Diyarbakır’da meşe odununda ekmek geleneği
Diyarbakır’da meşe odununda ekmek geleneği
İçeriği Görüntüle

DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Mehmet Candar, kentte artan anız ve orman yangınlarından asılsız ihbarlara, itfaiyenin araç ve personel kapasitesinden yeni hizmet binalarına kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle yaz aylarında artan anız yangınlarına dikkat çeken Candar, 1 Haziran'dan bu yana 3 binin üzerinde anız ve ekin yangınına müdahale edildiğini söyledi. Anız yakmanın yalnızca tarımsal alanlara değil, ekolojiye, dünyaya ve geleceğe de ciddi zarar verdiğini belirten Candar, vatandaşlara yangın konusunda duyarlı olma çağrısı yaptı.

Diyarbakır'da son üç ayda itfaiyeye yaklaşık 13 bin ihbar geldiğini aktaran Candar, bunların 5-6 bininin gerçek ihbar, geri kalanının ise asılsız olduğunu ifade etti. Asılsız ihbarların ekiplerin gerçek olaylara ulaşmasını engelleyebileceğine dikkat çeken Candar, vatandaşların 112 ve itfaiye hatlarını gereksiz yere meşgul etmemesini istedi.

Candar, Diyarbakır'ın nüfusunun yaklaşık 1 milyondan 2 milyona çıktığını, buna karşın kentte halen yalnızca 3 itfaiye şubesi bulunduğunu belirterek, şehrin tamamına hâkim olabilmek için en az 6-7 şubeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

İtfaiyenin mevcut durumu, yapılan yatırımlar, yeni araçlar, personel takviyesi, yüksek katlı binalara müdahale kapasitesi ve unutamadığı bir yangın anısını anlatan Candar, itfaiyecilerin insan hayatını kurtarmak için büyük fedakârlık yaptığını vurguladı.

Mehmet Andar

“1 Haziran’dan bu yana 3 binin üzerinde yangına müdahale ettik”

Başkanım, son dönemlerde anız yangınlarının arttığını görüyoruz. Bununla ilgili neler söylersiniz? Diyarbakır'da özellikle Bağcılar'da ve diğer kırsal bölgelerde kaç tane anız yangınına müdahale ettiniz?

“Diyarbakır'da özellikle Bağcılar'da ve diğer kırsal bölgelerde ciddi şekilde anız yangınlarıyla karşılaşıyoruz. 1 Haziran itibariyle şu ana kadar 3 binin üzerinde anız ve ekin yangınına müdahale ettik. Ekin yangınlarında da ciddi bir yoğunluk yaşandı. İlk Haziran'da biliyorsunuz, ekinler, buğdaylar biçilmeden önce de yangınlar çıkıyordu. Biz yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alana müdahale ettik. Ekin yangınları oldu. Bunlardan sonra anız yangınlarıyla birlikte toplamda 3 bin vaka söz konusu”

Bunu önlemek çok mu zor başkanım? Üç binin üzerinde yangın çok ciddi bir rakam.

“Bilinçlendirmek gerekiyor, farkındalık yaratmak gerekiyor, bilgilendirme yapılması gerekiyor. Hem bizler, Büyükşehir Belediyesi tarafından, ilçe belediyeleri, kaymakamlıklar var, kurumlarımız var, müdürlükler var. Yani bütün kurumlarımız gerçekten sezon başladığında bir koordinasyon toplantısı da yaptı. Bütün bilgilendirmeler de yapıldı. Bütün basına da toplantılar şeklinde bilgilendirmeler verildi. Ama ona rağmen devam ediyor. Bunun önüne geçmek gerekiyor. Bunun ekolojik olarak ve küresel ısınmanın, özellikle ekolojik olarak bu yangınların bize ne kadar zarar verdiğinin farkına varmak gerekiyor. O tarlayı sürmek için böyle yaktığın zaman daha kısa geliyor ama dünyamıza ve geleceğimize çok ciddi zararlar verdiğini de bilmek gerekiyor. Bunun önüne bir türlü geçemiyoruz.”

“Geçen yıla göre azaldı ama 3 binin üzerinde olması yine de çok ciddi”

İstatistiklere baktığımızda geçen seneye oranla bu sene biraz daha az mı?

“Az. Öyle ama yine 3 binin üzerinde. Yine 3 binin üzerinde olması çok az değil. Ciddi orman yangınları da var. Lice, Hani tarafında, Kocaköy tarafında ciddi yangınlar yaşandı. Pikniğe gidiliyor. Bunlara da dikkat etmek gerekiyor. Pikniğe giden arkadaşlara ısrarla söylüyoruz; çok dikkat edilmesi gerekiyor. O ormanlar her sene bir zarar görüyor. Bu sene de çok büyük yangınlar çıktı. Belki basına çok yansımadı ama çok büyük yangınlar vardı. Bir hafta, on gün üst üste biz buradan, yani kendi araçlarımızı götürerek o yangınlara müdahale ettik. Ormanla birlikte müdahale ettik. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Önümüzdeki sene de hem anız yangınlarına hem orman yangınlarına dikkat etmek gerekiyor”

Başkanım, bir de aslında 112 için de çok sıkıntılı. Sağlık birimi için diyorum. Sahte ihbar. Çok sık geliyor mu size? Ne zamanları bu ihbarlar?

