DİYARBAKIR HABER- Çocuklarda dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsel davranışlar ne zaman gelişimin doğal bir parçası olmaktan çıkar ve profesyonel destek gerektiren bir duruma dönüşür? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yalnızca dikkat sorunlarıyla sınırlı kalmayıp çocuğun okul yaşamını, sosyal ilişkilerini ve duygusal gelişimini de etkileyebiliyor.
Uzman Klinik Psikolog Aşkın Yiğit ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; DEHB’nin ne olduğunu, her hareketli çocuğun hiperaktif olup olmadığını, ailelerin sık yaptığı hataları ve erken tanı ile profesyonel desteğin önemini konuştuk. Teknoloji ve ekran kullanımının belirtiler üzerindeki etkisinden ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek risklere kadar merak edilen soruları yönelttik.
Yiğit, aile-okul iş birliği ile psikolojik ve psikiyatrik desteğin önemine dikkat çekerek ailelere önemli mesajlar verdi.
Çocukların davranışlarını değerlendirirken gelişimsel düzey neden önemli?
Hocam, öncelikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) nedir? Sevgili izleyicilerimizin de bilmesi açısından açıklayabilir misiniz?
“Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu; dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik boyutlarıyla kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur. Belirtileri genellikle çocukluk döneminde, 12 yaşından önce ortaya çıkar. Genetik aktarımın da önemli bir rolü vardır. Aileler bazen çocuklarının tablet kullanımı veya yeterince ilgilenilmemesi nedeniyle kendilerini suçlayabiliyor. Ancak çevresel etkenler tek başına DEHB’nin nedeni değildir; belirtileri artırıcı rol oynayabilir”
Peki hocam, her hareketli veya dikkati kolay dağılan çocuk DEHB’li midir?
“Hayır. Çocuklarda hareketlilik ve dikkat dağınıklığı belirli gelişim dönemlerinde görülebilir. Burada önemli olan, davranışların çocuğun gelişimsel yaşına uygun olup olmadığı ve günlük işlevselliğini ne ölçüde etkilediğidir. Dikkat, hareketlilik ve dürtüsellik alanlarında çocuğun yaşamını olumsuz etkileyen belirgin sorunlar varsa profesyonel değerlendirme gerekir”
“Biz de çocukken böyleydik” düşüncesi belirtilerin göz ardı edilmesine yol açabiliyor.
Aileler neden uzmanlara başvurmakta gecikiyor? Bunun temelinde yeterince bilinçli olmamak mı yatıyor?
“Bazı aileler bu davranışları kendi çocukluklarıyla karşılaştırarak normalleştirebiliyor. Ayrıca toplumda psikiyatrik desteğe yönelik olumsuz bakış açısı nedeniyle çocuklarının etiketleneceğinden korkabiliyorlar. Sorunun zamanla kendiliğinden geçeceğini düşünerek profesyonel destek almayı erteleyebiliyorlar”
Teknoloji kullanımının ve ekran başında geçirilen sürenin DEHB üzerindeki etkisi nedir?
“Ekran kullanımı ve çevresel etkenler belirtileri artırıcı bir rol oynayabilir. Ancak bunlar tek başına DEHB’nin nedeni olarak değerlendirilmemelidir. DEHB, nörogelişimsel bir bozukluktur ve belirtilerin doğru değerlendirilmesi gerekir”

Uzmanından dikkat çeken uyarı: DEHB yalnızca çocukluk dönemini ilgilendirmiyor.
Profesyonel destek almayan bir çocuk, ilerleyen yaşlarda ciddi risklerle karşı karşıya kalabilir mi?
“DEHB yalnızca dikkat sorunları veya hareketlilikten ibaret değildir. Çocuğun gelişimini, sosyal ilişkilerini ve günlük işlevselliğini etkileyebilir. İlerleyen dönemlerde bazı psikolojik sorunlara ve özellikle bağımlılık riskine yatkınlığı artırabilir. Görüşmede, DEHB olan bireylerde bağımlılık riskinin normal gelişim gösteren çocuklara kıyasla sekiz kata kadar çıkabildiği; tedaviyle bu oranın üç kata kadar düşebildiği yönünde değerlendirmede bulundum”
Yani ailelerin bu süreci görmezden gelmemesi gerekiyor?
“Kesinlikle. Çocuğun yaşadığı güçlükleri erken fark etmek ve uygun desteği sağlamak önemlidir. Erken müdahaleyle ileride ortaya çıkabilecek riskleri azaltmaya yönelik çalışmalar yapılabilir”
Tek başına yeterli olmayabilir: Çok yönlü destek neden gerekli?
DEHB tanısı alan çocuklara nasıl bir destek sağlanmalı? Yalnızca psikoterapi veya psikiyatri desteği yeterli midir?
“Bu bozukluğa çok yönlü yaklaşmak gerekir. Aile ve okul iş birliği, psikiyatri desteği ve psikoterapi sürecin önemli parçalarıdır. Çünkü çocuklar yalnızca dikkat sorunları yaşamaz; duygusal güçlükler ve sosyal ilişkilerinde sorunlar da ortaya çıkabilir. Çocuğun ihtiyaçlarına göre uygun bir destek planı oluşturulmalıdır”
Ailelerin çocuklarına yaklaşımında nelere dikkat etmesi gerekiyor?
“Öncelikle çocuğun yaşadığı güçlükleri anlamak ve bunları yalnızca yaramazlık ya da isteksizlik olarak görmemek gerekir. Çocuğun duygularıyla baş edebilmesine yardımcı olmak, onu desteklemek ve gerektiğinde uzmanlardan yardım almak önemlidir”

Erken Destek Çocuğun Geleceğini Etkileyebilir
Son olarak, çocuklarında DEHB belirtileri gözlemleyen ailelere ne önerirsiniz?
“Aileler belirtileri ne kadar erken fark eder ve profesyonel desteğe ne kadar erken başvurursa çocuklarına yardımcı olma imkânları da o kadar artar. Etiketlenme korkusu nedeniyle destekten uzak durmak doğru bir yaklaşım değildir. Önemli olan çocuğun ihtiyaçlarını anlamak ve gelişimini desteklemektir”
Yani ailelerin bu durumu kabullenmesi ve gerektiğinde yardım istemesi büyük önem taşıyor.
“Evet. DEHB, farklı alanlarda destek gerektirebilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Ailenin bilinçli yaklaşımı, okulun desteği ve uzmanların katkısıyla çocukların yaşadığı güçlüklerin yönetilmesi mümkün olabilir”




