DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde, Diclekent Bulvarı üzerinde bulunan yaklaşık 70 dönümlük arazi, uzun yıllar kentin yeni Adliye Sarayı ihtiyacı kapsamında gündeme geldi. Milli Emlak’a ait olduğu belirtilen taşınmazın, geçmiş yıllarda adliye hizmet binası yapılması amacıyla Adalet Bakanlığına tahsis edildiği ifade edildi.
Planlanan projenin, mevcut adliye birimlerinin yanı sıra Bölge Adliye Mahkemesi’ni de kapsayan geniş bir yargı yerleşkesini içermesi bekleniyordu. Ancak proje hayata geçirilmeden arazinin kullanımına ilişkin süreç değişti ve taşınmaz satış gündemine geldi.
Adliye Sarayı için ayrılan arazinin tahsisi kaldırıldı
Adliye Sarayı yapılması amacıyla taşınmaza konulan tahsis veya şerhin daha sonra kaldırıldığı ve arazinin satış sürecine dahil edildiği belirtiliyor. İlk satış girişiminin ardından yeniden ele alınan süreçte taşınmaz, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından açık artırmayla satışa çıkarıldı.
Böylece uzun yıllar adliye yatırımıyla anılan arazi, konut ve ticari alanların geliştirilebileceği bir proje kapsamında değerlendirilmeye başlandı.
70 dönümlük arazi 13 milyar 240 milyon liraya satıldı
Paylaşılan bilgilere göre ihaleye 14 firma teklif verdi. Yaklaşık 70 dönümlük taşınmaz, 13 milyar 240 milyon lira bedelle Durmaz İnşaat’a satıldı. Peşinat tutarının ise 1 milyar 150 milyon lira olduğu belirtildi.
Satışta gelir paylaşımı modelinin uygulanması öngörülüyor. Bu kapsamda arazide konut ve ticari alanlar geliştirilmesi, elde edilecek hasılatın belirli bir bölümünün TOKİ’ye aktarılması planlanıyor. Paylaşılan bilgilere göre kamuya aktarılacak gelir payı yüzde 35 olarak ifade ediliyor.
Bu modelde satış bedelinin yanı sıra projenin toplam büyüklüğü, elde edilecek hasılat ve kamuya aktarılacak tutar da önem taşıyor. Ancak projenin toplam gelirinin ne kadar olacağı ve kamuya ne ölçüde ekonomik katkı sağlayacağı, uygulama koşulları ve gerçekleşecek satışlarla netleşecek.
Diyarbakır’da Adliye Sarayı projesinden neden vazgeçildi?
Satışın ardından yanıt bekleyen temel sorulardan biri, yıllarca Adliye Sarayı yapılması amacıyla gündeme gelen arazinin neden farklı bir kullanım için değerlendirildiği oldu.
Diyarbakır’da adliye hizmetlerinin geleceği açısından önem taşıyan taşınmazla ilgili şu sorular öne çıkıyor:
Adliye Sarayı projesi tamamen sona mı erdi?
Projeden vazgeçilmesinin gerekçesi neydi?
Adalet Bakanlığına yapılan tahsis hangi nedenle kaldırıldı?
Diyarbakır için yeni bir adliye yerleşkesi planlanıyor mu?
Yeni bir yerleşke planlanıyorsa nerede yapılması öngörülüyor?
Bu soruların ilgili kurumlar tarafından yanıtlanması, satış kararının arka planının ve kentin adliye yatırımlarına ilişkin planlamanın anlaşılması açısından önem taşıyor.
Satış bedeli mi, projenin toplam geliri mi?
Yaklaşık 70 dönümlük arazinin Diclekent Bulvarı üzerindeki konumu ve konut ile ticari alanlar için değerlendirilmesinin planlanması, taşınmazın ekonomik boyutunu da gündeme getiriyor.
13 milyar 240 milyon liralık bedel satış işleminde belirtilen tutarı gösterirken, proje tamamlandığında elde edilebilecek toplam hasılat farklı bir ekonomik büyüklük oluşturabilir.
Bu nedenle satış sözleşmesinin koşulları, yüzde 35 olarak belirtilen gelir paylaşımının hangi tutar üzerinden hesaplanacağı ve kamuya aktarılacak payın nasıl belirleneceği önem taşıyor. Projenin toplam ekonomik büyüklüğüne ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için sözleşme koşullarının ve uygulama ayrıntılarının açıklığa kavuşması gerekiyor.
Akgül ailesinin mülkiyet iddiası da gündemde
Taşınmazla ilgili bir diğer tartışma ise arazinin geçmişine ilişkin mülkiyet ve zilyetlik iddiaları.
Akgül ailesi, yaklaşık 45 yıldır arazi üzerinde hak iddiasında bulunuyor. Ailenin açıklamalarına göre konuyla ilgili yargı süreci henüz tamamlanmış değil.
Arazi üzerinde çalışma yapıldığına ilişkin iddialar da gündeme gelirken, bu çalışmaların hangi izinler ve hukuki dayanaklar kapsamında yürütüldüğünün açıklanması bekleniyor. Taşınmazın hukuki durumuna ilişkin nihai değerlendirmede ise devam eden yargı süreci ve ilgili mahkeme kararları belirleyici olacak.
Gözler ilgili kurumlardan gelecek açıklamalarda
Diyarbakır’da yıllarca Adliye Sarayı projesiyle anılan yaklaşık 70 dönümlük arazi, bugün konut ve ticari alanların geliştirilmesi amacıyla yürütülen satış sürecinin konusu oldu.
Bu değişiklik tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmese de kamuoyunda projenin neden değiştiği, tahsisin hangi gerekçeyle kaldırıldığı, satış modelinin kamuya sağlayacağı ekonomik katkı ve mülkiyet iddialarının hukuki durumu hakkında sorular bulunuyor.
Adalet Bakanlığı, TOKİ ve ilgili kurumların konuya ilişkin yapacağı açıklamalar, hem Adliye Sarayı projesinin geleceğinin hem de taşınmazın satış sürecinin daha net anlaşılmasına katkı sağlayabilir.




