DİYARBAKIR HABER - Birlik Vakfı Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen programda Türkiye ve Diyarbakır’daki genç nüfusun mevcut durumu ve geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.
“Gençlerimiz Geleceğimiz” başlıklı konferansta konuşan Yeşil Yıldız Bağımlılıklarla Mücadele Derneği Genel Başkanı Yahya Öger, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli toplumsal aktörleri olduğunu söyledi.
Gençlere yönelik politikaların ve sosyal çalışmaların sağlıklı veriler üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirten Öger, genç nüfusun eğitim, istihdam, ekonomik koşullar, sosyal yaşam, bağımlılık ve değerler dünyasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de genç nüfus azalıyor
Konferansta Türkiye’nin genç nüfus yapısına ilişkin veriler de paylaşıldı. Öger’in aktardığı verilere göre Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla 15-24 yaş grubunda 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor. Gençlerin toplam nüfus içerisindeki payı ise yüzde 14,8 seviyesinde.
Sunumda yer verilen TÜİK projeksiyonlarına göre 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun 2050 yılında 9,1 milyona gerilemesinin beklendiği ifade edildi. Bu verilerin, genç nüfusun yalnızca bugünkü durumuyla değil, gelecekte ortaya çıkabilecek demografik değişimlerle birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyduğu belirtildi.
“Diyarbakır’ın en büyük kaynağı gençleridir”
Diyarbakır’ın Türkiye ortalamasına göre daha genç bir nüfus yapısına sahip olduğunu belirten Yahya Öger, genç nüfusun kent açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu söyledi.
Öger, “Diyarbakır’ın en büyük doğal kaynağı petrolü ya da madeni değil; genç nüfusudur” ifadelerini kullanarak, gençlerin doğru alanlara yönlendirilmesi halinde önemli bir toplumsal ve ekonomik güç oluşturabileceğini dile getirdi. Öger, genç nüfusun eğitim, meslek, istihdam, girişimcilik, kültür, spor ve sosyal hayatla buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Gençliğin yalnızca demografik bir veri olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilen konferansta, genç nüfusun kentin ekonomik ve sosyal gelişiminde aktif biçimde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Diploma ile hayat arasında köprü kurmalıyız”
Konferansın önemli başlıklarından biri de eğitim ile çalışma hayatı arasındaki geçiş oldu. Türkiye’de gençlerin eğitim seviyesinin yükseldiğine dikkat çeken Öger, 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranının 2008 yılında yüzde 13,5 iken 2025 yılında yüzde 45,6’ya yükseldiğini belirtti.
Ancak eğitim seviyesindeki artışın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Öger, “Çocuklarımızı daha fazla okutuyoruz; fakat diploma ile hayat arasında yeterince güçlü bir köprü kuramıyoruz” dedi.
Gençlerin üniversite eğitimi sonrasında iş hayatına geçişinde yaşanan sorunların ele alındığı konferansta, eğitim, meslek ve istihdam arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bağlantılar kurulması gerektiği ifade edildi.
Genç işsizliği ve neet sorunu
Genç işsizliği ve eğitimde veya istihdamda olmayan gençlerin durumu da konferansta gündeme geldi. Sunumda 2025 yılı için 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranının yüzde 15,3, NEET oranının ise yüzde 23,3 olduğu aktarıldı.
Gençlerin yalnızca bir işe sahip olmasının yeterli olmadığı belirtilirken, eğitimden mesleğe, meslekten istihdama uzanan sürdürülebilir bir yol oluşturulmasının önemi vurgulandı.
“Gençlerin gelecek kaygısını sadece sosyal medyayla açıklayamayız”
Programda gençlerin mutluluk düzeyi ve geleceğe ilişkin beklentileri de değerlendirildi. TÜİK 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması'na göre 18-24 yaş grubunun yüzde 54,4’ünün kendisini mutlu olarak ifade ettiği bilgisi paylaşıldı. Gençlerin geleceğe ilişkin beklentilerinin yalnızca sosyal medya veya teknoloji kullanımı üzerinden açıklanamayacağını belirten Öger, ekonomik koşullar, eğitim, istihdam, konut, bağımsızlık, aile kurma beklentisi ve hayatına anlam verme arayışının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Öger, gençlerin geleceğe ilişkin kaygılarının çok boyutlu bir mesele olduğuna dikkat çekti.
Bağımlılıklar gençler için önemli risk alanı
Konferansta bağımlılık konusu da geniş şekilde ele alındı. Tütün, alkol, uyuşturucu ve madde bağımlılığının yanı sıra kumar, sanal bahis, dijital bağımlılıklar ve problemli finansal davranışların gençler açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekildi. Özellikle sanal bahis ve kumarın dijital kanallar aracılığıyla gençlerin hayatına daha kolay girebildiğine dikkat çeken Öger, mücadelede aile, okul, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Bağımlılıkların yalnızca sağlık alanıyla sınırlı bir sorun olmadığı; aile bütçesi, çalışma hayatı ve ekonomi üzerinde de sonuçlar doğurabildiği belirtildi.
“Gençler dinden tamamen kopuyor” yorumuna veri vurgusu
Konferansın dikkat çeken başlıklarından biri de gençlerin inanç dünyası oldu. Yahya Öger, gençlerin dinle ilişkisine dair değerlendirmelerde genellemelerden kaçınılması gerektiğini belirtti. “Gençler dinden tamamen kopuyor” şeklindeki bir yaklaşımın mevcut veriler üzerinden doğrudan ortaya konulamayacağını ifade eden Öger, gençlerde sorgulama, bireyselleşme ve geleneksel dini otoritelerle ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gibi değişimlerin bulunduğunu söyledi. Farklı araştırmaların sonuçlarının kendi örneklem ve kapsamları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Gençlere daha geniş kariyer perspektifi
Konferansta İmam Hatip ve İlahiyat eğitimi de ele alınırken, gençlerin kariyer seçeneklerinin yalnızca belirli alanlarla sınırlandırılmaması gerektiği ifade edildi. Mühendislik, hukuk, tıp, eğitim, psikoloji, ekonomi, teknoloji ve girişimcilik gibi farklı alanlara yönelik kariyer perspektiflerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Gençlerin sahip oldukları eğitim ve yetenekleri farklı meslek alanlarında değerlendirebilmelerinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli olduğu kaydedildi.
Diyarbakır İçin “Gençlik Mutabakatı” Önerisi
Konferansın sonunda Diyarbakır özelinde çeşitli çözüm önerileri de paylaşıldı. Öneriler arasında her lise öğrencisine kariyer rehberliği verilmesi, üniversite öğrencilerinin en az bir staj veya uygulama deneyimi edinmesi, NEET gençler için özel takip sistemi oluşturulması ve genç kadınların istihdamına yönelik programların geliştirilmesi yer aldı. Ayrıca yerel işverenler, üniversiteler, Milli Eğitim Bakanlığı ve İŞKUR arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması önerildi.
Bağımlılıkla mücadelede okul-aile-STK-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi, sanal bahis ve kumara karşı aile eğitimlerinin artırılması, finansal ve dijital okuryazarlığın geliştirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Gençlerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı.
Metin Evsen’den Teşekkür
Programın sonunda Birlik Vakfı Diyarbakır Şube Başkanı Metin Evsen, gençlerin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerinden dolayı Yahya Öger’e teşekkür etti. Evsen, gençlerin sorunlarının yalnızca eğitim ve istihdam başlıklarıyla sınırlı olmadığını; bağımlılık, aile yapısı, gelecek kaygısı, değerler ve inanç dünyası gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Program, katılımcıların görüş ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.





