DİYARBAKIR HABER - Diyarbakır’da uzun yıllardır ihtiyaç sahibi ailelere yönelik yaptığı çalışmalarla tanınan Enver Geçmez, hayırsever vatandaşlarla yardıma muhtaç aileler arasında adeta bir iyilik köprüsü kuruyor.

Yaklaşık 20 yıldır çeşitli şekillerde yardım çalışmalarının içerisinde yer alan Geçmez, bu yolculuğunun nasıl başladığını anlatırken, iyilik yapma konusunda yaşadığı değişimin kendi hayatındaki önemli bir dönüm noktasının ardından gerçekleştiğini ifade etti.

Geçmez, çocukluk döneminde çevresinde gördüğü olaylardan ve daha sonraki süreçte yaptığı okumalar ile yaşadığı manevi değişimden etkilendiğini belirterek, ihtiyaç sahiplerine destek olma çalışmalarına bu süreçten sonra daha fazla yöneldiğini söyledi.

Köprü3-1

“İyilik yaptıkça çok güzel şeylerle karşılaştık”

Yardım faaliyetlerine başladıkça farklı hayatlara dokunduğunu ve bunun kendisi açısından da önemli bir deneyime dönüştüğünü anlatan Geçmez, zaman içerisinde yaşadığı bazı olayların kendisini daha fazla yardım yapmaya teşvik ettiğini dile getirdi.

Geçmez, insanların zor zamanlarında yanında olmanın ve bir aileye destek olmanın kendisine büyük bir mutluluk verdiğini belirterek, “Bu işleri yaptıkça çok güzel şeylerle karşılaştık. Kendi ihtiyacımız olduğu yerde Allah’ın yardımını gördük. Bu tadı aldıkça daha da çok bu adımları atmak için bize bir zevk verdi” ifadelerini kullandı.

“İyiliği bile eleştiren insanlarla karşılaşıyoruz”

Yardım çalışmalarının her zaman kolay olmadığını da vurgulayan Geçmez, bir tarafta büyük bir duyarlılık gösteren hayırseverlerin bulunduğunu, diğer tarafta ise yapılan yardımları eleştiren insanların olduğunu söyledi. Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerinden hayırseverlerin kendilerine destek olduğunu aktaran Geçmez, buna rağmen yapılan iyiliklerin dahi eleştirilebildiğine dikkat çekti. Geçmez, küçük bir canlıya yapılan yardımın bile bazı insanlar tarafından eleştirilebildiğini belirterek, “Bizim için önemsiz olan şeyler bazı insanlar için çok büyük önem taşıyor” dedi.

Diyarbakır’da “Allah belanı versin” dedi, işinden oldu!
Diyarbakır’da “Allah belanı versin” dedi, işinden oldu!
İçeriği Görüntüle

Köprü1

“Bizim israf ettiğimiz şeylerle birçok aile mutlu olabilir”

Geçmez’in yardım çalışmalarındaki en dikkat çekici çağrılarından biri ise insanların ellerindeki imkanları yeniden değerlendirmeleri yönünde oldu. Toplumda ihtiyaç fazlası olarak görülen pek çok eşyanın başka bir aile için büyük bir anlam taşıyabileceğini belirten Geçmez, kullanılabilir durumdaki eşyaların çöpe atılmak yerine ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını istedi.

Geçmez, “Bizim israf ettiğimiz şeylerle birçok aile mutlu olabilir. Buradan gerçekten bütün hayırseverlere, bütün herkese sesleniyorum. Bizim beğenmediklerimizle birçok insan mutlu olabilir. Siz de bunları değerlendirin” diye konuştu.

İnsanların yaşadıkları mahallelerdeki ihtiyaç sahiplerini görmeleri gerektiğini ifade eden Geçmez, herkesin kendi imkanları ölçüsünde destek olmasının toplumda önemli bir dayanışma oluşturacağını söyledi.

Yardımın doğru kişiye ulaşması için aileleri araştırıyor

Enver Geçmez’in çalışmalarında en fazla önem verdiği konulardan biri ise yapılan yardımın gerçekten ihtiyaç sahibi kişiye ulaşması. Hayırseverlerden gelen destekleri doğrudan dağıtmak yerine öncelikle ihtiyaç sahibi olduğu belirtilen aile hakkında araştırma yaptığını anlatan Geçmez, bu süreçte mahalle muhtarlarıyla da iletişim kurduğunu söyledi. Ailenin gerçek durumunu anlamak için mümkün olduğunca yerinde tespit yaptığını belirten Geçmez, yardım faaliyetlerinde istismar ve dolandırıcılık vakalarıyla da karşılaşılabildiğine dikkat çekti.

