DİYARBAKIR HABERy-Diyarbakır’daaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte sulama kanalları, dere yatakları ve baraj çevrelerinde yaşanan boğulma vakaları, Su Altı Arama Kurtarma ekiplerinin zorlu çalışmalarını bir kez daha gündeme getiriyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan Su Altı Arama Kurtarma Dalgıç Ekibi Amiri Ercan Baran, ekibin 2006 yılında kurulduğunu, bugün 8 kişilik profesyonel dalgıç ekibiyle görev yaptıklarını söyledi.
Diyarbakır merkez ve ilçelerinin yanı sıra ihtiyaç halinde çevre illere de destek verdiklerini belirten Baran, özellikle piknik alanlarında yaşanan boğulma vakalarına dikkat çekti.
Baran, “İnsanlar sudan ne kadar uzak kalırsa bizim işimiz de o kadar kolaylaşıyor” derken, yüzme havuzlarının yaygınlaştırılmasının özellikle çocuk ve gençlerde boğulma vakalarının azaltılması açısından önemli olduğunu vurguladı.
2006’da kuruldu, bugün 8 profesyonel dalgıçla görev yapıyor
Amirim, öncelikle Su Altı Arama Kurtarma ekibiniz ne zaman kuruldu ve hangi amaçla faaliyet gösteriyor?
“Ekibimiz 2006 yılında, Osman Baydemir döneminde Sayın Belediye Başkanı tarafından kuruldu. İlk kurulduğunda 4 kişilik bir ekipti. Daha sonra sayımız 6’ya çıktı. Şu anda ise 8 kişilik bir ekip olarak görev yapıyoruz. Bölgesel olarak özellikle Diyarbakır merkez, merkez ilçeler ve merkeze bağlı sulama kanallarında arama-kurtarma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu anda bulunduğumuz Tılham bölgesindeki baraja bağlı akarsu yatağında da çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
8 kişilik ekibinizin tamamı profesyonel dalgıçlardan mı oluşuyor?
“Evet, ekibimiz profesyonel. Ancak profesyonel dalgıç olmadan önce arkadaşlarımız çeşitli eğitimlerden geçiyor. Öncelikle yüzme havuzlarında yüzme teknikleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Daha sonra dalış eğitimleri başlıyor. İlk eğitimler havuzlarda gerçekleştiriliyor. Ardından deniz bölgelerine giderek eğitimlerimizi tamamlıyoruz”
Bu eğitimlerin belli bir sistemi var mı?
“Dalgıçlık eğitimleri 1, 2 ve 3 yıldız şeklinde ilerliyor. 1 yıldız daha çok amatör seviyede, 2 yıldız yarı profesyonel, 3 yıldız ise profesyonel seviyeyi ifade ediyor. Bizim ekibimizdeki arkadaşlarımız 3 yıldızlı profesyonel dalgıçlardan oluşuyor.”

“30 gün aradığımız cenaze oldu”
Göreve gittiğinizde ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
“Aracımız aynı zamanda 112’nin arama-kurtarma aracı. Genellikle büyük bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ancak zaman zaman trafik yoğunluğu nedeniyle olay yerine ulaşmakta gecikebiliyoruz. Bu da bizim dışımızda, trafik yoğunluğundan kaynaklanan bir durum. Diyarbakır’da 112 ekiplerine yol verme konusunda bilinç yavaş yavaş oturuyor. İnsanlar bu konuda daha duyarlı hale geliyor. Bu da bizim işimizi biraz daha kolaylaştırıyor.”
Diyarbakır dışında da görevlendiriliyor musunuz?
“Talep geldiğinde özellikle yakın illere gidiyoruz. Diğer illerde de dalgıç ekipleri var. Ancak ihtiyaç olduğunda, özellikle cenaze aramalarında bizden destek istenebiliyor ve ekip olarak bölgeye gidiyoruz”
En kısa sürede ve en uzun sürede sonuçlandırdığınız arama ne kadar sürdü?
“Olayın bulunduğu bölgeye ve uzaklığına göre değişiyor. Yıllar önce, 2008-2009 olabilir, yaklaşık 50 dakika içerisinde bir cenazeye ulaşmıştık. Maalesef ölü olarak bulduk. Ama en uzun süren aramalarımızdan biri Dersim bölgesinde oldu. Yaklaşık 30 gün boyunca arama yaptık ve 30. günün sonunda cenazeye ulaşabildik”
2026’da yaklaşık 29 ölü vakamız var”
Özellikle piknik alanlarında vatandaşların suya girmesi konusunda ne söylemek istersiniz?
