DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır futbolu, Amedspor’un Süper Lig’deki yükselişiyle yeni bir döneme girerken kentin köklü kulüplerinden Diyarbakırspor ise sahadaki ve yönetimsel alandaki sorunlarla mücadele ediyor. Bir tarafta üst sıraları hedefleyen Amedspor, diğer tarafta yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyan Diyarbakırspor ve bütün bu tablonun merkezinde bekleyen altyapı sorunu…
Spor yorumcusu, futbol adamı ve uzun yıllardır spor medyasında görev yapan Zülküf Yakut ile Diyarbakır futbolunun bugününü ve geleceğini konuştuk. Amedspor’un ligdeki performansını, Samsunspor karşılaşmasının önemini, ara transfer döneminde yapılması gereken hamleleri, taraftarların sorumluluğunu ve Diyarbakırspor’un yeniden ayağa kalkması için atılması gereken adımları değerlendirdik.
Yakut, başarının yalnızca saha sonuçlarından ibaret olmadığını belirterek altyapı tesisleri, kurumsal istikrar, ortak akıl ve yerel yönetimlerin sorumluluğuna dikkat çekti. Diyarbakır’ın futbolda kalıcı başarı elde edebilmesi için günü kurtaran çözümler yerine uzun vadeli bir spor politikasına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Amedspor’un Süper Lig Performansı: “Kötü Oynarken Kazanmak da Önemli”
Amedspor, Süper Lig’de üst sıralarda yer alıyor ve kendi sahasındaki başarılı sonuçlarla dikkat çekiyor. Konyaspor karşısında son dakikalarda gelen galibiyetin ardından Samsunspor deplasmanına hazırlanıyor. İlk haftalardaki performansı nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Amedspor’un sezon başından bu yana ortaya koyduğu performansı başarılı buluyorum. Sezonun başında kulübün ekonomik yapısını, Süper Lig’deki ilk sezonunu ve kurulan kadroyu değerlendirdiğimizde bugün gelinen noktayı önemli bir başarı olarak görüyorum. Konyaspor karşılaşmasında Amedspor, özellikle ilk 15 dakikada baskılı bir futbol oynayarak gol aradı. Ancak gol gelmeyince takımda bir miktar stres oluştu. Mücadelenin devamında orta sahada karşılıklı bir oyun vardı. Buna rağmen Amedspor, rakibine çok fazla pozisyon vermeyen, fırsatlar üreten ve oyunu yönlendiren taraf olmayı sürdürdü. Özellikle ikinci yarılarda daha etkili olan bir Amedspor izliyoruz. Konyaspor, Diyarbakır’a büyük ölçüde puan almak amacıyla gelmiş ve savunma ağırlıklı bir oyun tercih etmişti. Böyle kapanan takımlara karşı çözüm üretmek kolay değildir. Teknik direktör Besnik Hasi’nin yaptığı oyuncu değişiklikleri burada önemliydi. Son bölümde ceza sahasında daha etkili olabilecek bir oyuncunun oyuna girmesiyle hücumdaki seçenekler arttı ve aranan gol geldi. Belki önceki maçlardaki kadar göze hoş gelen bir futbol ortaya konulmadı. Ancak bu tür karşılaşmalarda önemli olan üç puanı alabilmektir. Şampiyonluk veya üst sıralar mücadelesinde bazen çok iyi oynayarak kazanırsınız, bazen de istediğiniz oyunu tam anlamıyla ortaya koyamadan galip gelirsiniz. Kötü oynarken kazanmak da futbolun önemli bir parçasıdır.”
Amedspor’un ligdeki konumunu ve yakaladığı yenilmezlik serisini nasıl yorumluyorsunuz?
