DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır futbolunun yarım asırlık tanığı, deneyimli teknik adam Özcan Gökçeoğlu, kentin futbol geçmişini, altyapı sorunlarını ve genç futbolcuların yetişmesinin önündeki engelleri Öz Diyarbakır Gazetesi’ne değerlendirdi.
1977 yılında futbola başlayan ve yaklaşık 50 yıldır futbolun içinde yer alan Gökçeoğlu, geçmişte Diyarbakır’dan çok sayıda yetenekli futbolcunun yetiştiğini, ancak ekonomik sorunlar, kulüplerin kapanması, yetersiz tesisler ve maç eksikliği nedeniyle bu tablonun değiştiğini söyledi.
Diyarbakır’da bugün daha fazla sentetik saha bulunmasına rağmen futbolcu yetiştirme konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Gökçeoğlu, altyapıdan üst liglere uzanan planlı bir futbol yapılanmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kentteki belediyelerin spor yatırımlarını da eleştiren deneyimli teknik adam, gençlere ve yerel antrenörlere destek verilmesi çağrısında bulundu.

Gökçeoğlu ile Diyarbakır futbolunun dünü, bugünü, altyapı sorunları ve çözüm önerilerini konuştuk.
1977’den Bugüne Yarım Asırlık Futbol Yolculuğu
Hocam, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Futbola nasıl başladınız ve bugünlere nasıl geldiniz?
“Diyarbakır’da 1960 yılında doğdum. 1977’de Öz Dicle Futbol Kulübü’nde futbola başladım. Daha sonra amatör kümede mücadele ettim. Yolspor’da profesyonel lige adım attım, ardından Mardinspor ve Diyarbakırspor formalarını giydim. 1989 yılında yaşadığım sakatlık nedeniyle futbolculuk kariyerimi noktaladım ve antrenörlüğe başladım. C, B ve A lisanslarının ardından 2009 yılında profesyonel teknik direktör lisansımı aldım. O günden bugüne sporun içindeyiz. Yaklaşık 50 yıldır bu camiaya hizmet ediyoruz. Amacımız gençliğimize katkı sunmak, bir şeyler üretmek ve Diyarbakır futboluna hizmet etmek.”
Bir Zamanlar 11 Profesyonel Takım Vardı
Diyarbakır futbolunun geçmişiyle bugünü arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Eskiden çok sayıda futbolcu yetişirken bugün neden aynı başarıyı göremiyoruz?
“Bunun temelinde ekonomik sorunlar var. Futbol gerçekten zor ve maliyetli bir alan. 1980’li yıllarda Diyarbakır’da 11 tane 3. Lig takımı vardı. Bu takımların başında Diyarbakırlı teknik adamlar bulunuyordu ve futbolcuların büyük bölümü de bu kentin çocuklarıydı. Ancak zamanla ekonomik şartlar ağırlaştı. Kurum takımları desteklerini çekti, kulüpler ayakta kalmakta zorlandı ve birçoğu kapandı. Özellikle 1990’lı yıllarda başlayan ekonomik sıkıntılar, kulüplerin yapısını ciddi biçimde etkiledi. Eskiden kendi imkânlarımızla futbolcu yetiştiriyorduk. Bugün ise o altyapıyı ayakta tutmakta zorlanıyoruz. Bu değişimin en önemli nedenlerinden biri, kulüplerin ekonomik olarak desteklenememesidir.”

Saha Var, Peki Futbolcu Nerede?
Bugün geçmişe göre daha fazla sentetik saha bulunuyor. Buna rağmen neden yeterince futbolcu yetişmiyor?
“Çünkü mesele yalnızca saha yapmak değil. Futbolcunun yetişmesi için imkân, tesis, eğitim ve düzenli maç oynaması gerekiyor. Bugün saha var ama yeterli altyapı organizasyonu yok. Diyarbakır’ın nüfusu geçmişe göre çok arttı. Buna karşın çocuklarımızın yararlanabileceği, müsabaka standartlarında yeterli sayıda saha ve tesisimiz bulunmuyor. Batı’daki bazı takımların altyapı liglerinde bir sezonda 100 maça yakın karşılaşma oynadığını görüyoruz. Bizim çocuklarımız ise bir sezonda 10 maçla sınırlı kalabiliyor. Bu şartlarda aynı gelişimi beklemek mümkün mü? Bir futbolcu ne kadar çok maç oynarsa kendisini o kadar geliştirir. Gençlerimizin daha fazla karşılaşmaya çıkması ve düzenli eğitim alması gerekiyor.

“Ağaç Yok, Tohum Yok, Meyve İstiyorsunuz!”
Sizce Diyarbakır’da futbolcu yetişmesinin önündeki en büyük engeller nelerdir?
“Öncelikle antrenörlere imkân sunulması gerekiyor. Saha, tesis ve çalışma koşulları yetersiz olduğunda futbolcu yetiştirmek de zorlaşıyor. Ben 50 yıldır bu işin içindeyim. Görev yapan yetkililerden defalarca saha ve tesis yapılmasını istedim. Halı sahalar elbette önemli ama altyapı futbolu için daha geniş, uygun ve resmî maçların oynanabileceği tesislere ihtiyacımız var. Durumu şöyle anlatıyorum: Bir çiftçiden meyve istiyorsunuz ama ağaç yok, tohum yok, gübre yok, su yok. Üstelik ağacı dikeceğiniz tarla da yok. Sonra meyve bekliyorsunuz. Futbolda da durum aynı. Önce altyapıyı kuracağız, çocuklara çalışma ve maç oynama imkânı sağlayacağız. Ardından yetişen futbolcuların üst liglere çıkmasını bekleyeceğiz.”
Amedspor’un Başarısı İçin Altyapı Şart
Amedspor’un Süper Lig’de mücadele etmesi Diyarbakır futbolu açısından büyük bir fırsat. Sizce bu başarı nasıl kalıcı hâle getirilebilir?
“Amedspor’un başarısıyla elbette gurur duyuyoruz. Takımımızın daha iyi yerlere gelmesini istiyoruz. Ancak başarıyı sürdürebilmek için planlı bir yapılanmaya ihtiyaç var. Sadece para harcayarak kalıcı başarı elde edemezsiniz. Büyük kulüplerin bile ekonomik sorunlar yaşadığını görüyoruz. Bu nedenle altyapıdan başlayarak bir futbol piramidi kurmalıyız. Amatör kulüpler, altyapı takımları ve üst liglerdeki kulüpler arasında güçlü bir bağ oluşturulmalı. Diyarbakır’da yetişen çocuklar önce alt liglerde tecrübe kazanmalı, ardından Amedspor ve Diyarbakırspor gibi takımlara kazandırılmalı. Amedspor’un Süper Lig’de olması çok önemli. Fakat bu seviyenin arkasını dolduracak altyapı çalışmalarını da bugünden yapmalıyız.”

Belediyelere Çağrı: Gençler İçin Spor Tesisleri Yapılmalı
Yerel yönetimlere ve kentin yöneticilerine ne söylemek istersiniz? Diyarbakır futbolunun gelişmesi için hangi adımlar atılmalı?
“Sporun gençliğe hizmet olduğuna inanıyorum. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onlara spor ahlakını kazandırmak ve sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini sağlamak çok önemli. Her çocuk profesyonel futbolcu olmayabilir ama sporun kazandırdığı disiplin ve ahlak hayatı boyunca ona katkı sunar. Diyarbakır’da beş belediyemiz var. Benim en büyük beklentilerimden biri, resmî futbol müsabakalarının oynanabileceği yeterli spor tesislerinin yapılmasıdır. Bu konuyu dile getirdiğimizde yapılacağı söyleniyor. Biz de artık bu tesisleri görmek istiyoruz. Çocuklarımız sabah gelip akşama kadar emek veriyor. Antrenörlerimiz büyük fedakârlıklarla çalışıyor. Bu emeğin karşılığını alabilmeleri için onlara uygun koşullar sunulmalı. Gençlerimize, kulüplerimize ve antrenörlerimize sahip çıkmalıyız. Bu yalnızca futbol meselesi değil, aynı zamanda geleceğimize sahip çıkma meselesidir”

Yerel Kulüplere ve Antrenörlere Sahip Çıkılmalı
Son olarak Diyarbakır futbolunun geleceğine ilişkin beklentileriniz nelerdir? Kulüplere, sponsorlara ve futbolseverlere mesajınız ne olur?
“Diyarbakır’ın çocukları yetenekli. Geçmişte bu bölgeden çok sayıda futbolcu yetişti ve üst liglere gitti. Bugün de aynı potansiyel var. Ancak bu potansiyeli ortaya çıkaracak sistemi kurmamız gerekiyor. İstanbul’da çok sayıda futbol takımı var. Bu kulüpler kendi altyapılarından oyuncular yetiştiriyor ve futbol piyasasında önemli bir yer tutuyor. Biz de Diyarbakır’da daha fazla kulübe sahip olmalı, altyapı takımlarını geliştirmeli ve kendi futbolcularımızı yetiştirmeliyiz. Diyarbakırspor’u da dışarıda bırakmadan kentteki bütün kulüpleri ortak bir hedef etrafında buluşturmalıyız. Nesih AKTEPE’nin sahibi olduğu AKTEPE Grubunun amatör kulüplere verdiği destek çok kıymetli. Bu desteklerin artmasını diliyorum. Özellikle Diyarbakırlı antrenörlerimize değer verilmeli. Onlar sabahın erken saatlerinden akşama kadar gençler için emek harcıyor. Bu emeğin maddi ve manevi karşılığı olmalı. İstiyoruz ki bu memleket her alanda gelişsin, çocuklarımızın önü açılsın. Bunun yolu planlamadan, tesisleşmeden, dayanışmadan ve gençlerimize sahip çıkmaktan geçiyor”

Diyarbakır futboluna yaklaşık 50 yılını veren deneyimli teknik adam Özcan Gökçeoğlu, kentin futbol geleceğinin güçlü bir altyapı yapılanması, yeterli tesis, düzenli müsabakalar ve yerel kulüplere destekle mümkün olabileceğini vurguladı. Gökçeoğlu’nun mesajı net: Diyarbakır’da yetenek var; bu yeteneği ortaya çıkaracak imkânların ve planlamanın güçlendirilmesi gerekiyor.



