DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da bağımlılıkla mücadele yeniden gündemin merkezine taşınıyor. Yaklaşık bir buçuk yıl önce kurulan ŞİYAR BE Platformu, farkındalık çalışmaları, mahalle ve okul ziyaretleri, broşür dağıtımları ve çeşitli kurumlarla yürüttüğü çalışmaların ardından yaklaşık üç ay önce “RAB’ın hamlesi” olarak ifade edilen daha geniş kapsamlı bir mücadele sürecini başlattı. Platformun çalışmalarına yerel yönetimlerin yanı sıra siyasi partiler, kadın kurumları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve kent konseyinin ilgili yapıları da dahil oluyor.
Ergani Belediyesi Eş Başkanı ve psikolog Şiyar Güldiken, Diyarbakır’da bağımlılık sorununun geldiği noktayı, saha araştırmalarının dikkat çeken sonuçlarını, gençlerde bağımlılık riskini artıran faktörleri ve çözüm için atılması gereken adımları değerlendirdi.
Güldiken’e göre sorunun temelinde yalnızca ekonomik nedenler bulunmuyor. Geleceğe dair umudun zayıflaması, gençlerin kendilerini ifade edecek alanlarının daralması ve toplumsal yabancılaşma da önemli etkenler arasında.
İşte Şiyar Güldiken ile gerçekleştirdiğimiz kapsamlı röportaj:
“Bağımlılıkla mücadelede herkes aynı masada olmalı”
ŞİAR Platformu neden kuruldu? Diyarbakır’da böyle bir platforma neden ihtiyaç duyuldu?
“Doğrusu böyle bir ihtiyaç olduğu için ortaya çıktı. Çünkü yıllardır devam eden ve bir türlü çözülemeyen bir uyuşturucu madde bağımlılığı sorunu var. Daha önce de 2012, 2013 ve 2014 yıllarında buna benzer bir platform kentte kurulmuştu. O dönem de çalışmalar yürütüldü ancak daha sonra bir kopukluk oluştu. Biz yaklaşık bir buçuk yıl önce yeniden bu çalışmayı başlattık. İlk etapta farkındalık yürüyüşleri, broşür dağıtımları, mahalle toplantıları, kurum ve sivil toplum kuruluşu ziyaretleri, okul ziyaretleri ve okul önlerinde bilgilendirme çalışmaları yaptık. Son yaklaşık üç aydır da yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kentteki farklı kurumların dahil olduğu daha geniş bir çalışma yürütüyoruz.”
“Herkes bir şey yapmak istiyor ama kopuk kopuk gidiyor”
Peki yıllardır mücadele edilmesine rağmen bağımlılık sorunu neden bitmiyor?
“Bunun temel nedenlerinden biri, herkesin bir şeyler yapmak istemesine rağmen çalışmaların zaman zaman kopuk yürütülmesi. Devletin de bu konuda yürüttüğü ciddi çalışmalar var. Kullanım ve satış üzerinden operasyonlar gerçekleştiriliyor, kırsal alanlardaki ekim faaliyetlerine yönelik çalışmalar yapılıyor. Ancak bunların daha da geliştirilmesi gerekiyor. Toplumun bütün dinamiklerinin ve kamunun bütün kurumlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Sivil toplum ve kamu kurumlarının tamamı topyekûn bir çalışmanın içerisinde olduğunda, bu mücadele ortaklaştırıldığında çok daha hızlı sonuç alınabilir. Çünkü mesele yalnızca bir kurumun çözebileceği bir mesele değil. Bir bütün olarak çalışmadığımız sürece bu sorunu bitirmemiz mümkün değil.
“Bağımlılıkla mücadele tek bir kurumun işi değil”
ŞİAR BE Platformu içerisinde kimler yer alıyor?
