DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalında 28 Eylül 2009’da meydana gelen olayda, 12 yaşındaki Ceylan Önkol hayatını kaybetti. Önkol’un ölümünün ardından başlatılan soruşturmada aradan geçen 17 yıla rağmen herhangi bir kişi hakkında dava açılmadı.

Dosyada 30 Nisan 2014 tarihinde Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, mevcut kanıt ve raporların faillerin tespiti için yetersiz olduğu gerekçesiyle “daimi arama kararı” verildi.

Danıştay kararı yıllardır bekleniyor

MA’da yer alan habere göre; Ceylan Önkol’un ailesinin hukuk mücadelesi de yıllardır devam ediyor. Aile tarafından İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasında, Danıştay 16 Mayıs 2019 tarihinde daha önce verilen kararı bozdu.

Bozma kararının ardından Diyarbakır İdare Mahkemesi 8 Mart 2021 tarihinde aileye toplam 283 bin lira maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, Ceylan Önkol’un yüzde 10, idarenin ise yüzde 90 kusurlu olduğu belirtildi.

Hem Önkol ailesinin avukatları hem de bakanlık avukatları kararı temyiz etti. Böylece dosya yeniden Danıştay’a taşındı. Temyiz sürecinin halen sonuçlanmadığı belirtiliyor.

Avukat Elçi’den dosyanın yeniden ele alınması çağrısı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi ve çocuk hakları alanında çalışmalar yürüten avukat Berfin Elçi, dosyaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Elçi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın yalnızca adli vakalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, politik nedenlerle işlendiği ileri sürülen faili meçhul dosyaların da araştırılması gerektiğini ifade etti.

Elçi, soruşturmanın ilk aşamasında ciddi usul sorunları yaşandığını savundu. Savcının olaydan ancak 3 gün sonra olay yerine gittiğini belirten Elçi, otopsinin jandarmaya ait bir odada yapılmasının da soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediğine ilişkin önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.

Elçi ayrıca, olayda şüpheli konumunda bulunan jandarmanın delillerin toplanması sürecinde rol almasının soruşturmanın tarafsızlığı açısından tartışma yarattığını belirtti.

Olay yerine 3 gün sonra gidildi

Olayın ardından Lice Cumhuriyet Savcısı, can güvenliğinin bulunmadığı gerekçesiyle olay yerine 3 gün sonra gitti. Ceylan Önkol’un annesi Saliha Önkol ise kızının parçalanmış bedenini eteğinde toplayarak olay yerindeki delilleri Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etti.

Jandarma komutanlığı ve emniyet tarafından hazırlanan raporlarda, Ceylan Önkol’un elindeki tahra ile patlayıcı mühimmata vurarak patlamaya neden olduğu iddiasına da yer verildi. Söz konusu iddia, dosyada yıllardır tartışılan konular arasında yer aldı.

AİHM başvurusu da sonuçsuz kaldı

Önkol ailesinin avukatları, soruşturmanın etkin ve tarafsız yürütülmediği gerekçesiyle Mayıs 2012’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.

AİHM ise 17 Ocak 2017 tarihinde, yaşam hakkı ve etkin soruşturma yönünden ihlal olmadığına karar verdi.

Buna karşın Ceylan Önkol’un ölümüne ilişkin ceza soruşturmasında herhangi bir failin yargı önüne çıkarılmaması, dosyanın yıllardır sonuçsuz kalmasına ilişkin tartışmaları devam ettirdi.

17 yıldır adalet bekleniyor

Ceylan Önkol’un ölümünün üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen dosyada bir failin yargılanmaması, ailenin adalet arayışını sürdürüyor.

Önkol ailesi ve avukatları, olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını talep ederken, avukat Berfin Elçi de dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından gündeme alınması çağrısında bulundu.

Diyarbakır’da sincaplar bir birini kovaladı
Diyarbakır’da sincaplar bir birini kovaladı
İçeriği Görüntüle

Ceylan Önkol’un dosyası, ölümünün yıl dönümü olan 28 Eylül’de bir kez daha gündeme gelirken, ailesinin 17 yıldır süren adalet arayışı devam ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