Süreçte gözler 15 Ağustos'a çevrildi
Gazeteci Ruşen Çakır, yürütülen temasların ardından sürecin Meclis kapanmadan önce ya da olağanüstü gündemle yeniden toplanması halinde temmuz sonu ile ağustos ortası arasında önemli bir aşamaya ulaşmasının beklendiğini dile getirdi.
Çakır, özellikle 15 Ağustos tarihinin öne çıktığını belirterek, bu tarihin PKK'nın 1984 yılında Eruh ve Şemdinli baskınlarını gerçekleştirdiği günün yıldönümüne denk gelmesine dikkat çekti.
"Kandil'in önceliği Öcalan'ın durumu"
Çakır, Kandil'de Duran Kalkan ile yaptığı görüşmeye de değinerek, örgüt yönetiminin öncelikli gündeminin Abdullah Öcalan'ın hukuki ve siyasi durumu olduğunu aktardı.
Son temaslarda taraflar arasında daha olumlu bir atmosfer oluştuğunu söyleyen Çakır, sürecin tek seferde değil, aşamalı şekilde ilerlemesinin beklendiğini ifade etti.
İlk adım Avrupa'daki siyasetçilerin dönüşü mü?
Çakır'a göre sürecin ilk aşamalarından birini Avrupa'da yaşayan Kürt siyasetçilerin Türkiye'ye dönüşü oluşturabilir.
Belediye başkanlığı, milletvekilliği ve parti yöneticiliği yapmış, haklarında yürütülen soruşturmalar nedeniyle uzun yıllardır Türkiye dışında yaşayan isimlerin dönüşünün gündeme gelebileceğini belirten Çakır, Abdullah Öcalan'ın geçen yıl Avrupa'daki bir toplantıya gönderdiği mesajda da sürgündeki siyasetçilere dönüş çağrısı yaptığını hatırlattı.
Bu kapsamda başta Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar olmak üzere Avrupa'da yaşayan çok sayıda siyasetçiyle görüşmeler yapıldığını ifade etti.
DEM Parti'de yeniden yapılanma iddiası
Çakır, süreçle birlikte DEM Parti'nin yeniden yapılandırılmasının ve hatta parti isminin değiştirilmesinin de gündeme gelebileceğini ileri sürdü.
Avrupa'dan dönecek deneyimli siyasetçilerin parti yönetiminde aktif görev üstlenebileceğini söyleyen Çakır, söz konusu isimlerin doğrudan silahlı eylemlerle ilişkilendirilmeyen siyasi aktörler olduğunu ve bu nedenle kamuoyuna anlatılmalarının daha kolay olacağını savundu.
Ayrıca Avrupa'daki Kürt siyasi yapılanmasının bugüne kadar diplomasi ve finansman açısından önemli işlev gördüğünü, ancak yeni dönemde ağırlığın Türkiye'deki yasal siyasete kaydırılmasının hedeflendiğini öne sürdü.
Demirtaş ve Yüksekdağ için değerlendirme
Çakır, Avrupa'daki siyasetçilerin Türkiye'ye dönüşünün gerçekleşmesi halinde, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın cezaevinde kalmasının siyasi açıdan yeniden tartışılabileceğini söyledi.
Bununla birlikte Çakır, Abdullah Öcalan'ın Avrupa'dan dönecek deneyimli isimlerle siyasi hareket içindeki dengeyi yeniden şekillendirmek isteyebileceğini değerlendirerek, bunun Demirtaş'ın hareket içindeki konumuna ilişkin farklı yorumlara yol açabileceğini ifade etti.
Yıldırım: Hummalı bir çalışma var
Öte yandan İlke Tv canlı yayınına katılan HDP eski milletvekili Doç Dr. Ahmet Yıldırım da benzer iddialarda bulundu. Yıldırım, geri dönüşler konusunda hummalı bir çalışma olduğunu belirterek, "Kaç kişi olduğunu bilemem ama bu konuda toplantıların yapıldığı, dönüş için irade beyanında bulunan arkadaşlarımız var" ifadelerini kullandı.