“Kent konseyi var. Kent konseyinin kendi yapısı içerisinde bağımlılıkla mücadele komisyonu bulunuyor. Bunun yanında bazı siyasi partiler, yerel yönetimler, kadın kurumları, sivil toplum örgütleri ve sendikalar da çalışmanın içerisinde. Yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi Başkanımızın Sayın Vali ve İl Emniyet Müdürü ile gerçekleştirdiği görüşmeler de oldu. Bizim açımızdan önemli olan, bu ortaklaşmayı ve birlikte hareket etmeyi başarabilmek. Çünkü toplumu bu kadar zorlayan ve toplumsal çürümeyi derinleştiren bir sorunla ancak ortak bir mücadeleyle baş edebiliriz”
“Her 6 kişiden birine ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı”
Platformun yaptığı saha araştırmalarında hangi sonuçlar ortaya çıktı?
“2024 yılının sonunda Bağlar ve Ergani'de SAMER ile birlikte bir saha araştırması yaptık. Çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmada 9 ile 18 yaş arasındaki her 6 kişiden birinin uyuşturucu kullandığına dair sonuçlar çıktı. Daha sonra Diyarbakır merkez ilçelerinin her birinde ayrı ayrı yapılan saha araştırmalarında da benzer sonuçlarla karşılaşıldı. Bu nedenle önleyici ve koruyucu adımların bir an önce atılması gerekiyor. Özellikle gençlerin istihdam sorununun çözülmesi önemli.
“Sorunun temelinde sadece işsizlik yok, geleceksizlik var”
Gençlerde bağımlılığın artışında işsizlik ne kadar etkili?
“İşsizliğin elbette bir etkisi var. İnsanların çalışması, ekonomik olarak kendi hayatlarını sürdürebilecekleri bir pratiğe sahip olması önemli. Ancak “İşsizlik var, o nedenle bağımlılık artıyor” şeklinde tek başına değerlendirmek doğru değil. Bence en önemli etkenlerden biri insanların kendilerini ifade edebilecekleri bir gelecek tasavvurunun neredeyse ortadan kaybolmuş olması. Geleceksizlik, gelecekle ilgili ne yapacağını bilememek ve yabancılaşma çok önemli. Bunların tamamı birbiriyle ilişkili meseleler”

“İlk kullanım yaşı 9’a kadar düştü”
Bağımlılıkta ilk kullanım yaşının 9’a kadar düştüğü ifade ediliyor. Gerçekten böyle bir tablo var mı?
“Var. Yaptığımız saha araştırmalarında bu durum çarpıcı biçimde karşımıza çıkıyor. İlk kullanım yaşı 9’a kadar düşmüş durumda. Daha üzücü bir şey de söyleyeyim. Yaklaşık 1500 kişiyle yüz yüze yapılan bir ankette, yaşı 7 olan ve hayatında ilk kez böyle bir maddeyle tanıştığını söyleyen birkaç çocukla da karşılaştık. Yani yaş giderek düşüyor”
“Sigara, diğer bağımlılıklar açısından da önemli bir tetikleyici”
Siz özellikle sigaraya da dikkat çekiyorsunuz. Bunun nedeni nedir?
“Sigara, kullanılan diğer maddeler açısından önemli tetikleyicilerden biri. Çünkü sigara çok fazla normalize edildi. Bu kadar normalleştirilince kişinin bir üst aşamaya geçmesi daha kolay hale gelebiliyor. Bu nedenle yetişkinlerin çocukların yanında sigara içmemesi gerekiyor. Sadece kendi çocuklarımızı değil, herhangi bir çocuğu gördüğümüzde bile bu konuda duyarlı olmamız lazım. Özellikle okul çevrelerinde yetişkinlerin çocuklara rol model olma sorumluluğu var. Öğretmenlerin, sağlık çalışanlarının ve diğer yetişkinlerin davranışlarının çocuklar üzerinde etkisi bulunuyor”
“Kendimizin inanmadığı bir konuda başkasını ikna edemeyiz”
Burada ailelerin ve yetişkinlerin sorumluluğu da ortaya çıkıyor.