“Amedspor’un üst sıralarda bulunması tesadüf değil. Takımın sahaya yansıttığı mücadele, oyuncuların sorumluluk alması ve teknik ekibin maçlara yönelik hazırlığı bu tabloda etkili. Ancak futbol uzun bir maraton. Bugün yakalanan başarıyı sezon sonuna kadar sürdürebilmek için aynı disiplinin korunması gerekiyor. Taraftarın, yönetimin ve futbolcuların bu süreci doğru değerlendirmesi şart. Amedspor’un mevcut performansı umut veriyor. Önemli olan bu çıkışı geçici bir başarı olmaktan çıkarıp kalıcı hâle getirmek”
“Amedspor’u Favori Görüyorum Ama Futbol Sahada Kazanılır”
Samsunspor, karşılaşma öncesinde üst üste aldığı mağlubiyetlerle zor bir süreçten geçiyor. Amedspor’un deplasmandaki şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Amedspor’u hem kadro kalitesi hem de son haftalardaki performansı açısından favori görüyorum. Ancak futbol sahada kazanılıyor. Kâğıt üzerinde favori olan takımların da kaybettiğini yıllardır görüyoruz. Samsunspor’un üst üste aldığı mağlubiyetler, takım üzerinde baskı oluşturmuş olabilir. Teknik direktör değişikliği de oyuncular üzerinde farklı bir etki yaratabilir. Yeni bir teknik adamın gelişi bazen takıma olumlu bir enerji kazandırır. Bir haftalık süreçte ne kadar değişim sağlanabileceğini ise sahada göreceğiz. Amedspor’un bu karşılaşmada kendi oyun anlayışını koruması önemli. Rakibin içinde bulunduğu duruma güvenerek sahaya çıkmamalı. Maçın başından sonuna kadar mücadeleyi sürdürmeli, pozisyonları değerlendirmeli ve savunmada dikkatli olmalı. Besnik Hasi’nin taktiksel yaklaşımı, oyuncu tercihleri ve maçın gidişatına göre yapacağı değişiklikler belirleyici olacaktır. Amedspor’un kazanması benim açımdan sürpriz olmaz. Fakat rakibin de puan almak için bütün gücüyle mücadele edeceğini unutmamak gerekiyor.”

Samsunspor maçı öncesinde kadroda hangi bölgeler sizi düşündürüyor?
“Özellikle savunmadaki eksikler ve hücum hattındaki alternatifler önem taşıyor. Bazı oyuncuların sakatlıkları nedeniyle forma giyememesi, teknik ekibin tercihlerini etkileyebilir. Mehmet Yeşil gibi genç oyuncuların bu süreçte sorumluluk alması gerekiyor. Geçmiş maçlarda bazı bireysel hatalar yapılmış olabilir. Ancak bir oyuncuyu yalnızca hataları üzerinden değerlendirmek doğru değil. Sahada gösterdiği mücadeleyi, gelişimini ve takıma katkısını da görmek gerekir. Futbolda her oyuncu hata yapabilir. Önemli olan bu hatalardan ders çıkarmak ve takım olarak birbirine destek olmaktır”
“Dört-Beş Nokta Transfer Amedspor’u Güçlendirir”
Amedspor Futbol Şube Sorumlusu Nedim Şimşek, kısıtlı bir bütçeyle kurulan kadrodan memnun olduklarını ve transferlerden pişmanlık duymadıklarını ifade etti. Siz bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?
“Kesinlikle katılıyorum. Amedspor’un transfer politikasını başarılı buluyorum. Bugün baktığımızda, sırf transfer yapmak için transfer yapılmadığını görüyoruz. Oyuncuların özellikleri değerlendirilerek bir kadro oluşturulmuş. Kadro derinliği daha fazla olabilirdi. Ancak sonradan oyuna giren futbolcuların da takıma katkı sunduğunu görüyoruz. Özellikle ikinci yarılarda yapılan değişikliklerin ardından takımın hücum gücünün arttığı karşılaşmalar oldu. Bununla birlikte Süper Lig uzun bir maraton. Sakatlıklar, cezalar, form düşüklükleri ve yoğun maç takvimi gibi etkenler her takımın karşısına çıkabilir. Bu nedenle ara transfer döneminde doğru hamleler yapılması önemli.”
