DİYARBAKIR HABER- 4 Eylül 1826, Zabıta Teşkilatı’nın kuruluş tarihi olarak kabul ediliyor. Bu tarih nedeniyle 1-7 Eylül tarihleri Zabıta Haftası olarak kutlanıyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Veysi Rüzgar ile Zabıta Haftası dolayısıyla bir araya geldik. Diyarbakır gibi nüfusu hızla artan ve geniş bir coğrafyaya yayılan kentlerde zabıtanın sorumluluk alanı da her geçen gün genişliyor.
Gıda güvenliğinden hijyen denetimlerine, kaldırım işgallerinden seyyar satıcılara, toplu taşımadan okul kantinlerine kadar vatandaşın günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren birçok alanda görev yapan zabıtanın sahadaki çalışmalarını ve son 8 aylık denetim bilançosunu Veysi Rüzgar’a sorduk.
Rüzgar, zabıtanın yalnızca ceza kesen bir kurum olmadığını vurgularken, denetimlerde önceliklerinin işletmeleri cezalandırmak değil, eksiklikleri gidererek vatandaşın sağlıklı ve güvenli hizmet almasını sağlamak olduğunu ifade etti.
“Vatandaşın gözünde zabıta sadece seyyar satıcı kovalayan bir birim olarak görülüyor”
Başkanım, öncelikle Zabıta Haftası’nı kutlayalım. 4 Eylül Zabıta Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümü, 1-7 Eylül de Zabıta Haftası olarak kutlanıyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı’nın görev alanları nelerdir? Vatandaşın belki bilmediği birçok çalışma yürütüyorsunuz.
“Öncelikle günümüzü ve haftamızı kutladığınız için çok teşekkür ederim. Dün de Eş Başkanımızın katılımıyla arkadaşlarımızla bir araya geldik. Vatandaşın algısında zabıta denildiği zaman sadece bir iş yerinde değer satışı kovalayan veya seyyar satıcıları takip eden bir yapı var. Ne yazık ki yıllardır böyle bir algı yerleşmiş durumda. Ama görünmeyen çok önemli çalışmalarımız var. Özellikle gıda denetimleri konusunda çok yoğun çalışıyoruz. Kendi özel ekiplerimiz var. Sağlık Daire Başkanlığımızla oluşturduğumuz ekiplerimiz var. Yeri geldiği zaman Tarım ve Orman İl Müdürlüğü gibi paydaşlarımızla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Ticaret İl Müdürlüğü gibi kurumlarla da özellikle etiket, fahiş fiyat ve benzeri konularda ortaklaşmalarımız oluyor. İlçe belediyelerimizle de koordinasyon içerisindeyiz. Bizim çalışmalarımız 365 gün devam ediyor. Özellikle bayram öncesi ve sonrasında yoğunlaşan denetimlerimiz oluyor. Büyükşehir Belediyesi olarak trafik, hal, otogar, kapalı otoparklar, yeraltı çarşıları, meydanlar ve şehir içindeki birçok alan doğrudan ilgi alanımıza giriyor. Dolayısıyla zabıtanın görev alanı sanıldığından çok daha geniş.”

“Gıda denetimleri 365 gün devam ediyor”
Özellikle girişte de hijyen konusuna değindik. Diyarbakır’da gıda ve hijyen denetimleriniz devam ediyor mu?
“Elbette devam ediyor. Özellikle lokanta ve aşevleri gibi alanlarda Sağlık Daire Başkanlığımızla yürüttüğümüz Beyaz Bayrak Kampanyası projemiz var. Vatandaşlarımız bazı işletmelerde beyaz bayrağı veya yıldızı görüyor. Bunlar bizim belirli kriterleri karşılayan işletmelere yönelik uygulamalarımız. Bunun yanında son kullanma tarihi geçmiş veya bozulmuş gıdaların satışına yönelik çok yoğun denetimler gerçekleştiriyoruz. Fırınlarda, lokantalarda ve marketlerde ekiplerimiz sahada. Geçtiğimiz günlerde de yaklaşık 7 ton tarihi geçmiş gıdaya ekiplerimiz tarafından el konuldu ve imha sürecine gönderildi. Daha önce de farklı zamanlarda tonlarca ürünü ele geçirerek halk sağlığını korumaya yönelik çalışmalar yaptık.”

“Ekonomik zorluklar işportacılığı artırıyor”
Diyarbakır’da yıllardır tartışılan bir başka konu da kaldırım işgalleri ve seyyar satıcılık. Özellikle Gazi Caddesi, Bağlar ve Sento Caddesi gibi bölgelerde bu sorun zaman zaman gündeme geliyor. Kalıcı bir çözüm mümkün mü?