“Kesinlikle. Şöyle düşünün: Bir baba ya da anne çocuğuna “Sigara içme” diyor ama kendisi sigara içiyor. Çocuk da dönüp “Sen neden içiyorsun?” diye soruyor. Bunun cevabını vermek kolay değil. İnsanların kendilerinin ikna olmadığı bir konuda başkasını ikna etmesi çok mümkün değil. Ortada bir çelişki oluşuyor. Bu nedenle önce bizim rol model olmamız gerekiyor.”
“Bağımlılık sadece uyuşturucudan ibaret değil”
ŞİYAR BE Platformu özellikle uyuşturucu madde bağımlılığına odaklanıyor. Ancak siz daha geniş bir bağımlılık tanımından söz ediyorsunuz.
“Evet. Öncelikli olarak uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda çalışma yürütüyoruz. Ancak genel olarak bağımlılıkla mücadele etmek gerekiyor. Çünkü birçok bağımlılık türü var. Duygusal bağımlılık, internet ve sosyal medya bağımlılığı, televizyon bağımlılığı, kumar bağımlılığı gibi birçok bağımlılık türünden söz edebiliriz. Bunların aileler ve toplum üzerinde çok ciddi sonuçları var. Kumar bağımlılığı nedeniyle ailelerin, çiftlerin ciddi sorunlar yaşadığı, yuvaların dağıldığı durumlarla karşılaşıyoruz. Ayrıca bağımlılık beraberinde suçu da getirebiliyor. Hırsızlık, gasp ve zaman zaman cinayet gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle meseleyi çok daha ciddi ele almak gerekiyor.”
“Bütün kamu kurumlarını bu mücadelenin içine almak istiyoruz”
Önümüzdeki süreçte diğer kamu kurumlarını ve toplumsal kesimleri de bu çalışmanın içine dahil etmeyi düşünüyor musunuz?
“Elbette. Toplumun bütün dinamiklerinin ve kamunun tüm kurumlarının bütün olanaklarıyla bu çalışmaya dahil olması gerekiyor. Çünkü bağımlılık meselesi yalnızca uyuşturucu veya uyarıcı maddelerle sınırlı değil. İnsanları bağımlı hale getiren çok farklı alanlar var. Dolayısıyla bunun karşısında da topyekûn hareket etmemiz gerekiyor. İl Emniyet Müdürlüğü ve Valilik ile görüşmeler gerçekleştirildi. İlçelerde emniyet, jandarma, kaymakamlıklar, müftülükler, kanaat önderleri, muhtarlar ve toplumun farklı kesimleri bu çalışmanın içerisinde olmalı. Gerekirse camilerde vatandaşlarla toplantılar yapılmalı. Muhtarlarla, mahallelerle, ilçelerle konuşulmalı. Kim küçük bir katkı sunmak, öneri getirmek veya birlikte çalışmak istiyorsa biz buna açığız”
“Sadece polisiye tedbirlerle bu sorun çözülemez”
Bağımlılıkla mücadelede mahalle ve ilçe ölçeğinde nasıl bir çalışma yürütülmeli?
“Sadece polisiye tedbirlerle bu sorunun altından kalkmak mümkün değil. Elbette güvenlik ve kolluk tedbirleri olmazsa olmaz. Ancak bunun yanında toplumsal duyarlılığın da oluşması gerekiyor. Mahallelerde vatandaşlarla toplantılar yapılmalı. Muhtarlarla bir araya gelinmeli. İnsanların önerileri dinlenmeli. Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca bağımlı bireyle mücadele etmek değildir. Aynı zamanda bağımlılığı ortaya çıkaran ve teşvik eden koşullarla da mücadele etmektir.”

“Tedavi sonrası kişiye yeniden hayat kurma imkânı sunulmalı”
Rehabilitasyon sonrası süreç için nasıl bir model düşünüyorsunuz?
“2018 yılında Cumhurbaşkanlığı'nın 100 günlük eylem planlarından birisi sosyal uyum projesiydi. Bu proje gerçekten önemli bir başlangıçtı. Uygulanabilirse çok ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Şöyle düşünün: Bir bağımlı birey tedavi olmak istediğinde ilgili kuruma başvuruyor. Tedavi merkezine yönlendiriliyor ve en az 21 günlük bir tedavi süreci uygulanıyor. Daha sonra kişi işsizse ve çalışmak istiyorsa istihdam alanına yönlendiriliyor. Kamuda uygun bir alan varsa oraya, yoksa iş insanlarıyla ortaklaşarak bir işe yerleştirilmesi hedefleniyor. Ancak mesele sadece iş bulmak da değil. Kişinin ekonomik sorunları, aile sorunları, ev içi problemleri veya psikolojik sorunları varsa bütün bunlara ilişkin danışmanlık hizmetlerinin de yürütülmesi gerekiyor”
“Diyarbakır’da tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurulacak”
Bu konuda somut bir proje var mı?
“Büyükşehir Belediyemiz ile Valilik bu konuda görüşmeler yürüttü. Hazineye ait bir arazinin tahsisi konusunda çalışmalar yapılıyor. Bu arazide Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bir tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurulması planlanıyor. Farklı kentlerdeki modeller de incelendi. Arkadaşlarımız bazı merkezleri yerinde görerek uygulama biçimlerini ve ihtiyaçları değerlendirdi. Burada tedavinin yanında meslek edindirme alanları ve hobi bahçeleri gibi bölümlerin de olması planlanıyor.
“Biz sadece bağımlılıkla mücadele etmiyoruz; yeniden hayatı inşa etmeyi hedefliyoruz”
Bu merkezle birlikte nasıl bir yaklaşım hedefleniyor?
“Biz yalnızca bağımlılıkla mücadele etmiyoruz. Biz iyileşmeyi, yeniden hayata tutunmayı ve yeniden yaşamı inşa etmeyi ifade ediyoruz. Ama bağımlılığa sevk eden ve bağımlılığı teşvik eden alanlarla da mücadele ediyoruz. Örneğin belediyelerin sınırları içerisindeki metruk yapıların ortadan kaldırılması bu mücadelenin bir parçası. Sadece Ergani'de 27 metruk yapıyı ortadan kaldırdık. Bağlar Belediyesi'nde 50'den fazla metruk yapı konusunda çalışma yapıldı. Diğer ilçe belediyelerinde de benzer çalışmalar yürütülüyor.”
“Aydınlatma da bağımlılıkla mücadelenin bir parçası”
Metruk yapılar dışında belediyelerin yapabileceği başka çalışmalar var mı?
“Elbette. Mezarlıkların, parkların ve sokakların daha aydınlık ve güvenli hale getirilmesi gerekiyor. Belediye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu konuda DEDAŞ ile de çalışmalar yürütülüyor. Aydınlatma konusunda DEDAŞ'ın da üzerine düşeni yerine getirmesi önemli. Çünkü bağımlılıkla mücadele sadece bir alanda yapılabilecek bir mücadele değil. Fiziki çevreden sosyal yaşama, eğitimden istihdama kadar birçok alanı kapsıyor.”
“Bu çocuklar hepimizin çocukları”
Son olarak Diyarbakır kamuoyuna ve ailelere ne söylemek istersiniz?
“Sadece polisiye ve güvenlik yöntemleriyle bu sorunu çözmek mümkün değil. Ama bunlar olmazsa olmaz. Bunun yanında toplumsal duyarlılık da oluşmak zorunda. Artık hiçbirimiz yalnız değiliz. Ama aynı zamanda hiçbirimiz bu haliyle tamamen güvende de değiliz. Bu çocuklar hepimizin çocukları, bu gençler hepimizin gençleri. Hiç kimse “Benim çocuğum değil, benim gencim değil” dememeli. “Bana ne” anlayışı ve bireycilik bizi bu hale getirdi. O halde yeniden duyarlı olma halimizi gözden geçirmemiz, yeniden şapkamızı önümüze koymamız gerekiyor”