Peki, Amedspor hangi bölgelere transfer yapmalı?
“Bana göre öncelikle orta sahada hücum yönü güçlü, yaratıcı ve alternatif oluşturabilecek bir oyuncuya ihtiyaç var. Takımın hücum organizasyonlarında sorumluluk alabilecek, gerektiğinde skora katkı sunabilecek bir futbolcu önemli bir eksikliği giderebilir. İkinci olarak iki kanatta da görev yapabilecek, bire birde etkili ve hızlı bir oyuncu alınabilir. Hücum hattında alternatiflerin artması, rakip savunmaların kapandığı maçlarda Amedspor’un elini güçlendirir. Savunmada da sağ ve sol bek pozisyonlarında rekabeti artıracak isimler değerlendirilmeli. Stoper bölgesinde ise mevcut oyuncuların performansı ve sakatlık durumu göz önünde bulundurularak bir alternatif transfer düşünülebilir. Bana göre ara transfer döneminde dört-beş doğru takviye yapılması, takımın hedeflerine ulaşması açısından önemli olacaktır. Burada asıl mesele oyuncu sayısı değil, transferlerin ihtiyaç duyulan bölgelere ve takımın oyun sistemine uygun olmasıdır. Amedspor’un mevcut başarısını sürdürebilmesi için ekonomik gerçeklerden kopmadan hareket etmesi gerekiyor. Büyük paralar harcamak tek başına başarı getirmez. Doğru oyuncuyu, doğru maliyetle kadroya katmak çok daha değerlidir”
Amedspor’un Altyapı Projesi: “Kendi Futbolcumuzu Yetiştirmeliyiz”
Amedspor’un spor okulları ve altyapı yapılanması konusunda yeni çalışmalar yürüttüğünü biliyoruz. Bu girişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Bu çalışma çok önemli ve aslında geç kalınmış bir adım. Ancak geç de olsa başlanması sevindirici. Amedspor’un yalnızca bugünün takımını değil, geleceğin futbolcularını da düşünmesi gerekiyor. Spor okulları ve altyapı yatırımları doğru şekilde yürütülürse beş-altı yıl içinde önemli sonuçlar alınabilir. Burada kulübün kendi bölgesinden yetenekli çocukları keşfetmesi, onları yetiştirmesi ve A takıma kazandırması hedeflenmeli. Diyarbakır ve çevresinde futbola ilgi duyan çok sayıda genç var. Bu gençlerin doğru şartlarda eğitim alması, gelişimlerinin takip edilmesi ve profesyonel futbola hazırlanması gerekiyor. Altyapı konusunda görev alan isimlerin tecrübeleri de önemli. Daha önce kulüp başkanlığı yapmış kişilerin bugün altyapı çalışmalarında sorumluluk üstlenebilmesi, Amedspor’daki dayanışma kültürünün bir göstergesi. Kulüpte görevlerin kişisel makamlar üzerinden değil, ortak hedefler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir”

Sizce altyapının başarılı olması için hangi yatırımlar yapılmalı?
“Öncelikle Amedspor’un kendisine ait, kapsamlı bir altyapı tesisine ihtiyacı var. Yalnızca saha yapmak yeterli değil. Genç futbolcuların konaklayabileceği, beslenme ihtiyaçlarının karşılanabileceği ve eğitimlerini sürdürebileceği bir sistem kurulmalı. Diyarbakır’ın yanı sıra çevre illerden, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve Avrupa’dan yetenekli gençler keşfedilebilir. Bunun için güçlü bir scout ekibiyle çalışmak, düzenli seçmeler yapmak ve oyuncuların gelişimini bilimsel yöntemlerle takip etmek gerekiyor. Saha koşulları da çok önemli. Profesyonel futbolun gerektirdiği standartlarda doğal çim sahalar ve uygun antrenman alanları oluşturulmalı. Genç oyuncuların gelişimi yalnızca yeteneklerine bağlı değil; antrenman ortamı, teknik eğitim, beslenme ve sağlık desteği de belirleyici. Ben Amedspor’un beş-altı yıl içinde altyapıda önemli bir noktaya ulaşabileceğine inanıyorum. Ancak bunun için çalışmaların kesintiye uğramaması ve projelerin kişilere bağlı kalmadan sürdürülmesi şart.”