“Son üç aydır bize gelen ihbar sayısı yaklaşık 13 bin.”

Asılsız ihbar mı?

“Yok, genel anlamda gelen 13 bin ihbar. Bunun 5 bin, 6 bini ihbar. Diğerleri asılsız ihbarlar.”

Anladım. Vatandaşlarımız bu konuda ne yapmalı?

“Vatandaşlarımız kesinlikle boş yere 112'yi aramamalı. Biz başladığımızda da bunu söyledik. “Canım sıkıldı, 112'yi arayın, bir ihbar verin” tarzında yaklaşılmaması gerekiyor. O telefonu meşgul etmemek gerekiyor”

Bunların cezai yaptırımı var mı?

“Genelde cezai yaptırımdan ziyade telefonlarını kilitliyoruz. Bir daha arayamıyorlar. Yani aslında bu durum yarın öbür gün gerçek bir olay olduğunda da sorun oluşturabilir. Aynen öyle. Yani yarın öbür gün bir yangın çıktığında ciddiyetini kaybedecek, arayacak, ulaşamayacak. Hem o an ulaşabilecek bir olaya karşı zarar veriyor hem de yarın öbür gün gerçekten yaşanacak bir olayda bizi aradığında ulaşamayacağı için yine bir zarar veriyor.

Diyarbakır Itfaiye-9

“İntihar var, ev yanıyor, çatı yanıyor şeklinde asılsız ihbarlar geliyor”

Genelde bu asılsız ihbarlar ne tür olaylar için yapılıyor?

“Genelde işte “intihar var”, “ev yanıyor”, “çatı yanıyor” gibi asılsız ihbarlar çok yaşanıyor. Bu da tabii zaman kaybına yol açıyor” Aynen öyle”

Şimdi gelelim bu kadar yangının olduğu bir ilde, bir memlekette, itfaiye ekibi olarak gerekli ekipmana ve teçhizata sahip misiniz?

“Şöyle söyleyeyim. Biz bu sene ile birlikte 20 aracımızı aldık. Zaten biliyorsunuz, iki ay önce basında takdimleri de yapıldı. 20 araç alımı oldu. Onun dışında geçen sene 75 personel alımı yapıldı. Yine çevre metropollerden, İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir gibi büyükşehirlerden bize buraya tayin olarak gelen yaklaşık 30'a yakın arkadaşımız var. İki tane merdivenli aracımız gelecek. Birisini çarşamba günü elimizde alacağız. Dünyanın en iyi araçlarından biri, 42 metre. Birisi de 64 metre. Biliyorsunuz artık bina kat sayıları 20'nin üzerine gelecek. Maalesef evet. 64 metreye ihtiyacımız var. Onlar da gelecek. Bir aya kadar kalmaz. Oğlaklı'da gerçekten günün koşullarına çok iyi hâkim ve güzel bir bina yapılacak. Yine Teknokent'te bir binamız yapılacak önümüzdeki yıl. Bununla birlikte 112 tarzı mobil şubeler yapılacak. Atıyorum 500 yerlerde, 3 kuyularda... Şu ana kadar müfrezeler tarzında kullanıyoruz ama önümüzdeki yıl bu şekilde olacak. Yine bir personel alımı olacak. Toplamda 78 aracımız ve 480 tane çalışan, emekçi arkadaşımız var. Önümüzdeki yılı güçlendirmeye çalışacağız”

“2 milyonluk şehirde sadece 3 itfaiye şubemiz var”

Başkanım, Diyarbakır'ın nüfusu ve yapılaşması düşünüldüğünde mevcut itfaiye kapasitesi yeterli mi?

“Şunu unutmamak gerekiyor. 2024-31 Mart seçimleri öncesi ve sonrası var. Bunu konuşmak gerekiyor. Çünkü ben daha önce de bu mesleği icra ediyordum. İtfaiye eriydim. Belli bir süre buradan uzağa kaldım. Dönüşte tekrar itfaiyede çalışmaya başladım. Kayyum döneminde hiçbir yatırım yapılmadı.”

Orman Yangın-17

Hiç mi?

