DİYARBAKIR HABER - Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özkan Adıgüzel, ebeveynlerin erken dönemde edineceği doğru bilgilerin çocukların yaşam boyu ağız ve diş sağlığını önemli ölçüde etkileyebileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde ve uyarılarda bulundu.
Uluslararası çocuk diş hekimliği kılavuzlarının, ağız bakımına sanıldığından çok daha erken başlanmasını önerdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Adıgüzel, “Çocuğun bütün süt dişlerinin çıkmasını beklemek doğru değildir. İlk dişle birlikte başlayan düzenli ağız bakımı, doğru beslenme alışkanlıkları ve erken diş hekimi kontrolleri, çocukluk çağı çürüklerinin önlenmesinde büyük önem taşıyor” ifadeleriyle konunun önemine dikkat çekti.
Bebeklerde Diş Fırçalamaya Ne Zaman Başlanmalı?
Bebeklerde diş fırçalamaya başlamak için çok sayıda dişin çıkmasını beklemek gerekmiyor. İlk süt dişi ağızda görünür görünmez düzenli diş fırçalamaya başlanması öneriliyor.
American Academy of Pediatric Dentistry’nin (AAPD) güncel önerilerine göre bebeğin dişleri yaşına uygun, küçük başlı ve yumuşak kıllı bir diş fırçasıyla, ebeveyn tarafından günde iki kez fırçalanmalı. AAPD ayrıca ilk diş hekimi ziyaretinin ilk dişin çıkmasından sonraki altı ay içerisinde ve en geç bir yaşına kadar gerçekleştirilmesini öneriyor.
“Çocuğa Bakım Alışkanlığı Kazandırılmalı”
Prof. Dr. Özkan Adıgüzel, erken dönemde edinilen alışkanlıkların önemine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:
“Bebeklik döneminde amaç yalnızca görünen diş yüzeylerini temizlemek değildir. Çocuğa düzenli ağız bakımı alışkanlığı kazandırmak da son derece önemlidir. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım, ilerleyen yıllarda çürükten korunmanın en önemli basamaklarından biridir.”
Dişler henüz çıkmadan önce de bebeğin ağız bölgesinin temizliğine özen gösterilebilir. Ancak diş sürdükten sonra artık düzenli fırçalama günlük bakımın bir parçası haline getirilmelidir.
İlk Diş Çıkar Çıkmaz Diş Macunu Kullanılmalı Mı?
Anne ve babaların en çok tereddüt ettiği konulardan biri de küçük çocuklarda florürlü diş macunu kullanımı. Güncel bilimsel öneriler, ilk süt dişi çıkar çıkmaz uygun miktarda florürlü diş macunu kullanılabileceğini gösteriyor.
Burada en önemli nokta, diş macununun miktarı. AAPD’ye göre 3 yaşından küçük çocuklarda pirinç tanesi büyüklüğünde, çok ince bir sürüntü şeklinde florürlü diş macunu yeterli. 3–6 yaş arasındaki çocuklarda ise bezelye tanesi büyüklüğündeki miktarın aşılmaması öneriliyor. Çocuğun macunu gereğinden fazla yutmaması için fırçalamanın ebeveyn gözetiminde yapılması gerekiyor.
Florürün diş minesini çürüğe karşı daha dirençli hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Adıgüzel,neler yapılması gerektiğini tek tek sıraladı :
“Florürlü diş macununda temel konu, yaşa uygun miktarın kullanılmasıdır. Üç yaşından küçük bir çocuğun fırçasına yetişkinlerde olduğu gibi uzun bir şerit halinde macun sürmek doğru değildir. Pirinç tanesi büyüklüğündeki miktar yeterlidir. Anne ve babaların çocuklarının fırçalamasını mutlaka kontrol etmesi gerekir.”
AAPD, florürlü diş macunuyla günde iki kez fırçalamanın çocuklarda çürükten korunmanın temel yöntemlerinden biri olduğunu vurguluyor.
Çocuklar Kaç Yaşına Kadar Anne-Baba Yardımıyla Dişlerini Fırçalamalı?
Bir çocuğun diş fırçasını kendi başına tutabilmesi, dişlerini etkili biçimde temizleyebildiği anlamına gelmiyor. Özellikle küçük çocuklarda el ve parmakların ince motor becerileri henüz dişlerin tüm yüzeylerini yeterince temizleyecek seviyede olmayabiliyor.
AAPD’nin ebeveynlere yönelik bilgilerinde, çocukların dişlerini bağımsız ve etkili biçimde fırçalayabilecek motor becerilere çoğunlukla 7–8 yaş civarında ulaştığı belirtiliyor. Bu nedenle okul öncesi dönemde ebeveynlerin fırçalamayı gerçekleştirmesi, ilerleyen yaşlarda ise çocuğun fırçalamasını kontrol ederek eksik kalan alanları tamamlaması öneriliyor.
“Son Kontrolü Ebebeynler Yapmalı”
Prof. Dr. Adıgüzel bu konuda ailelerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti:
“Çocuklarımızın bağımsız olmasını elbette desteklemeliyiz. Çocuk önce kendi dişlerini fırçalayabilir; ancak özellikle küçük yaşlarda anne veya babanın son kontrolü yapması çok değerlidir. Çocuğun ön dişlerini temizlemiş olması, arka dişlerin ve diş eti kenarlarının da yeterince temizlendiği anlamına gelmeyebilir.”
