DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 6 Eylül 2026 tarihinde yaşanan olay, yeni iddialarla birlikte farklı bir boyuta taşındı.

Ahmet Alkalkan’ın ağır yaralandığı araç çarpmasıyla ilgili Alkalkan’ın avukatı Harun Bulut tarafından Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, olayın sıradan bir trafik kazası olmadığı öne sürüldü.

Dilekçede yer alan iddia son derece çarpıcı: Alkalkan’ın üzerine aracın bilerek sürüldüğü ve olayın önceden planlandığı ileri sürüldü.

“20 Dakika Boyunca Evin Önünde Beklediler” İddiası

Müşteki vekilinin Başsavcılığa sunduğu dilekçeye göre, şüpheliler olaydan önce Alkalkan’ın evinin bulunduğu bölgede bekledi. Üç kişinin, Alkalkan’ın evden çıkmasını beklediği ve yaklaşık 15-20 dakika boyunca bölgede keşif ve gözetleme yaptığı iddia edildi.

Dilekçede, şüphelilerin evin yaklaşık 30 metre ilerisinde beklediği, iki kişinin araç içerisinde bulunduğu, bir kişinin ise araç dışında beklediği öne sürüldü.

Avukat Bulut, bu hareketlerin çevrede bulunan güvenlik kameraları tarafından kaydedilmiş olabileceğini belirterek görüntülerin acilen incelenmesini istedi.

Araçç-1

Alkalkan evinden çıktı, araç harekete geçti

Dilekçedeki iddialara göre Alkalkan’ın evden çıkmasının ardından şüpheliler harekete geçti. Araç içerisindeki şüphelilerden birinin araçtan inerek dışarıda bekleyen kişiye haber verdiği, ardından birlikte araca bindikleri ve aracın Alkalkan’ın üzerine doğru hızlandığı öne sürüldü. İddiaya göre araç Alkalkan’a çarptıktan sonra durmadı. Yaralıya yardım etmek ya da 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramak yerine olay yerinden uzaklaşıldığı ileri sürüldü.

“Bilerek çocuğu öldürdüler!”

Olayın ardından çevrede bulunan bir tanığın sözleri de dilekçeye girdi. Avukat Bulut, tanık Reyhan Özgüç’ün olayın hemen ardından “Bilerek çocuğu öldürdüler!” şeklinde tepki verdiğini belirtti. Tanığın olayın gerçekleşme biçimine ilişkin önemli bilgiler verebileceği ifade edilerek ifadesinin alınması talep edildi.

Alkalkan Yoğun Bakımda

Olayın ardından Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Ahmet Alkalkan’ın yoğun bakıma alındığı belirtildi. Dilekçede, hastanenin 8 Eylül 2026 tarihli yazısına dayanılarak Alkalkan’ın hayati tehlikesinin devam ettiği ifade edildi. Yaşadığı ağır yaralanmalar nedeniyle olayın tüm ayrıntılarını henüz kendi anlatımıyla aktaramadığı da dilekçede yer aldı.

Bir şüpheli tutuklu, biri firari

Başsavcılığa yapılan başvuruda şüphelilerden birinin tutuklandığı, bir şüphelinin firari olduğu, diğer şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi. Müşteki vekili, özellikle olayın planlandığını ileri sürdüğü gerekçelerle adli kontrolle serbest bırakılan şüphelinin yeniden tutuklanmasını talep etti. Firari şüphelinin ise yakalanarak adli mercilere çıkarılması istendi.

“Kameralar incelensin, telefonlar araştırılsın”

Avukat Bulut, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çok sayıda delilin toplanmasını talep etti.

Bu kapsamda;

* Olay yerindeki güvenlik kameralarının incelenmesi,

* Olaydan önce ve sonra bölgedeki kamera kayıtlarının alınması,

* KGYS ve PTS kayıtlarının araştırılması,

* Şüphelilerin HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi,

* Telefon ve dijital materyaller üzerinde adli bilişim incelemesi yapılması,

Diyarbakır 5 Nolu’nun tanığı: "46 yıl sonra bile o günler gözümüzün önünden film şeridi gibi geçiyor"
Diyarbakır 5 Nolu’nun tanığı: "46 yıl sonra bile o günler gözümüzün önünden film şeridi gibi geçiyor"
İçeriği Görüntüle

* Araç üzerinde kriminal inceleme gerçekleştirilmesi,

* Tanıkların dinlenmesi,

* Olay yerinde keşif yapılması,

* Ahmet Alkalkan’ın sağlık dosyalarının incelenmesi,

* Yaralanmaların niteliği konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması talep edildi.

Kaza Kamera-4

Avukat: “Trafik Kazası Değil, Öldürmeye Teşebbüs”

Müşteki vekili Harun Bulut, dilekçesinde olayın “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesini istedi. Dilekçede; olay öncesindeki bekleme ve gözetleme iddiaları, taraflar arasındaki geçmiş husumet, aracın Alkalkan’ın üzerine sürüldüğü iddiası ve olay sonrasında kaçıldığı öne sürülerek tüm şüphelilerin eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi talep edildi.

Şimdi gözler Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüteceği soruşturmada.

Olay gerçekten bir trafik kazası mıydı, yoksa iddia edildiği gibi önceden planlanan bir saldırı mıydı? Bu sorunun yanıtını, soruşturma kapsamında toplanacak kamera görüntüleri, dijital kayıtlar, tanık ifadeleri ve diğer deliller ortaya çıkaracak.

Muhabir: MEHMET SAİT BAYRAM