“İyi Günde de Kötü Günde de Takımın Yanında Olmalılar”
Amedspor taraftarı, iç saha maçlarında takıma çok güçlü bir destek veriyor. Bu atmosferin takım üzerindeki etkisini nasıl görüyorsunuz?
“Amedspor taraftarı gerçekten çok önemli bir güç. Tribünlerde oluşan atmosfer, futbolcuların motivasyonunu yükseltiyor. On binlerce kişinin takımını desteklemesi, sahadaki oyunculara enerji veriyor. Taraftar, futbolun on ikinci adamıdır. Oyuncuların mücadele gücüne ve psikolojisine olumlu katkı sunabilir. Amedspor’un iç saha maçlarında oluşan coşku, Diyarbakır futbol kültürünün de önemli bir parçası. Birden fazla taraftar grubunun bulunması sorun değil. Önemli olan bu grupların ortak bir amaç etrafında buluşması ve kulübün çıkarlarını ön planda tutmasıdır. Ancak taraftar desteğinin gerçek değeri yalnızca takım kazanırken ortaya çıkmaz. Futbolun doğasında mağlubiyet de var, beraberlik de var. Takım kötü bir sonuç aldığında da taraftarın aynı sağduyuyu göstermesi gerekiyor.”
Tribünlerdeki ihlaller ve Amedspor’a verilen para cezaları konusunda ne düşünüyorsunuz?
“Bu konuda hem taraftara hem de yönetime önemli sorumluluklar düşüyor. Merdiven boşluklarının kapatılması nedeniyle verilen cezalar, kulüp açısından gereksiz bir ekonomik yük oluşturuyor. Tribün düzeni ve güvenliği konusunda daha planlı hareket edilmeli. Benim yönetime önerim şu: Taraftarlardan sorumlu yöneticiler, maç öncesinde ve maç boyunca tribünlerde aktif görev alacak bir koordinasyon ekibi oluşturmalı. Bu ekip, taraftar gruplarıyla iletişim kurmalı, merdiven boşluklarının açık tutulmasına yardımcı olmalı ve olası sorunların büyümeden çözülmesini sağlamalı. Tribünlerdeki küfürlü tezahüratlar, sahaya yabancı madde atılması ve güvenliği tehlikeye atan davranışlar konusunda da ortak bir hassasiyet geliştirilmeli. Amedspor’un bütün maçlarını kazanması mümkün değil. Dünya üzerinde her karşılaşmayı kazanan bir takım yok. Önemli olan, takım kaybettiğinde de taraftarın kulübüne sahip çıkmasıdır. Gerçek taraftar desteği, takımın üç puan aldığı günlerde olduğu kadar zor günlerde de kendini göstermelidir.”
Diyarbakırspor’un İçinde Bulunduğu Durum: “En Büyük Sorun Yönetimsel İstikrarsızlık”
Diyarbekirspor, ligde zor günler geçiriyor. Galibiyet almakta zorlanan ve yönetimsel sorunlarla gündeme gelen kulübün mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Diyarbekirspor’un elinde önemli avantajlar var. Seyrantepe’deki tesisleri ve antrenman yapabileceği alanları bulunuyor. Buna rağmen kulübün yıllardır istikrarlı bir yapı oluşturamaması ciddi bir sorun. Kulüp başkanı Feyzi İlhanlı’nın, takımı alt liglerden alarak üst liglere taşıdığı süreçte önemli emekleri olduğunu düşünüyorum. Kulübün finansmanını sağlamak için çaba gösterdi. Ancak Diyarbekirspor’un yalnızca bir kişinin fedakârlığıyla ayakta kalması sürdürülebilir değil. Burada yönetimsel bir boşluk ve istikrar sorunu var. Başkanlar, teknik direktörler ve futbolcular sık sık değişiyor. Her değişiklikte takım yeniden yapılanmak zorunda kalıyor. Böyle bir ortamda kalıcı başarı elde etmek kolay değil. Teknik direktör değişikliğinin tek başına bütün sorunları çözeceğini düşünmüyorum. Bir teknik adamın takıma katkı sunabilmesi için zamana, doğru kadroya ve istikrarlı bir yönetime ihtiyacı var. Hiçbir hocanın elinde sihirli değnek yok. Diyarbakırspor’un öncelikle mevcut sezonu en iyi şekilde tamamlamaya çalışması, ardından uzun vadeli bir yapılanma planı oluşturması gerekiyor.”
