DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da emekliler, artan hayat pahalılığı ve her geçen gün eriyen maaşları nedeniyle yaşadıkları ekonomik sıkıntılara tepki gösterdi. Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası aktivistleri Şahabettin Çelik, Eşref Bozkurt ve Halim Bel, emeklilerin geçim mücadelesini, düşen alım gücünü ve yoksulluğun aileler üzerindeki etkilerini anlattı. Emekliler, açıklanan enflasyon rakamlarıyla pazardaki ve marketteki gerçek fiyatlar arasında büyük fark bulunduğunu savunarak, mevcut maaşlarla insanca yaşamanın giderek zorlaştığını dile getirdi.

Emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, torunlarına harçlık veremediğini ve kira ödemekte güçlük çektiğini belirten sendika temsilcileri, ekonomik tablonun yalnızca cepleri değil, toplumsal ilişkileri ve aile yaşamını da olumsuz etkilediğini vurguladı.

Diyarbakır’da sahipsiz köpek dehşeti; Bir buçuk aydır çözüm bekliyorlar
Diyarbakır’da sahipsiz köpek dehşeti; Bir buçuk aydır çözüm bekliyorlar
İçeriği Görüntüle

“Dün bir yumurta alırken bugün yumurtanın dörtte birini bile alamıyoruz”

Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası aktivisti ve emekli Şahabettin Çelik, enflasyonun emeklilerin yaşam koşulları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarıyla diğer ölçümler arasındaki farka işaret eden Çelik, emekli maaşlarına yapılan zamların gerçek hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını savundu.

Çelik, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın emeklilerin alım gücünü ciddi biçimde düşürdüğünü belirterek, et fiyatlarındaki yükselişi örnek gösterdi. Geçmiş aylarda 700 liraya alınabilen bir kilogram etin fiyatının 900 lira civarına çıktığını söyleyen Çelik, bu ürünü satın alabilmenin bile artık herkes için mümkün olmadığını ifade etti. Ekonomik sıkıntıların yalnızca maddi kayıplarla sınırlı kalmadığını dile getiren Çelik, yoksulluğun insanlar üzerindeki psikolojik ve toplumsal tahribatına da dikkat çekti.

Çelik, yaşadıkları tabloyu şu sözlerle anlattı: “Enflasyon bizim hem cebimizdeki parayı çalmakla kalmıyor, aynı zamanda ahlaksal olarak da bizi çok kötü duruma düşürüyor. Çünkü yoksulluğun yarattığı tahribatı hiç kimse yerine getiremiyor.”

Yoksulluğun çocuklardan ailelere, dostluk ilişkilerinden toplumsal yaşama kadar geniş bir alanda etkisini gösterdiğini belirten Çelik, emeklilerin her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını söyledi.

Emekli Para

“Baş tacı istemiyoruz, bize icraat lazım”

Dört yıldır Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası bünyesinde görev yaptığını belirten emekli Eşref Bozkurt ise emeklilere yönelik siyasi söylemler ile günlük yaşamda karşılaştıkları gerçekler arasındaki çelişkiye tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı’nın emeklileri “baş tacı” olarak nitelendiren açıklamasına değinen Bozkurt, emeklilerin güzel sözlerden çok, yaşam koşullarını iyileştirecek somut adımlar beklediğini ifade etti.

Bozkurt, emeklilerin bugün yalnızca geçimlerini sağlamakta değil, ailelerine ve torunlarına destek olmakta da zorlandığını belirtti. Ev kirasını ödemekte güçlük çeken emeklilerin, pazarlarda daha uygun fiyatlı ürün bulabilmek için pazarın sonunu beklediğini, hatta tezgâhlarda kalan sebze ve meyveleri toplamak zorunda kaldığını anlattı.

Emeklilerin yaşadığı ekonomik tabloya tepki gösteren Bozkurt, taleplerinin ayrıcalık değil, insanca yaşam olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Biz baş tacı istemiyoruz. Bize sadece icraat lazım. Yani bunun icraatını görmemiz lazım. Çünkü bugün emekliler gerçekten de çok sefalet içerisinde yaşıyorlar.”

