DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da psikolojik destek ve psikoterapi hizmetlerine yönelik başvuruların son yıllarda artması, vatandaşların hizmet alacakları uzmanı seçerken daha dikkatli olması gerektiği konusunu gündeme getirdi.
Özellikle sosyal medya üzerinden psikoterapi hizmeti sunduğunu belirten kişilerin artmasıyla birlikte, vatandaşların başvuru yapmadan önce hizmet veren kişinin mesleki eğitimini, uzmanlık alanını, psikoterapi eğitimini ve yetkinliğini araştırması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise yalnızca bir sertifikaya sahip olmanın, tek başına psikoterapi konusunda mesleki yetkinlik anlamına gelmemesi.
“Kısa süreli eğitimler mesleki yetkinliğin yerini tutmaz”
Psikoterapinin yalnızca çeşitli eğitim programlarına katılarak edinilebilecek bir uygulama olmadığı belirtiliyor. Ruh sağlığı alanında danışanlarla çalışmanın; kapsamlı mesleki eğitim, klinik bilgi, uygulama deneyimi, etik sorumluluk ve uygun süpervizyon süreçlerini gerektirdiği ifade ediliyor. Bu noktada psikoloji veya psikolojik danışmanlık alanındaki temel mesleki eğitimin yanı sıra, klinik psikoloji alanındaki uzmanlaşma, alınan psikoterapi eğitiminin niteliği ve süpervizyon deneyiminin de dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre vatandaşların yalnızca “sertifikam var” ifadesine göre karar vermek yerine, hizmet veren kişinin hangi temel eğitime sahip olduğunu ve hangi alanda uzmanlaştığını araştırması gerekiyor.

Sosyal medyadaki psikoterapi ilanlarına dikkat
Günümüzde psikolojik destek ve terapi hizmetleri sosyal medya platformlarında da yoğun şekilde tanıtılıyor. Ancak uzmanlar, sosyal medyada kullanılan unvanların veya paylaşılan sertifikaların tek başına mesleki yeterliliği göstermeyebileceğine dikkat çekiyor.
Vatandaşların hizmet almadan önce şu sorulara yanıt araması öneriliyor:
* Hizmeti sunan kişinin temel mesleki eğitimi nedir?
* Klinik psikoloji alanında uzmanlığı bulunuyor mu?
* Hangi psikoterapi eğitimlerini aldı?
* Bu eğitimlerin uygulama ve süpervizyon süreci nasıl?
* Mesleki unvanı nedir?
* Hizmet sunulan kurumun geçerli ruhsatı bulunuyor mu?
* Kurumun ruhsatı verilen hizmeti kapsıyor mu?
Özellikle ruh sağlığı hizmetlerinde danışanın kişisel yaşamına ve özel bilgilerine ilişkin hassas veriler paylaşması nedeniyle, hizmet veren kişinin mesleki yeterliliğinin yanı sıra kurumun yasal durumunun da araştırılması gerektiği belirtiliyor.
“Amaç kimseyi hedef göstermek değil”
Yapılan uyarıların herhangi bir kişiyi, kurumu veya meslek grubunu hedef almak amacı taşımadığı; asıl amacın psikoterapi hizmeti almak isteyen vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasını ve güvenli bir hizmet süreci yürütmesini sağlamak olduğu vurgulanıyor.
Psikoterapi sürecinde danışanlar, yaşamlarına, ilişkilerine ve ruhsal süreçlerine ilişkin son derece hassas bilgileri uzmanla paylaşabiliyor. Bu nedenle hizmet veren kişinin mesleki yeterliliği kadar, hizmetin sunulduğu merkezin de mevzuata uygun şekilde faaliyet göstermesi önem taşıyor.

Vatandaşa “Soru sormaktan çekinmeyin” çağrısı
Diyarbakır’da psikoterapi hizmetlerine yönelik başvuruların artmasıyla birlikte vatandaşların hizmet alacakları kişiyi araştırması ve mesleki yeterlilik konusunda bilgi istemesi önem taşıyor.
Uzmanların verdiği mesaj ise net:
“Ruh sağlığı hizmetlerinde önemli olan yalnızca kişinin kendisini hangi unvanla tanımladığı değil; sahip olduğu temel mesleki eğitim, uzmanlaşması, psikoterapi eğitimi, süpervizyon deneyimi, etik sorumluluğu ve mevzuata uygun şekilde hizmet sunmasıdır. Danışanlar soru sormaktan ve bilgi istemekten çekinmemelidir.”
Bu nedenle psikoterapi hizmeti almayı düşünen vatandaşların, “Sertifikası var mı?” sorusunun yanında “Temel mesleki eğitimi nedir, uzmanlığı nedir, hangi eğitimleri almıştır ve hizmet verdiği kurum yasal olarak bu hizmeti sunmaya yetkili midir?” sorularını da sorması öneriliyor.