“Maalesef ekonomisi bozuk bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim taraflarımızda da ciddi ekonomik zorluklar var. Vatandaşın yönelim alanlarından biri de işportacılık oluyor. Gazi Caddesi’ni biliyorsunuz. Geçmiş dönemlerde de bu sorun vardı. Biz yaklaşık iki yıldır oradaki esnaf ve vatandaşlarla müzakere ederek bir çözüm bulmaya çalışıyoruz. Onlara alternatif pazarlar oluşturduk. Son 2-3 aydır belirgin bir iyileşme yakaladık. Ama bu başarıyı vatandaşın veya esnafın karşısında durarak değil, onlarla beraber çözüm üreterek sağlamaya çalışıyoruz. Yeterli mi? Hayır. Şehrin diğer yerlerinde, farklı bölgelerde de aynı şekilde müdahale etmekten ziyade alanları düzenlemek ve alternatif çözümler üretmek adına yoğun çaba harcıyoruz”
“Zabıtanın görevi kolay değil ama vicdani bir tarafı da var”
Zabıtalık gerçekten zor bir görev. Zaman zaman saldırılarla, tepkilerle karşılaşıyorsunuz. Bu işin zor tarafının yanında sizi rahatlatan, sevindiren bir tarafı da var mı?
“Elbette var. Biz gıda denetiminde temizliği sağladığımız zaman bunun vicdani bir rahatlığı oluyor. Bir vatandaşın sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamak, yaya geçitlerini veya kaldırımları boşaltarak insanların hayatını kolaylaştırmak bize vicdani bir rahatlık veriyor. Ama vatandaşın gözünde maalesef bazen zabıta, birinin ekmek teknesine el koyan bir imajla karşı karşıya kalıyor. Biz işin o seviyeye gelmemesi için sahada müthiş bir emek, diyalog ve efor harcıyoruz. Mümkün olduğunca sorunları o noktaya gelmeden çözmeye çalışıyoruz. Ama maalesef işin o seviyeye geldiği noktalar da var. Arkadaşlarımız zaman zaman saldırılarla karşılaşıyor. Siz de bunları takip ediyorsunuz. Artık zabıtanın bu yönünün de görülmesi gerekiyor. Sağlıklı gıdanın sağlanması, engelli geçitlerinin açılması, trafik kontrolleri, kaldırımların düzenlenmesi, toplu taşıma araçlarının denetlenmesi gibi çok önemli çalışmalar yürütüyoruz”
“Zabıta sadece ceza yazan bir birim değil”
Göreviniz sırasında unutamadığınız bir anınız oldu mu?
“Bizim yaptığımız iyi işler, görevin rutin bir parçası olarak görüldüğü için çok fazla medyanın önüne çıkmıyor. Onlarca ton bozulmuş gıdaya el koyuyoruz, kantinlerde denetimler yapıyoruz. Bunlar bizim için rutin hale geliyor. Ama başka taraftan, zabıtanın müdahil olmadığı bir olay bile bazen zabıtaya mal edilebiliyor ve kötü bir imaj oluşabiliyor. O nedenle zabıtanın yaptığı iyi işlerin de görülmesi gerekiyor”

“8 ayda 1.400 iş yeri denetlendi, 345 işletmeye ceza uygulandı”
Başkanım, son 8 ayda Zabıta olarak sorumluluk alanınızdaki iş yerlerine yönelik kaç denetim gerçekleştirdiniz?
“Sayısal veriler önümde. Zabıta Denetim Şube Müdürlüğü olarak son 8 ayda 1.400 iş yeri denetledik. Bunların 364’üne çeşitli eksikliklerin giderilmesi yönünde müdahalelerde bulunduk. Bizim burada önem verdiğimiz nokta şu: Her şeyi cezai işlemle çözmek istemiyoruz. Bir iş yerinde küçük bir eksiklik varsa işletmeye bunu söylüyoruz. “Bu konuda eksiğiniz var, standartlara uygun hale getirin” diyoruz. İkinci kontrolde aynı hata tekrarlandığı zaman maalesef cezai işlem uyguluyoruz. Tabii halk sağlığını doğrudan tehdit eden, bariz ve ciddi durumlarda ise anında müdahale ediyoruz. Son 8 aylık süreçte 345 iş yerine cezai işlem uyguladık, 5 iş yerini de mühürledik.”