“2008’de sekiz çeyrek altın alıyordum, bugün iki tane zor alıyorum”

Emekli maaşlarının yıllar içinde alım gücünü kaybettiğini belirten Bozkurt, 2008 yılında emekli olduğunda aldığı maaşla bugün aldığı maaşın satın alma gücünü karşılaştırdı. Bozkurt, emekli olduğu dönemde maaşıyla sekiz çeyrek altın alabildiğini, bugün ise aynı karşılaştırmada iki çeyrek altını almakta bile zorlandığını ifade etti. Bu karşılaştırmanın emeklilerin yıllar içerisinde yaşadığı ekonomik kaybı ortaya koyduğunu savunan Bozkurt, maaşların yalnızca rakamsal olarak değerlendirilmemesi, gerçek satın alma gücünün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Emeklilerin yaşadıkları sorunlara karşı ortak mücadele yürütmesi gerektiğini dile getiren Bozkurt, Türkiye genelindeki emeklilerin örgütlenmesinin önemine dikkat çekti.

Emekli Park-2

Diyarbakır’da 200-300 üye var, aktif çalışan 10-15 kişi

Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası’nın örgütlenme çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Bozkurt, kentteki üye sayısının yaklaşık 200-300 civarında olduğunu, ancak aktif olarak çalışma yürütenlerin sayısının 10-15 kişiyi geçmediğini söyledi.

Emeklilerin kahvehanelerde ve günlük yaşamlarında aynı ekonomik sorunlardan şikâyet ettiğini, ancak örgütlenme konusunda çekinceler yaşadığını belirten Bozkurt, bu durumun aşılması gerektiğini ifade etti. Bazı emeklilerin çocuklarının kamu kurumlarında çalışması nedeniyle endişe taşıdığını dile getiren Bozkurt, bu kaygıların örgütlenmeye katılımı olumsuz etkilediğini savundu.

Emekli 4

Bozkurt, Türkiye genelindeki emeklilerin ortak bir çatı altında buluşması halinde hak mücadelesinin daha güçlü yürütülebileceğini belirterek, örgütlenme çalışmalarını sürdürmekte kararlı olduklarını kaydetti.

“Emek ve emekli en değersiz dönemini yaşıyor”

Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası aktivisti Halim Bel de emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların ülkenin genel ekonomik ve siyasi tablosundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Emek ve emeklinin giderek değersizleştiğini savunan Bel, ekonomik sistemin sermaye sahiplerinin varlıklarını artırmasına olanak sağlarken emeklilerin gelirlerinin yetersiz kalmasına yol açtığını ileri sürdü.

Bel, ekonomik sorunların yanı sıra fonlarla ilgili tartışmalar, çeşitli skandallar ve borsadaki dalgalanmaların da ülke ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Bu gelişmelerin maliyetinin kamu bütçesine yansıyabileceğini belirten Bel, ekonomik yükün kimler tarafından taşındığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Sermaye sahiplerine sağlanan teşviklere karşılık iş kurmak isteyenlerin çeşitli engellerle karşılaştığını savunan Bel, mevcut ekonomik düzenin emeklilerin sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını dile getirdi.

Emeklilerden ortak çağrı: “İnsanca yaşamak istiyoruz”

Üç emekli aktivistin açıklamaları, emeklilerin yaşadığı sorunların yalnızca maaş miktarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Gıda fiyatlarındaki artış, kira giderleri, azalan satın alma gücü, aile bütçesinin daralması ve geleceğe ilişkin kaygılar, emeklilerin gündelik yaşamını doğrudan etkiliyor. Diyarbakır Emekli Meclisi Sendikası temsilcileri, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların çözümü için somut adımlar atılması ve örgütlenmenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Emeklilerin talepleri ise açık: Yıllarca çalıştıktan sonra temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, kiralarını ödeyebilecekleri, torunlarına harçlık verebilecekleri ve pazarda en ucuz ürünü bulabilmek için saatlerce beklemek zorunda kalmayacakları bir yaşam. Emeklilerin ortak tepkisi, ekonomik tartışmanın ötesinde bir soruyu yeniden gündeme taşıyor: Yıllarca çalışıp ülkenin üretimine katkı sunan emekliler, yaşamlarının bu döneminde neden geçim mücadelesi vermek zorunda kalıyor?

Kaynak: MEHMET SAİT BAYRAM