DİYARBAKIR HABER- Güneydoğu Tekstil İş İnsanları Derneği (GÜNTİAD), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ile Moda ve Hazır Giyim Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen “Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlama Arayışı Diyarbakır Çalıştayı”, sektör temsilcilerini, iş insanlarını ve kamu paydaşlarını bir araya getirdi. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye’nin sanayi ve teşvik politikalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak tekstil sektöründeki krizin derinleştiğini söyledi.
Konuşmasına dikkat çekici bir benzetmeyle başlayan Kaya, yanlış yön belirlenerek çözüm üretilemeyeceğini vurguladı.
“Bir Kürt deyimiyle ifade etmek isterim; Ankara’dan İstanbul’a gitmek isterken kendinizi Bolu’da buluyorsanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften o kadar uzaklaşırsınız. Önce yönünüzü doğru belirlemeniz gerekir” diyen Kaya, Türkiye’de kriz dönemlerinde alınan ekonomik kararların çoğunda temel sorunun yanlış yön tayini olduğunu savundu.
“Merkezden Dayatılan Çözümler Sonuç Vermiyor”
Türkiye’de ekonomik krizlere karşı geliştirilen politikaların yerelin gerçeklerinden kopuk olduğunu belirten Kaya, özellikle sanayi ve tekstil sektöründe çözüm adı altında atılan adımların sorunu çözmek yerine büyüttüğünü söyledi.
Yerelden gelen taleplerin ve saha analizlerinin dikkate alınmadığını ifade eden Kaya, “Sorunun ne olduğunu doğru tespit etmeden geliştirilen her çözüm eksik kalır. Yıllardır merkezden formüller hazırlanıyor ve ülkenin her yerine aynı reçete uygulanıyor. Ancak Diyarbakır’ın, bölgenin ve tekstil sektörünün gerçekleri farklı” dedi.
GÜNTİAD ve Moda ve Hazır Giyim Federasyonu’nun düzenlediği çalıştayın bu nedenle önemli olduğunu belirten Kaya, çözümün sahadan çıkması gerektiğini söyledi.
“22 Yıllık Teşvik Politikası Amacına Ulaşmadı”
Konuşmasında Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan teşvik sistemine sert eleştiriler yönelten Kaya, sistemin bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmak bir yana daha da büyüttüğünü savundu.
DTSO’nun Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verileri üzerinden yaptığı değerlendirmeleri paylaşan Kaya, teşvik sisteminin temel hedefinin geri kalmış bölgeleri desteklemek olduğunu ancak rakamların tam tersini gösterdiğini ifade etti.
Kaya; “1’inci ve 2’nci bölge teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5’inci ve 6’ncı bölgedeki 29 ilin toplam payı yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu tablo teşvik sisteminin amacına ulaşmadığını açıkça ortaya koyuyor” dedi.
Yeni teşvik düzenlemelerinde de köklü reform yerine mevcut sistemin küçük değişikliklerle sürdürüldüğünü ifade eden Kaya, bunun sonuç vermeyeceğini savundu.
“3-5 Liralık Destekle Bu Kriz Çözülmez”
Tekstil sektörünün yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Kaya, deprem, jeopolitik riskler ve artan maliyetler nedeniyle sektörün ciddi darbe aldığını söyledi.
Bölgenin hem deprem riski taşıdığını hem de jeopolitik olarak kırılgan bir coğrafyada bulunduğunu hatırlatan Kaya, bu gerçekler dikkate alınmadan geliştirilen destek paketlerinin yetersiz kaldığını ifade etti.
Kaya; “Tekstil gibi emek yoğun bir sektörde yalnızca 3 bin 500 liralık destekle sorunun çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Önce bu sektör neden bu noktaya geldi, bunun doğru analiz edilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“10 Yıl Önce Kurulan Fabrikalar Şimdi Kapanma Noktasında”
Diyarbakır Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’nin kuruluş sürecine de değinen Kaya, büyük umutlarla başlatılan yatırım hamlesinin bugün ciddi risk altında olduğunu söyledi.
Yaklaşık 10 yıl önce kurulan organize sanayi bölgesinde 100’e yakın fabrikanın faaliyet gösterdiğini belirten Kaya, bu yatırımların büyük kısmının İstanbul’dan ve farklı kentlerden bölgeye gelen yatırımcılar tarafından yapıldığını ifade etti.
DTSO Başkanı Kaya; “Bu insanlar sadece teşvik için değil, bölgeye inandıkları için geldi. Ancak bugün aradan 10 yıl geçmeden fabrikaların neredeyse yarısı kapanma noktasına geldi” dedi.
Sanayi yatırımlarının günübirlik kararlarla alınmadığını vurgulayan Kaya, yatırımcıların milyonlarca liralık sermayeyi uzun vadeli planlarla bölgeye taşıdığını belirtti.
Kaya; “Bir fabrika kurmak dükkân açıp kapatmak gibi değildir. Yatırımcı en az 5 yıllık geri dönüş hesabı yapar. Ama siz 10 yıl dolmadan yatırımcıya ‘iş gücü maliyeti değişti, yapacak bir şey yok’ diyemezsiniz” ifadelerini kullandı.
İstihdam 20 Bin Hedefinden 4 Bine Geriledi
Tekstil sektöründeki istihdam kaybının da dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirten Kaya, başlangıçta 20 bin kişilik istihdam hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.
Sektörün bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştığını ancak son krizlerle birlikte bu rakamın 4 binlere kadar düştüğünü açıklayan Kaya, bu tablonun sadece Diyarbakır için değil, bölge ekonomisi için de ciddi bir tehdit olduğunu ifade etti.
“Tekstil Bu Ülkenin Genetiğinde Var”
Konuşmasının sonunda tekstilin Türkiye için stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Kaya, kamu otoritesine çağrıda bulundu.
“Cumhuriyetin kuruluşu tekstille başlamış, bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Bu sektörün bu ülkede kalması gerekiyor. Ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı” diyen Kaya, kamu kaynaklarının sanayiye daha güçlü yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin Varlık Fonu ve TOKİ gibi büyük ekonomik araçlara sahip olduğunu belirten Kaya, bu yapıların yalnızca inşaat ve finans değil üretim odaklı sanayi yatırımlarına da destek vermesi gerektiğini savundu.
Çalıştayın somut sonuçlar doğurmasını umduğunu ifade eden Kaya, sahadan gelen önerilerin dikkate alınması halinde tekstil sektörünün yeniden güç kazanabileceğini söyledi.