“Diyarbakır sıcak bir bölge. İnsanlar serinlemek ve piknik yapmak için su kenarlarına geliyor. Ne kadar kural koyarsanız koyun, ne kadar uyarı levhası yerleştirirseniz yerleştirin, insanları sudan tamamen uzak tutmak kolay değil. Benim vatandaşlara önerim şu: Pikniğe geliyorsanız sudan uzak durmaya çalışın. Özellikle yüzme bilmiyorsanız kesinlikle suya girmeyin. Yüzme biliyorsanız bile suyun tehlikelerini bilerek hareket edin. Özellikle akıntılı bölgelerde suya girilmemesi gerekiyor. Bizim için tehlikeli olan bir su, normal bir vatandaş için çok daha tehlikeli hale geliyor.
Geçen yıl ve bu yıl kaç vakaya müdahale ettiniz?
“Geçen yıl yaklaşık 5 araç kurtarma vakamız oldu. Boğulma olaylarında ise 32-33 civarında bir vaka olduğunu hatırlıyorum. Ayrıca yaklaşık 50-60 civarında mahsur kalma ve kurtarma olayımız oldu. Bu yıl ise maalesef yaklaşık 29 ölü vakamız var. Yaklaşık 7-8 araç vakasına müdahale ettik. Bunun yanında yüze yakın kurtarma vakamız oldu. Maalesef geçen yıla göre bu yıl bir artış var. Hem ölümlü olaylarda hem de kurtarma olaylarında artış görüyoruz.”
Bu artışın nedeni sizce nedir?
“İnsanların gidebileceği güvenli piknik alanlarının yeterli olmaması da önemli. İnsanlar bu bölgelere daha fazla geliyor. Özellikle bulunduğumuz bölge civarında yoğunluk yaşanıyor. Ancak sadece piknik alanlarının artırılması değil, yüzme havuzlarının da Diyarbakır merkezinde yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle kamuya ait yüzme havuzlarının artırılması bizim işimizi çok kolaylaştırır. Çünkü boğulma vakalarının önemli bir kısmı 12-19 yaş arasındaki çocuk ve gençlerde yaşanıyor. Çocuklar yüzme eğitimi alırsa, güvenli havuzlarda yüzmeyi öğrenirse sulama kanalları ve tehlikeli sulardan uzak durmaları daha kolay olur.”
“5 dakikadan sonra müdahale şansı yüzde 99,9 azalıyor”
Sizi en çok etkileyen ve unutamadığınız bir olay oldu mu?
“Ekibimiz içerisinde zaman zaman konuştuğumuz, unutamadığımız olaylardan biri iki kadınla ilgiliydi. İki kadın, su kenarına çamaşır yıkamaya gitmişti. Maalesef ikisi de suya kapılarak hayatını kaybetti. Birinci kadını ilk günün sonunda, akşam saatlerinde bulabildik. Diğer kadını ise yaklaşık 5 kilometre ileride, şişmiş halde bulduk. Maalesef boğulma olayları dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. Vücudun birçok yerinde parçalanmalar ve uzuv kayıpları olabiliyor. Cenazeyi bu şekilde toplamak zorunda kaldık. Bu bizim için çok kötü bir anıydı. Ama güzel anılarımız da var. Yaklaşık üç ay önce 8 çocuk, anne ve babalarıyla birlikte mahsur kalmıştı. Onları ekip olarak kurtardık. Çocukları güvenli bir şekilde çıkardık. Onların sağ salim kurtarılması bizim için büyük bir mutluluktu.”
Boğulma olaylarında zaman ne kadar önemli?
“Çok önemli. Beş dakikadan sonra müdahale şansı yüzde 99,9 oranında azalıyor. Sağlık ekipleri ellerinden geleni yapsa da maalesef boğulma vakalarında sonuç her zaman istediğimiz gibi olmuyor. O yüzden vatandaşların sudan uzak durması bizim için çok önemli.”
Son olarak vatandaşlara ne söylemek istersiniz?
“İnsanlar sudan ne kadar uzak kalırsa bizim işimiz de o kadar kolaylaşıyor. Özellikle yüzme bilmiyorsanız suya girmeyin. Akıntılı bölgelerden uzak durun. Çocuklarımızı sulama kanallarından ve tehlikeli sulardan uzak tutalım. Uyarıları kamuoyuna ne kadar fazla ulaştırabilirsek, belki bir kişinin bile hayatını kurtarabiliriz. Bizim için bir kişinin hayatını kurtarmak bile çok büyük bir mutluluk. Umarım bundan sonra daha fazla can kurtarır, daha az ölü vakayla karşılaşırız.”









