DİYARBAKIR HABER- Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Diyarbakır’da barış sürecine ilişkin toplumsal beklentileri ve sürecin kentteki yansımalarını değerlendirdi. Öz Diyarbakır Gazetesi’ne konuşan Mızraklı, barış sürecinin samimiyetinin sözlerden ziyade somut adımlar, hukukun yeniden tesis edilmesi ve siyasi iradenin yaklaşımıyla ortaya çıkacağını söyledi.
“Samimiyet, atılan adımlarla anlaşılır”
Barış sürecinin samimi olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Mızraklı, bu konuda kesin bir değerlendirme yapabilmek için atılan adımların görülmesi gerektiğini ifade etti.
Mızraklı, hukuka dönüşün sağlanması, hukukun işleyişinin güvence altına alınması ve siyasetin bu ilkeler doğrultusunda hareket etmesinin önemine dikkat çekerek sürecin samimiyetinin ancak bu gelişmeler üzerinden değerlendirilebileceğini belirtti.
“Barışın takipçileri ve neferleri bu şehirde”
Diyarbakır’ın barış konusunda önemli bir toplumsal birikime sahip olduğunu vurgulayan Mızraklı, barışı savunanların ve barışın kalıcı hale gelmesi için çaba gösterenlerin kentte varlığını sürdürdüğünü dile getirdi. Mızraklı, barışın yalnızca siyasi aktörlerin açıklamalarıyla veya belirli kesimlerin müjdelediği bir gelişme olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek toplumun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Barışın toplumsal, siyasal ve kültürel bir yaşam biçimine dönüşmesinin önemini vurgulayan Mızraklı, toplumun inisiyatif alarak sürecin ilerlemesine katkı sunması gerektiğini ifade etti.

“Barışı kalıcı kılacak olan siyasi iradedir”
Siyasi iradenin barışın kalıcı hale gelmesindeki rolüne dikkat çeken Mızraklı, kutuplaşmanın ve toplumsal gerginliğin yoğun olduğu bir dönemde barışın güçlendirilmesinin daha da önemli hale geldiğini belirtti.
Barışın yalnızca bir hedef olarak dile getirilmesinin yeterli olmadığını kaydeden Mızraklı, barış anlayışının siyasete ve toplumsal yaşama nüfuz etmesi gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda barışın takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.
“Barış bir yaşam biçimi haline gelmeli”
Barışın tamamlanmış bir süreç olarak değil, toplumun bütün alanlarında hissedilen bir yaşam biçimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Mızraklı, hukuk ve idare başta olmak üzere tüm kurumların ilke ve değerleriyle bu anlayışı hayata geçirmesinin önemine işaret etti.
Mızraklı, barışın kalıcı hale gelmesinin ancak hukukun işlediği, toplumsal yaşamın barış ilkeleri doğrultusunda şekillendiği ve bu anlayışın günlük hayatta karşılık bulduğu bir ortamla mümkün olabileceğini dile getirdi. Herkesi barışın bir parçası olmaya davet eden Mızraklı, barışın toplumun ortak sorumluluğuyla büyütülmesi gerektiğini vurguladı.

Selahattin Demirtaş için özgürlük çağrısı
Değerlendirmesinde Selahattin Demirtaş’ın durumuna da değinen Mızraklı, Demirtaş’ın hukuken cezaevinde bulunmaması gerektiğini savundu. Mızraklı, barış sürecine ilişkin soruların yanıtlanmasında Demirtaş’ın doğrudan söz sahibi olması gerektiğini ifade ederek onun halkıyla bir araya gelmesini istedi. Demirtaş’ın sürece ilişkin değerlendirmelerinin önemine dikkat çeken Mızraklı, bu buluşmanın bir an önce gerçekleşmesi yönündeki beklentisini dile getirdi.