Peki, kulüp bu noktadan nasıl çıkabilir?
“Öncelikle kulübün yönetim yapısı netleşmeli. Başkanlık, teknik heyet ve futbolcu kadrosunda sürekli yaşanan değişiklikler sona ermeli. Kulübün ekonomik kaynakları, sportif hedefleri ve gelecek planı belirlenmeli. Devre arası transfer döneminde takımın ihtiyaçları doğru analiz edilmeli. Ancak transfer yapmak tek başına çözüm değil. Önümüzdeki yılların planı bugünden hazırlanmalı. Diyarbakırspor’un yeniden üst liglere çıkmasını istiyoruz. Fakat bunun yolu günü kurtaran hamlelerden değil, sağlam bir kurumsal yapıdan geçiyor.”
Diyarbakırspor’a Sahip Çıkma Çağrısı: “Eski Yöneticiler Ortak Bir Paydada Buluşmalı”
Diyarbakırspor’un geçmişteki gücüne yeniden kavuşabilmesi için kentte nasıl bir dayanışma sağlanmalı?
“Diyarbakırspor benim için çok özel bir kulüp. Çocukluğumda babam beni maçlara götürürdü. Daha sonra kulübün genç takımında futbol oynadım. Futbolculuğumdan sonra spor yorumculuğuna başladım ve Diyarbakırspor sayesinde spor camiasında tanındım. Bu nedenle kulübün bugün yaşadığı sorunları yalnızca sportif sonuçlar üzerinden değerlendirmiyorum. Diyarbakırspor’un kentin hafızasında çok önemli bir yeri var. Bana göre kulübün en büyük eksikliklerinden biri, bütün kesimleri bir araya getirebilecek ortak bir sahiplenme mekanizmasının bulunmaması. Amedspor’da geçmişte başkanlık yapmış isimlerin kulüple bağlarını sürdürdüğünü, farklı görevlerde sorumluluk alabildiğini görüyoruz. Bu dayanışma kültürü çok değerli. Diyarbakırspor’da da benzer bir yaklaşım oluşturulmalı. Geçmişte başkanlık yapan isimler, eski yöneticiler ve kulübe emek vermiş kişiler bir araya gelmeli. Kimsenin kimin altında çalışacağı tartışmasına girmeden ortak bir çözüm aramalılar. Bir dönem kulüpte başkanlık yapmış herkesin yeniden başkan olması gerekmiyor. Önemli olan, herkesin bilgi, tecrübe ve imkânları ölçüsünde katkı sunmasıdır. Diyarbakırspor’un ekonomik anlamda güçlü insanlara, futbolu bilen yöneticilere ve uzun vadeli düşünebilen bir yapıya ihtiyacı var. Kulübün geleceği kişisel hesaplaşmaların üzerinde tutulmalı.”
Diyarbakırspor’un bir sahibi ve ortak aklı olmalı mı?