“14 bine yakın minibüs denetimi yaptık”
Seyyar satıcılar ve toplu taşıma araçları konusunda da yoğun denetimleriniz var. Bu alandaki çalışmalar nasıl ilerliyor?
“Seyyar satıcılara öncelikle uyarıda bulunuyoruz. Alan dışına çıkmalarını, vatandaşın geçiş yollarını tıkamamaları gerektiğini anlatıyoruz. Son kertede müdahale etmemiz gerektiğinde de eşyalarını alıp götürmek yerine ilgili kurumlara teslim ediyoruz. Şehir içi minibüslerine yönelik de yaklaşık 14 bin denetim gerçekleştirdik. Özel halk otobüslerine yönelik ise 10 bin 879 denetim yaptık. Özel halk otobüsleriyle yaptığımız protokol ve denetimler sonrasında vatandaş şikâyetlerinde ciddi bir azalma oldu. Özellikle 65 yaş üstü vatandaşlarımız, engellilerimiz veya ücretsiz ulaşım kartı bulunan vatandaşlarımızla ilgili geçmişte yaşanan bazı sorunlar vardı. Şu anda bu şikâyetler büyük ölçüde minimize edilmiş durumda.”
“Vatandaş şikâyetlerine dönüş hızımız yüzde 96,60”
Vatandaşlardan gelen şikâyetlere dönüş konusunda durum nedir?
“Vatandaş şikâyetlerine dönüş hızımız yüzde 96,60 seviyesinde. Kalan kısmı da ihmal etmiyoruz. Vatandaşın bize ilettiği şikâyetleri takip ediyoruz. Çünkü bizim için vatandaşın sahada yaşadığı sorun önemli.”
“Okul kantinleri için denetimlerimiz devam edecek”
Okullar açıldı. Okul kantinleri de sizin sorumluluk alanınızda. Kantin denetimleriniz devam edecek mi?
“Evet, devam edecek. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmeler gerçekleştirdik. Kantinlerden sorumlu müdür yardımcılarıyla ortaklaşarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Gerektiğinde Tarım ve Orman Müdürlüğü ile de ortak denetimler yapıyoruz. Bu denetimler sadece ihbar üzerine yapılan denetimler değil. Bizim yürüyen bir sistematiğimiz var. Özellikle okullar açıldığı zaman bazı alanlarda yoğunlaşmamız gerekiyor. Örneğin bayramlarda tatlıcılar ve gıda işletmeleri üzerinde yoğunlaşıyoruz. Okullar açıldığında ise kantinler, servisçiler ve trafik bizim için öncelikli alanlar haline geliyor.”

“İşletmelere ceza mantığıyla gitmiyoruz”
Son olarak, hem vatandaşlara hem de işletme sahiplerine iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
“Biz bir işletmeye girerken ceza mantığıyla gitmiyoruz. Bir işletmenin hijyenik olması, insanların kendi evlerinde nasıl tüketiyorsa aynı bilinç ve güvenle o işletmeden hizmet alabilmesi gerekiyor. Biz öncelikle bilgilendirme yapıyoruz. İhmal edilen alanları tespit ediyoruz. Bu konuda uzman ekiplerimiz, denetim mühendislerimiz var. Onlarla birlikte gidiyoruz ve işletmeleri bilgilendiriyoruz. Bir iş yerinin nasıl olması gerektiği zaten ruhsat verilirken de anlatılıyor. Vatandaşlarımızdan istediğimiz, özellikle son kullanma tarihi geçmiş ürünlere dikkat etmeleri, gördükleri olumsuzlukları da bizlere bildirmeleri. Biz de işletmelere gidip hoş sohbet edelim, dükkanlardan çıkalım istiyoruz. Ceza işlemleriyle veya “emir var, bunu yapacaksınız” anlayışıyla hareket etmek istemiyoruz. Belediyenin de günah keçisi olmaması gerekiyor. Belediyenin görevi vatandaşını korumaktır. Bu vatandaşın içerisinde işletme sahipleri de var. Biz tez-antitez-sentez mantığıyla hareket ediyoruz. Vatandaşın şikâyeti nedir, olayın gerçeği nedir, piyasanın gerçeği nedir; bunları değerlendiriyoruz. Mevzuatın bize verdiği yaptırımlar çerçevesinde bir sentez oluşturup insanlarla mümkün olduğunca insani boyutta ortaklaşarak çözüm geliştirmeye açığız. Hem insan odaklı hem de vicdan odaklı hareket ediyoruz. Vatandaşı koruyan, vicdan odaklı ve ortaklaşan bir yönden bakıyoruz”