Kesin bir yaş sınırından çok, çocuğun el becerisi ve etkili fırçalama yeteneği dikkate alınmalı. Ebeveyn kontrolü çocuğun yeterli temizlik yapabildiğinden emin olunana kadar devam etmeli.
“Süt Dişleri Nasıl Olsa Düşecek” Düşüncesi Neden Yanlış?
Toplumda halen yaygın olan yanlış inanışlardan biri, süt dişlerinin geçici olması nedeniyle çürüklerinin tedavi edilmesine gerek olmadığı düşüncesidir.
Oysa süt dişleri çocuğun yalnızca estetik görünümüne katkıda bulunmaz. Çiğneme, beslenme ve konuşma fonksiyonlarında görev alır ve sürekli dişlerin doğru konumda sürebilmeleri için ağız içerisinde yerin korunmasına yardımcı olur.
Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri zaman içerisinde ilerleyerek ağrı ve enfeksiyona yol açabilir. İleri vakalarda çocuğun yemek yemesi, uyuması, günlük yaşamı ve yaşam kalitesi etkilenebilir. AAPD de erken çocukluk çağı çürüğünü önlenmesi ve zamanında tedavi edilmesi gereken önemli bir kronik çocukluk hastalığı olarak değerlendiriyor.
“Nasıl Olsa Diş Düşecek Yaklaşımı Yanlış”
Prof. Dr. Adıgüzel, “Nasıl olsa düşecek” yaklaşımının doğru olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Süt dişlerinin fizyolojik düşme zamanlarına kadar sağlıklı bir şekilde ağızda kalmasını isteriz. Bir süt dişindeki çürüğü yalnızca ileride düşecek bir dişin sorunu olarak değerlendirmek yanlış olur. Tedavi edilmeyen çürük ağrıya, enfeksiyona ve erken diş kaybına kadar ilerleyebilir.”
Süt dişlerinin zamanından önce kaybedilmesi bazı çocuklarda yer kaybına ve ilerleyen dönemde dişlerin diziliminde sorunlara da zemin hazırlayabilir. Bu nedenle süt dişlerinde görülen çürüklerin erken dönemde değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Biberonla Uyumak Çocukların Dişlerini Nasıl Etkiliyor?
Bebeklerin özellikle gece uykuya geçerken biberonla süt, mama, meyve suyu veya şeker içeren başka içecekler tüketmesi, erken çocukluk çağı çürüğü açısından önemli risk faktörlerinden biri.
Buradaki temel sorun yalnızca biberonun kendisi değil. Dişlerin uzun süre ve tekrarlayan şekilde şeker içeren sıvılarla temas etmesi çürük riskini artırıyor.
AAPD, şekerli içeceklerin biberon veya alıştırma bardağıyla sık verilmesinden kaçınılmasını; özellikle 12 aydan sonra sık ve gece biberon kullanımının sınırlandırılmasını öneriyor. Uyku sırasında biberon kullanılması gerekiyorsa, biberonda sudan başka içecek bulunmaması tavsiye ediliyor.
Prof. Dr. Adıgüzel ailelere şu uyarıda bulundu:
“Özellikle süt dişleri sürdükten sonra bebeğin süt, mama, meyve suyu veya şeker içeren bir içecekle uykuya dalmasının sürekli bir alışkanlık haline gelmesini istemiyoruz. Gece beslenmesinden sonra mümkün olduğunca ağız temizliği yapılmalı. Çocuk biberonla uyuyacaksa diş sağlığı açısından en güvenli içecek sudur.”
Ailelerin “şeker eklemiyoruz, sadece süt veriyoruz” düşüncesiyle tamamen güvende olduklarını varsaymamaları gerektiğini belirten Adıgüzel, beslenme sıklığının ve dişlerin besinlerle temas süresinin de çürük gelişiminde önemli olduğunu ifade etti.
Sağlıklı Dişlerin Temeli Bebeklik Döneminde Atılıyor
Çocukluk çağındaki diş çürüklerinin önemli bir bölümü doğru ağız bakımı, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleriyle önlenebilir. Bu nedenle ebeveynlerin, çocukta ağrı veya belirgin bir çürük oluşmasını beklemeden koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarına başlaması gerekiyor.
Prof. Dr. Özkan Adıgüzel, ailelere yönelik mesajını şöyle tamamladı:
“Çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek armağan etmek istiyorsak ağız ve diş sağlığına daha ilk yıllardan itibaren önem vermeliyiz. İlk dişle birlikte fırçalamaya başlamak, yaşa uygun miktarda florürlü diş macunu kullanmak, çocuklarımızın fırçalamasını kontrol etmek, süt dişlerindeki problemleri ihmal etmemek ve gece beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek basit ama son derece etkili önlemlerdir. Koruyucu diş hekimliğinde en başarılı tedavi, hastalık ortaya çıkmadan alınan önlemdir.”









