DİYARBAKIR HABER - Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte Diyarbakır’da bir kırtasiye dükkanını ziyaret ederek velilerle görüştü ve okul masraflarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tanrıkulu, bir ilkokul öğrencisinin yalnızca kırtasiye ihtiyaçlarının 3 bin ila 8 bin lira arasında değiştiğini belirterek, eğitim giderlerinin aileler üzerindeki yüküne dikkat çekti.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ailelerin karşı karşıya kaldığı eğitim masraflarını gündeme getiren Tanrıkulu, Diyarbakır’da bir kırtasiye dükkanında fiyatları inceledi ve alışveriş yapan velilerle görüştü.

Diyarbakır ADSH’de başhekim görevden alınacak iddiası
Diyarbakır ADSH’de başhekim görevden alınacak iddiası
İçeriği Görüntüle

Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli maaşının 23 bin lira olduğunu, açlık sınırının ise 37 bin liraya ulaştığını ifade etti. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının yaklaşık 121 bin lira olduğunu belirten Tanrıkulu, çocukların önemli bir bölümünün yoksulluk ve sosyal dışlanmışlık içerisinde yaşadığını söyledi.

“Kırtasiye masrafı 8 bin liraya kadar çıkıyor”

Diyarbakır’daki kırtasiye fiyatlarına ilişkin konuşan Tanrıkulu, bir ilkokul öğrencisinin eğitim yılı başlangıcındaki kırtasiye giderinin 3 bin ila 8 bin lira arasında olduğunu belirtti.

Tanrıkulu, giyim masraflarının da benzer bir aralıkta olduğunu ifade ederek, “Sadece başlangıçtaki kırtasiye masrafından söz ediyorum. Giyim masrafı da yine 3 bin ila 8 bin lira arasında” dedi.

“Bir öğrencinin günlük masrafı en az 150 lira”

Okula giden bir öğrencinin gün içerisinde yaptığı harcamalara da dikkat çeken Tanrıkulu, bir tost, ayran ve su gibi temel ihtiyaçların günlük en az 150 liraya mal olduğunu söyledi.

Bu harcamanın aylık karşılığının en az 2 bin 500 liraya ulaştığını belirten Tanrıkulu, eğitim giderlerinin yalnızca kırtasiye ve giyimle sınırlı olmadığını vurguladı.

Tanrıkulu, “Bunların içerisinde okullara yapılan yardımlar, taşıma ücreti ve diğer ekstra masraflar yok” ifadelerini kullandı.

Kırtasiye

“Bir, iki, üç öğrencisi olan aileler nasıl karşılayacak?”

Ekonomik koşulların özellikle birden fazla çocuğu eğitim gören aileler üzerindeki etkisine dikkat çeken Tanrıkulu, “Peki bu yoksulluk içerisinde bir aile bütün bunları nasıl karşılayacak? Bir öğrencisi olan nasıl karşılayacak, iki öğrencisi, üç öğrencisi olan nasıl karşılayacak?” diye sordu.

Tanrıkulu, eğitim-öğretim yılının çocuklar açısından ağır ekonomik koşullar altında başladığını belirterek, eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinleştiğini savundu.

“Eğitimde fırsat eşitliği açısından rakamlar kötü”

Eğitim emekçilerinin, öğretmenlerin ve diğer çalışanların ekonomik durumuna da değinen Tanrıkulu, Eğitim-Sen, Eğitim-İş ve Memur-Sen tarafından açıklanan verilere işaret etti.

Türkiye’nin uzun süredir devam eden ekonomik politikaların sonucunda yoksulluk ve açlıkla karşı karşıya olduğunu öne süren Tanrıkulu, bunun eğitim alanındaki karşılığının ise “fırsat eşitsizliği” olduğunu söyledi.

Tanrıkulu açıklamasının sonunda yeni eğitim-öğretim yılına başlayan çocuklara ve gençlere başarı dilerken, eğitim emekçilerine de kolaylıklar ve başarı temennisinde bulundu.

Muhabir: MAHİR YÜKSEL