“Kesinlikle. Diyarbakırspor’un yalnız bırakılmaması gerekiyor. Kulübün geleceğine ilişkin sorumluluk yalnızca başkanın omuzlarına yüklenmemeli. Kentteki iş insanları, eski yöneticiler, spor camiası, ilgili kurumlar ve yerel yönetimler bir araya gelerek kulübün geleceğini konuşmalı. Herkesin katkısı aynı olmak zorunda değil. Kimi ekonomik destek sunabilir, kimi sportif planlamaya katkı sağlayabilir, kimi de kulübün kamuoyundaki görünürlüğünü güçlendirebilir. Ben Diyarbakırspor’un yeniden toparlanmasını istiyorum. Bu kulüp, geçmişte olduğu gibi gelecekte de Diyarbakır’ın önemli değerlerinden biri olmalı.”

Belediyelere ve Spor Kurumlarına Çağrı: “Her Semtte Spor Tesisi Olmalı”
Diyarbakır’da amatör kulüplerin en önemli sorunlarından biri saha ve tesis yetersizliği. Belediyelerin bu konudaki sorumluluğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Bu konu Diyarbakır futbolunun geleceği açısından son derece önemli. Kentteki belediyelerin yalnızca profesyonel takımlara değil, amatör spor kulüplerine ve mahallelerde spor yapmak isteyen çocuklara da destek vermesi gerekiyor. Ben her semtte çok amaçlı spor tesisleri kurulmasını istiyorum. Bu tesisler yalnızca futbol için değil; basketbol, voleybol ve farklı spor branşları için de kullanılmalı. Gençlerimizin spor yapabileceği alanlar oluşturulursa hem spor kültürü gelişir hem de çocuklar ve gençler sağlıklı bir sosyal çevrede yetişir. Her çocuğun profesyonel futbolcu olması gerekmiyor. Sporun amacı yalnızca şampiyon yetiştirmek değildir. Spor, disiplin kazandırır, dayanışmayı öğretir ve gençlerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Belediyelerin spor yatırımları günü kurtaran yardımlarla sınırlı kalmamalı. Kulüplere malzeme verilmesi elbette değerlidir. Ancak bu tür yardımlar, saha ve tesis eksikliğini tek başına çözemez. Kalıcı tesisler yapılmalı, antrenman saatleri düzenlenmeli ve amatör kulüplerin bu tesislere erişimi kolaylaştırılmalı.”
Spor taban birlikleri ve ilgili kurumlar bu süreçte nasıl rol üstlenebilir?
“Spor taban birlikleri, federasyon temsilcileri ve kulüpler bir araya gelerek ortak bir çalışma yürütmeli. Belediyelerle, Gençlik ve Spor Bakanlığıyla ve ilgili kamu kurumlarıyla düzenli görüşmeler yapılmalı. Burada yalnızca eleştirmek yeterli değil. Somut projeler hazırlanmalı, ihtiyaçlar belirlenmeli ve bu projelerin hayata geçirilmesi için takip mekanizması oluşturulmalı. Diyarbakır’ın genç nüfusu ve futbola olan ilgisi düşünüldüğünde spor tesislerine yapılacak yatırım, kentin geleceğine yapılmış bir yatırımdır.”
“Bu Bölgeden de Yetenekler Çıkmalı”
Amedspor’un Süper Lig’de mücadele etmesine rağmen Diyarbakır’da yetişen futbolcuların sayısının sınırlı olması dikkat çekiyor. Sizce neden kendi bölgemizden yeterince futbolcu yetiştiremiyoruz?
“Çünkü altyapı konusunda yıllardır konuşuyoruz ancak istediğimiz seviyede sonuç alamıyoruz. Kendi bölgemizden futbolcular yetiştirelim, bu oyuncular profesyonel olsun ve Amedspor forması giysin diyoruz. Fakat bunun için gereken altyapı şartlarını yeterince oluşturamadık. Futbolcu yetiştirmek için yetenekli çocukların bulunması tek başına yeterli değil. Tesis, antrenör, eğitim programı, beslenme, sağlık desteği ve düzenli müsabaka imkânı gerekiyor. Bölgemizde yetenekli çocuklar var. Ancak bu çocukların gelişimini takip edecek ve onları profesyonel futbola hazırlayacak sistemin güçlendirilmesi gerekiyor. Geçmişte konuşulan bölgesel futbolcu yetiştirme modelleri bu açıdan önemli. Buradaki amaç başka bölgelerden gelen futbolcuları dışlamak değil. Diyarbakır’dan ve çevre illerden yetişen gençlerin de futbol ekonomisinden pay almasını sağlamak. Türkiye’nin farklı bölgelerinden futbolcular yetişiyor, kulüpler bu oyuncular üzerinden sportif ve ekonomik kazanımlar elde ediyor. Bizim bölgemizden de futbolcular yetişmeli. Bu gençler profesyonel takımlarda forma giymeli, antrenörlerimiz ve spor insanlarımız da bu gelişim sürecinde daha fazla sorumluluk almalı.”
Bu hedefe ulaşmak için nasıl bir yol haritası izlenmeli?
Amedspor’un altyapısı ile amatör kulüpler arasında güçlü bir ilişki kurulmalı. Mahallelerdeki yetenekli çocuklar keşfedilmeli, düzenli seçmeler yapılmalı ve başarılı oyuncular uygun eğitim programlarına alınmalı. Amatör kulüpler yalnızca futbolcu yetiştiren ancak imkânsızlıklar nedeniyle oyuncularını geliştiremeyen yapılar olarak kalmamalı. Bu kulüplere saha, malzeme ve antrenör desteği sağlanmalı. Belediyeler, spor kurumları ve profesyonel kulüpler ortak hareket ederse Diyarbakır’dan çok daha fazla futbolcu yetişebilir. Bu işin sonuç vermesi için sabırlı olmak ve en az beş-on yıllık bir perspektifle çalışmak gerekiyor. Benim en büyük beklentim, Diyarbakır’ın yalnızca futbol tutkusu ve taraftar desteğiyle değil, yetiştirdiği futbolcularla da Türkiye’de adından söz ettirmesidir”

“Takımlarımızı Birbirine Karşı Değil, Yan Yana Görmek İstiyorum”
Son olarak hem Amedspor hem Diyarbakırspor hem de kentteki diğer takımlar açısından nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?
“Ben Diyarbakır’ın bütün takımlarına aynı mesafedeyim. Amedspor da Diyarbakırspor da bu kentin değeridir. Diyarbakır’ı temsil eden hangi takım varsa onun başarısı bizi sevindirir. Ben uzun yıllar futbol oynadım, antrenörlük yaptım ve yaklaşık 30 yıldır spor medyasında görev alıyorum. Bu birikimle en büyük isteğim, Diyarbakır’da daha fazla futbolcunun yetişmesi, daha fazla gencin spora kazandırılması ve kulüplerimizin sağlam bir yapıya kavuşmasıdır. Amedspor’un Süper Lig’de başarılı olmasını, Diyarbakırspor’un yeniden üst liglere yükselmesini, amatör kulüplerimizin gelişmesini istiyorum. Bunlar birbirinin alternatifi değil. Her birinin kent futbolunda ayrı bir yeri ve önemi var. Diyarbakırspor’un geçmişteki başarılarına saygı duymakla Amedspor’un bugün yakaladığı başarıyı desteklemek arasında bir çelişki görmüyorum. Tam tersine, kentteki bütün futbol kulüpleri birbirine destek olmalı Gençlerimizin arasından yeni yıldızlar çıkmasını istiyorum. Diyarbakır’ın futbol tarihinde iz bırakmış isimlerin yanına yeni futbolcular eklenmeli. Bunun için altyapıya, tesislere ve eğitime yatırım yapılmalı. Son olarak Amedspor’a, Diyarbakırspor’a ve Diyarbakır’ı temsil eden bütün takımlarımıza başarılar diliyorum. Spor medyası olarak da bu kulüplerin yanında olmaya, sorunlarını gündeme getirmeye ve başarılarını kamuoyuna duyurmaya devam etmeliyiz. Diyarbakır futbolunun geleceği için ihtiyacımız olan şey; birlik, istikrar, altyapı yatırımı ve ortak akıldır.”