“Hiçbir yatırım yapılmadı. Yani şöyle söyleyeyim, bir personel alımı yapıldı. Zaten o da olması gereken bir şeydi. En son bizim itfaiye için alınan araçlar 2014'te yerel yönetim seçiminde Halkın Üniversitesi'yle birlikte seçilen Fırat Anlı ve Gülten Kışanak Başkan döneminde bu alımlar yapıldı. O zamanki, şu anki mevcut belediye başkanı Serra Başkan da mevcut üyeydi. O zaman alımlar yapıldı itfaiye için. Bundan sonra kayyum döneminde hiçbir alım yapılmadı. 2024'lerde sadece bir personel alımı yapıldı. Şehir o zaman nüfusuyla birlikte 1 milyonken, şu anda 2 milyon ve hiçbir yatırım yapılmadı. Belki o yatırımlar her yıl kısım kısım yapılsaydı, bugün biz bu sorunu yaşamayacaktık. Şehrin bütününe hâkim olmamız gerekiyor. Şu anda mevcut 2 milyonluk bir şehirde bizim 3 şubemiz var. En az 6-7 şubemizin olması gerekiyor. Yeni yönetim de bu konuda direkt diyebilirim, kendilerine teşekkür ediyoruz. Gerçekten taleplerimizi yerine getiriyorlar. Zaten bu da aldıkları araçlardan ve yapacakları binalardan belli oluyor”

“2013'teki yangında yaptığım hatayı hiç unutmadım”

Peki başkanım, son olarak şunu sormak istiyorum. Başınızdan geçen, hiç unutamadığınız bir anınız var mı? İtfaiye eriyken ya da daire başkanı olduktan sonra?

“İtfaiye... Hatta çok şeyle karşılaştık. Çok şeyle karşılaştık. Direkt sorunca belki hatırlamanız da biraz zor oluyor. O kadar sorun var ki. İlk işe girdiğim zamanı hatırlıyorum. 2013'te bir ev yangını çıkmıştı. Biz yaklaşık 45 günlük bir eğitim almıştık. Tabii bizim o zamanki tecrübeli arkadaşlarımız bize diyordu: “Siz bizimle birlikte... Biz gireceğiz, siz evden sonra gelin.” Sonra gelin tabii. Birer body olacak şekilde bizimle birlikte yangına gelin. Genelde öyle oluyor tabii. Bir iki yangına girdik. Biz de kendimizi “Tamam” diyorduk. Kayırız bir yangına... Kaynartepe Mahallesinde iki katlı bir ev yanıyordu. Bütün arkadaşlar yangına müdahale ediyor dışarıdan. Ben bir ortağımı alıp çıkıp gitmiştim. Maske takıp içeride yangına müdahale ediyordum tek başıma. Tabii bu bir yanlıştı. Eksikti. Yani yapmamam gereken bir şeydi.”

Çok şükür düz atlatmışsınız.

“Dışarıdaki o zamanki amir arkadaş dedi ki: “İçerideki kimdir?”

Benim dedim. Sonra bunun öz eleştirisini de arkadaşlar yaptı. Eleştirdiler de. Yanlış. Yani bu bir eksikti. İnsan kendini bir şeyler yapmak için adadığında böyle bir meslek...”

“112 ve itfaiyeyi gereksiz şeyler üzerinden meşgul etmeyelim”

Başkanım, son olarak burada muhakkak bir çağrınız olacaktır. Yangınlarla ilgili, asılsız ihbarlarla ilgili buradan izleyicilerimize neler söylemek istersiniz?

“Şöyle söyleyeyim. Bütün dinleyicilere ve halkımıza, vatandaşlarımıza, arkadaşlarımızdan, vatandaşlarımızdan ricamızdır. Gerçekten 112 ve itfaiyeyi gereksiz şeyler üzerinden meşgul etmeyelim. İtfaiyeci arkadaşlar belki siz de gördünüz, videolarımız, araç kameralarımız var. Gerçekten ciddi bir meslek icra ediyorlar ve insan hayatına önem veriyorlar. Bu çok kutsal bir meslektir. “Geç geldi” gibi bu tür söylemleri, bu tür yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Arkadaşlarımız ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Sonuçta bu bir meslek icabıdır. Kendilerini de riske atmamaları gerekiyor. Bizim için bu kadar fedakârca emek veren, mücadele eden, bir şeyleri başarmaya çalışan, insan hayatını kurtarmaya çalışan, insanın maddi manevi bütün varlıklarını kurtarmaya çalışan arkadaşlarımıza ciddi anlamda güç vermek gerekiyor, saygı göstermek gerekiyor. Avrupa standartlarında belki de en kutsal ve en saygın görülen mesleklerden biridir. O niye burada olması? Türkiye'de ve bunun olması. Özellikle Diyarbakır'da halkımızın bu bilince, demokratik, eşit, adaleti savunan bir halk, bir kitle olarak bu arkadaşlara bu şekilde güç, kuvvet vermesi gerekiyor. İtfaiyeyi her zaman desteklemelerini bekliyoruz. Anız yangınlarına da dikkat etmeliyiz.”

Son olarak anız yangınları konusunda mesajınız nedir?

“Sonuçta anız yangını yapmazsan hem dünyamıza, hem ekolojimize, hem de geleceğimize zarar vermezsin”

Başkanım çok teşekkür ederim.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM