DİYARBAKIR HABER- Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilmesi planlanan, kasapların sucuk, kavurma ve köfte gibi ürünleri hazırlamasına yönelik yeni düzenleme, sektörde tartışmalara yol açtı. Hileli ve hatalı ürünlerin önüne geçilmesi amacıyla gündeme gelen uygulamaya Diyarbakır’daki kasap ve besiciler tepki gösterdi.
Uygulamanın mesleklerini ve üretim alışkanlıklarını olumsuz etkileyeceğini savunan sektör temsilcileri, çözümün kasapların üretim yapmasını engellemekten değil, denetim mekanizmalarını güçlendirmekten geçtiğini dile getirdi.
Diyarbakırlı kasap Abdulgani Eraslan, düzenlemeye karşı olduklarını belirterek, kasapların kendi meslekleri kapsamında sucuk, kavurma ve köfte hazırlamasının engellenmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Eraslan, birkaç hatalı ürün veya kusurlu işletme nedeniyle bütün bir sektörün cezalandırılmaması gerektiğini vurguladı.

Eraslan: “Birkaç kusurlu insan yüzünden bir memleketi cezalandırmasınlar”
Denetimlerin işin uzmanı kişiler tarafından, düzenli ve sağlıklı biçimde yapılmasını isteyen Eraslan, gerektiğinde bilirkişilerin de denetim süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Kasapların tezgâhlarından alınacak küçük numunelerle ürünlerin laboratuvar ortamında incelenebileceğini belirten Eraslan, mevzuata aykırı üretim yapan işletmelere ise caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi.
Eraslan, “Hiçbir esnaf, hiçbir kasap bugün tezgâhından alınacak 100, 200 ya da 300 gramlık bir numune için hile yapmaz. Numune alınsın, ürünler denetlensin. Bir meslektaşımızın ürününde sıkıntı çıkarsa gerekli cezai işlem uygulansın. Fakat birkaç kusurlu insanın, kusurlu ürünün yüzünden bir memleketi cezalandırmasınlar” dedi.
“Üretim fabrikasyona dönüşecek, hileli ürünün önü açılabilir”
Yeni uygulamanın üretimi fabrikasyon sisteme yönlendireceğini savunan Eraslan, toplu üretimde denetim ve kontrolün daha zor hale gelebileceğini ileri sürdü. Düzenlemenin amacının hileli ürünlerin önüne geçmek olduğunu ancak seçilen yöntemin yanlış olduğunu belirten Eraslan, asıl çözümün güçlü denetim ve laboratuvar incelemesi olduğunu söyledi.
Eraslan, büyük firmaların ürünlerinin de numune alınarak denetlenebildiğine dikkat çekerek, işletmenin büyüklüğünden ziyade üretim disiplininin önemli olduğunu ifade etti.
Diyarbakır’da denetimler sırasında usulsüzlük tespit edilen işletmelere caydırıcı cezalar verilmesi halinde diğer esnafın da kurallara uyacağını belirten Eraslan, “Ya ceza caydırıcı olacak ya da yanlış bir sisteme gidilecek. Yanlış sistem ise hataların tekrar edilmesine yol açar” ifadelerini kullandı.

“Sucuk ve kavurma Diyarbakır’ın doğal ürünleri”
Sucuk ve kavurmanın Diyarbakır’da geleneksel üretim kültürünün bir parçası olduğunu dile getiren Eraslan, kasapların bu ürünleri özellikle kış aylarında taze olarak hazırladığını söyledi. Sucuk yapımının kıyma, baharat ve hazırlama aşamalarından oluştuğunu, kavurmanın ise etin tuzlanıp pişirilmesiyle hazırlandığını anlatan Eraslan, bu ürünlerin kasapların mesleki faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Eraslan, “Bu kadar doğal bir ürünün bugün engellenmeye çalışılmasını doğru bulmuyoruz. Biz bunun durdurulmasını istiyoruz” diyerek düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Besici Hikmet Aslan: “Besici de mağdur olacak”
Düzenlemenin yalnızca kasapları değil, hayvan yetiştiricilerini de etkileyebileceğini belirten Diyarbakırlı besici Hikmet Aslan ise özellikle kıyma ve sucuk üretiminin et tüketimi açısından önemli olduğunu söyledi. Kasapların kıyma ve sucuk gibi ürünleri hazırlayamaması durumunda piyasada tüketimin yavaşlayabileceğini savunan Aslan, bunun hayvan satışlarını ve besicilerin gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Aslan, “Kasap kıyma satamazsa bu iş durur. Dana zaten kıyma ve sucuk olarak tüketiliyor. Bunlar yapılmazsa piyasada durgunluk olur. Üretici de darbe yer. Besici malını satamayacak, içeride kalacak. Bu durum besiciyi sıkıntıya sokacak” dedi.
Sektör temsilcilerinden ortak çağrı: Yasak yerine denetim
Diyarbakır’da kasap Abdulgani Eraslan ve besici Hikmet Aslan’ın açıklamaları, Bakanlığın yeni uygulamasının sektörde oluşturabileceği ekonomik ve mesleki etkileri yeniden gündeme taşıdı. Kasaplar, geleneksel üretim faaliyetlerinin engellenmemesini ve denetimlerin artırılmasını isterken, besiciler de düzenlemenin et tüketimi ve hayvan satışları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Sektör temsilcileri, hileli ve sağlıksız ürünlerle mücadelenin yasaklarla değil, etkin denetim, laboratuvar analizleri ve caydırıcı yaptırımlarla yürütülmesi gerektiğini savundu.