Geçmez, bazı kişilerin ihtiyaç sahibi olmadığı halde yardım talebinde bulunabildiğini, bazı kişilerin ise yoksul ailelerin durumunu kullanarak kendilerine menfaat sağlamaya çalışabildiğini ifade etti. Bu nedenle yardım konusunda yalnızca duyuma göre hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayan Geçmez, “Gidip yerinden tespit etmek, ailenin durumunu görmek doğru olan da bu” dedi.

Köprü4-3

Geçmişteki görevleri yardım çalışmalarına rehberlik ediyor

Geçmez, yaptığı sosyal yardım çalışmalarında geçmişte edindiği deneyimlerin de kendisine önemli katkı sağladığını söyledi. Daha önce üç yıl Sur Sosyal İşler Başkanlığı yaptığını belirten Geçmez, yaklaşık bir buçuk yıl Dünya Uyuşturucuyla Mücadele İl Başkanlığı görevinde bulunduğunu ve sekiz yıl boyunca da Kızılay’da gönüllü olarak görev yaptığını ifade etti. Bu görevler sayesinde hem sosyal yardım çalışmalarının resmi boyutuna hem de sahadaki gerçeklere yakından hakim olduğunu anlatan Geçmez, bugün yaptığı yardımlarda da bu deneyimlerden yararlandığını söyledi.

“Yardım ederken de güvenliğe dikkat edilmeli”

Yardım yapmak isteyen vatandaşlara önemli bir uyarıda da bulunan Geçmez, özellikle tanımadıkları ailelere yardım götürürken kişisel güvenliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Yardım götürülecek kişinin kadın olması durumunda kadın bir gönüllünün de yardım ekibinde bulunmasının daha doğru olacağını belirten Geçmez, mümkün olduğunca iki kişinin birlikte hareket etmesini tavsiye etti. Geçmez, değişen toplumsal koşullar nedeniyle yardım faaliyetlerinde dahi dikkatli olunması gerektiğini ifade ederek, “Tespitin iyi yapılması, tespitten sonra güzel bir şekilde yardımın yapılması en uygun şeydir” diye konuştu.

“Son Gül Abla’nın son günlerinde acı çekmemesi bizi mutlu ediyor”

Röportaj sırasında son dönemde yardım çağrısıyla gündeme gelen Son Gül Abla’nın sağlık durumuna da değinen Geçmez, hastalığın dördüncü evresinde olduğunu söyledi. Son Gül Abla’nın durumuyla ilgili kamu kurumlarının da devreye girdiğini belirten Geçmez, Diyarbakır Valisi’nin konuyla yakından ilgilendiğini ve ilgili kurumların harekete geçirildiğini ifade etti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün de gerekli çalışmaları yaptığını belirten Geçmez, tedavi sürecinin ardından uygun bir bakım ortamında yaşamını sürdürmesinin kendileri açısından önemli olduğunu söyledi. Geçmez, “Büyük hastalığı ilerlemiş. En azından bu son günlerinde acılarının dinmesi, acı çekmemesi bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

Köprü2-2

“Ben bir köprüyüm, yüzlerce aileye ulaştık”

Yaklaşık 20 yıllık yardım serüveninde kendisini bir “köprü” olarak tanımlayan Geçmez, aslında yaptığı çalışmanın hayırseverlerin desteği olmadan sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Başlangıçta birkaç aileye kendi imkanlarıyla destek olabileceğini düşündüğünü ancak zaman içerisinde ulaşılan aile sayısının yüzleri geçmesiyle daha fazla hayırseverin desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Geçmez, “Ben bir köprüyüm. Keşke beş tane aile olsaydı, hiçbir hayırseveri de rahatsız etmezdim. Kendi imkanlarımla yapardım. Ama yüzlerceyi geçti” dedi.

“Bir sigara parası bile bir ailenin mutluluğuna ortak olabilir”

Hayırseverlere çağrısını yineleyen Geçmez, büyük miktarlarda yardımlar beklemediğini, küçük katkıların dahi bir araya geldiğinde önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. İnsanların günlük hayatlarında çok küçük gördüğü harcamaların, ihtiyaç sahibi bir aile için büyük bir destek anlamına gelebileceğini belirten Geçmez, “Hayırseverlerin bir sigara parasıyla herkesin birlikte adım atması, belki yüzlerce ailenin sevincine, mutluluğuna ortak olmalarıdır” ifadelerini kullandı. Geçmez, toplumun kendi çevresindeki ihtiyaç sahiplerine karşı daha duyarlı olmasını isteyerek, herkesin gücü nispetinde elinden gelen desteği vermesi halinde çok daha fazla ailenin hayatına dokunulabileceğini söyledi.

Yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğü yardım faaliyetlerinde kendisini ihtiyaç sahipleri ile hayırseverler arasında bir aracı olarak gören Enver Geçmez, çağrısını ise şu sözlerle tamamladı: “Gerçekten hayırsever insanları buradan canı gönülden tebrik ediyorum. Bu duyarlılığı sizden bekliyorum. Allah sizinle hayrınızı hep kabul etsin.”

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM