Diyarbakır’da yarım saatlik yağmur hayatı felç etti. Tıkanan mazgallar, gölete dönüşen sokaklar, su basan giriş katları, mağdur olan esnaf ve kilitlenen trafik… Peki, bu şehrin yöneticileri ne zaman kentin gerçek sorunlarına eğilecek?
Diyarbakır, tarih boyunca medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim bir şehir. Ancak bugün geldiğimiz noktada insanın sormadan edemediği bir soru var: Bu şehrin sahibi kim?
Bir şehir düşünün; yarım saat yağmur yağdığında hayat duruyor. Caddeler göle, sokaklar dereye dönüşüyor. Apartmanların giriş katlarını su basıyor, vatandaşın evine, iş yerine su doluyor. Esnaf kepenk açmak yerine dükkânına dolan suyu tahliye etmeye çalışıyor. Trafik felç oluyor, vatandaş yollarda perişan kalıyor.
Bu manzara Diyarbakır'a yakışıyor mu?
YARIM SAATLİK YAĞMUR, YILLARDIR ÇÖZÜLMEYEN SORUNLARI GÖSTERDİ
Diyarbakır'da yağmur yağması elbette doğal bir olaydır. Ancak yağmurun ardından şehrin bu kadar büyük bir kaosa sürüklenmesi doğal değildir.
Mazgallar neden tıkanıyor? Yağmur suyu drenaj hatları neden yeterli değil? Alt geçitler, köprü altları ve caddeler neden gölete dönüşüyor?
Giriş katlarında yaşayan vatandaşların korkuyla yağmuru beklemesi, esnafın her yağışta zarar görme endişesi yaşaması kabul edilebilir bir durum değildir.
Burada mesele yalnızca yağmur değil, yıllardır çözüm bekleyen altyapı ve şehircilik sorunlarıdır.
TRAMVAY VE RAYLI SİSTEM SÖZLERİYLE VATANDAŞA UMUT VERMEK YETMEZ
Büyükşehir Belediye Başkanı'nın esnaf ziyaretlerinde tramvay ve raylı sistem projelerini gündeme getirerek vatandaşlara umut verdiği görülüyor.
Elbette Diyarbakır'ın modern bir ulaşım sistemine ihtiyacı var. Tramvay ve raylı sistem bu şehrin geleceği açısından önemli projelerdir.
Ancak vatandaşın bugün yaşadığı sorunlar ortadayken geleceğin projelerini anlatmak tek başına yeterli değildir.
Önce mevcut yolları, altyapıyı, yağmur suyu kanallarını ve trafik sorununu çözmek gerekiyor. Vatandaşın beklentisi yalnızca proje açıklaması değil, günlük hayatını kolaylaştıracak somut hizmettir.
BELEDİYE İHALELERİYLE DEĞİL, ŞEHRE HİZMETLE ANILMALI
Diyarbakır'da vatandaşın gündeminde altyapı, ulaşım, temizlik, trafik ve şehir düzeni var. Ancak kamuoyunda belediyenin ihale tercihleri ve bazı organizasyonlara sağlandığı ileri sürülen destekler de tartışılıyor.
Özellikle ihale süreçlerinin şeffaflığı, ihaleleri alan firmalarla ilgili ilişkiler ve Amedspor'a yardım sağlanmasına yönelik iddialar kamuoyunda açıklığa kavuşturulmalıdır.
Elbette Amedspor bu şehrin önemli bir değeridir. Ancak kamu kaynaklarının kullanımı söz konusu olduğunda şeffaflık ve hesap verebilirlik esas olmalıdır.
Vatandaşın sormaya hakkı var: Şehrin altyapı sorunları çözüm beklerken belediyenin öncelikleri nelerdir? İhaleler hangi ölçütlerle veriliyor? Kamu kaynakları nasıl kullanılıyor?
Bu soruların cevabı açıkça verilmelidir.
BAŞKANLAR ODA SEÇİMLERİNİN DEĞİL, ŞEHRİN SORUNLARININ PEŞİNDE OLMALI
Diyarbakır'da son dönemlerde bazı belediye başkanlarının oda seçimleri çevresindeki temasları da esnaf ve iş insanları arasında konuşulan konular arasında yer alıyor.
Elbette herkesin demokratik süreçlere katılma ve görüş bildirme hakkı vardır. Ancak kamuoyunda oluşan algı da görmezden gelinmemelidir.
Belediye başkanlarının önceliği oda seçimleriyle anılmak değil, kentin sorunlarına çözüm üretmek olmalıdır.
Esnafın dükkânını su basarken, vatandaşın evi göle dönüşürken, trafik saatlerce kilitlenirken hangi seçimlerin arkasında dolaşıldığının konuşulması bile düşündürücüdür.
Bu şehir hizmet bekliyor, çözüm bekliyor, sorumluluk bekliyor.
GALATASARAY-AMEDSPOR MAÇI GELİR, AMA ŞEHRİN SORUNLARI KALIR!
Yarın oynanacak Galatasaray-Amedspor karşılaşması şüphesiz Diyarbakır'da büyük heyecan oluşturacak. Futbolun birleştirici gücüyle vatandaşlar takımlarına destek verecek, büyük bir coşku yaşanacak.
Bazı oda başkanlarının maça gitmesi veya karşılaşmaya katılımının büyük bir lütuf gibi sunulması da ayrı bir tartışma konusu.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Futbol heyecanı geçer, tribünler boşalır, kutlamalar sona erer. Fakat vatandaşın evine dolan su, esnafın uğradığı zarar, bozuk yollar ve çözülemeyen trafik sorunu yerinde kalır.
Yarın maçın coşkusuyla bugünkü mağduriyetlerin unutulmasına izin verilmemelidir.
Diyarbakır yalnızca maç günlerinde hatırlanacak bir şehir değildir.
DİYARBAKIR SAHİPSİZ DEĞİLSE BUNUN GÖSTERGESİ HİZMETTİR
Diyarbakır'ın tarihi var, kültürü var, insanı var, potansiyeli var. Ancak bütün bunlara rağmen şehir her yağmurda aynı manzarayla karşılaşıyorsa burada ciddi bir yönetim ve planlama sorunu tartışılmalıdır.
Bir şehir yarım saatlik yağmurla felç oluyorsa, vatandaş evini korumaya çalışırken perişan oluyorsa, esnafın emeği su altında kalıyorsa bunun hesabı sorulmalıdır.
Artık vaat değil, icraat zamanı!
Artık ziyaret fotoğrafları değil, çözüm zamanı!
Artık ihale tartışmaları değil, şeffaflık zamanı!
Diyarbakır'ın yöneticilerine açık bir çağrımız var: Oda seçimlerini, siyasi hesapları ve günlük tartışmaları bir kenara bırakın. Gelin bu şehrin sokaklarına, caddelerine, altyapısına ve mağdur vatandaşlarına sahip çıkın.
*Çünkü Diyarbakır sahipsiz bir şehir değildir. Ama bugün ortaya çıkan manzara, bu kadim şehrin sahipsiz bırakıldığı izlenimini veriyor.
*Bir şehri yönetmek, yalnızca makamda oturmak ve proje açıklamak değildir. Bir şehri yönetmek, vatandaş yağmur altında kaldığında onun yanında olabilmektir.*