DİYARBAKIR HABER- Sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırlaması ve çocukların gelişimine etkileri gündemdeki yerini koruyor. Psikolojik Danışman Ahmet Yeşil, sosyal medyanın çocukların psikolojik gelişimi, özgüveni, dikkat süresi ve eğitim hayatı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Yeşil, çocukları teknolojiden tamamen uzaklaştırmanın mümkün olmadığını belirterek asıl hedefin teknolojinin bilinçli ve kontrollü kullanılması olması gerektiğini söyledi.
Çocukların ve gençlerin sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamalar tartışılırken, ekran karşısında geçirilen sürenin gelişim üzerindeki etkileri de yeniden gündeme geldi. Özellikle eğitim çağındaki çocukların derslere odaklanma, sorumluluklarını yerine getirme ve akademik başarılarını sürdürme konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çekiliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Özel Seçkin Kadro Eğitim Kursu Psikolojik Danışman Ahmet Yeşil, sosyal medya kullanımına getirilecek sınırlamaların çocukların gelişimini desteklemek amacıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Yeşil, teknolojinin günümüz yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek çocukları teknolojiden tamamen mahrum bırakmak yerine, doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine işaret etti.
Sosyal medya çocukların benlik algısını nasıl etkiliyor?
Ergenlik döneminin bireyin kimliğini ve benlik algısını oluşturduğu kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Yeşil, sosyal medyadaki beğeni ve takipçi sayılarının çocukların kendilerini değerlendirme biçimini etkileyebildiğini söyledi.
Sosyal medya üzerinden yapılan kıyaslamaların bazı çocuklarda yetersizlik ve özgüven sorunlarına yol açabileceğini belirten Yeşil, takipçi sayısı düşük olan çocukların kendilerini değersiz hissedebildiğini, takipçi sayısı yüksek olanların ise kendilerini daha güçlü görebildiği bir ortam oluşabildiğini ifade etti.
Bu durumun zamanla akran zorbalığını besleyebileceğine dikkat çeken Yeşil, çocukların kendi değerlerini sosyal medyadaki rakamlar üzerinden belirlemelerinin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kısa videolar dikkat süresini azaltıyor mu?
Sosyal medyada yaygınlaşan kısa videoların çocukların dikkat alışkanlıkları üzerindeki etkilerine de değinen Yeşil, sürekli hızlı içerik tüketmenin uzun süre bir konuya odaklanmayı zorlaştırabileceğini belirtti.
Özellikle anında sonuca ulaşmaya alışan çocukların ders çalışırken sabır göstermekte, bir konu üzerinde uzun süre düşünmekte ve masa başında zaman geçirmek konusunda zorlanabildiğini kaydeden Seçkin Kadro Özel Öğretim Kursu’nun Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) uzmanı Ahmet Yeşil, bu durumun eğitim hayatını da etkileyebileceğini dile getirdi.
Teknolojinin doğru kullanıldığında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Yeşil, çocukların dijital araçlardan tamamen uzaklaştırılması yerine, ekran süresinin ve içeriklerin kontrollü biçimde yönetilmesi gerektiğini söyledi.
“Çocuğun elinden telefonu almak tek başına yeterli değil”
Sosyal medya kısıtlamasının tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Yeşil, ailelerin çocuklarına alternatif etkinlikler sunması gerektiğini belirtti.
Yeşil, “Biz bu çocuktan telefonu aldık ama bunun yerine ne vereceğiz?” sorusunun önemine dikkat çekerek çocukların spor, müzik, kitap okuma, yürüyüş ve sosyal etkinliklere yönlendirilmesinin gerekliliğini anlattı.
Çocukların yalnızca yasaklarla yönlendirilemeyeceğini ifade eden Yeşil, onların ilgi alanlarına uygun faaliyetler oluşturulmasının hem gelişimlerini destekleyeceğini hem de ekran dışındaki yaşama katılımlarını artırabileceğini kaydetti.
“Çocuklar ebeveynlerini model alıyor”
Ailelerin teknoloji kullanımındaki tutumlarının çocukların davranışlarını doğrudan etkileyebildiğini belirten Yeşil, ebeveynlerin söyledikleriyle yaptıklarının birbiriyle örtüşmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuğuna telefonla oynamamasını söyleyen bir ebeveynin sürekli kendi telefonuyla ilgilenmesinin çelişkili bir mesaj oluşturduğuna dikkat çeken Yeşil, çocukların anne ve babalarını rol model olarak gördüğünü ifade etti.
Yeşil, ailelerin çocuklarıyla birlikte kitap okumasını, yürüyüş yapmasını ve ortak etkinlikler gerçekleştirmesini önererek dijital ekranların dışında da güçlü bir aile iletişimi kurulması gerektiğini söyledi.
Ailelere kontrol ve bilinçli kullanım çağrısı
Teknolojinin çocukların hayatında var olmaya devam edeceğini belirten Yeşil, eğitim ve ödev amacıyla kullanılan dijital uygulamaların da ebeveyn denetiminde olması gerektiğini dile getirdi.
Çocukların her ağladığında veya sıkıldığında telefonla sakinleştirilmesinin doğru bir alışkanlık olmadığını ifade eden Yeşil, yaşa uygun sınırlar belirlenmesi ve çocuklara alternatifler sunulması gerektiğini kaydetti.
Psikolojik Danışman Ahmet Yeşil’in değerlendirmesine göre, çocukların dijital dünyayla ilişkisini düzenlemek yalnızca devletin getireceği kısıtlamalarla mümkün değil. Ailelerin örnek davranışlar sergilemesi, ekran kullanımını denetlemesi ve çocukların sosyal, fiziksel ve akademik gelişimini desteklemesi de büyük önem taşıyor.







