tüm halkları için daha adil, daha özgür ve daha yaşanabilir bir Türkiye mümkündür” dedi.





