Dünya tıp tarihine altın harflerle adını yazdıran ve "Yüzyılın Beyin Cerrahı" olarak anılan Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil’in dün vefatının birinci yıldönümüydü. Dolayısı ile bugünkü yazımızı bu değerli bilim insanına ayırdık.

Prof. Dr. M. Gazi YAŞARGİL kimdir?

Prof. Dr. M. Gazi YAŞARGİL, 6 Temmuz 1925’te, babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır’ın Lice ilçesinde dünyaya geldi. Aynı yıl ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Beş kardeşli Yaşargil ailesinin tüm çocukları Ankara’daki okullarda eğitim gördü. Kız kardeşlerinden Selma, Ankara Gazi Lisesi’nde 40 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı; Tomris ise Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda kimya mühendisi olarak görev aldı. Erkek kardeşlerinden Erdem, İsviçre Basel’de genel cerrahi profesörü, Günay ise Zürih’te fizyoloji profesörü oldu.

Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, Ankara Atatürk Lisesi’nden 1943 yılında mezun oldu. Aynı yıl Almanya’daki Friedrich Schiller Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Savaş koşulları nedeniyle eğitimini iki dönem sonra yarıda bırakıp 1945’te İsviçre’ye geçti. Tıp eğitimini Basel Üniversitesi’nde tamamladı ve 1949 sonbaharında mezun oldu. Mezuniyetin ardından üç ay boyunca Anatomi Enstitüsü’nde, dünyaca ünlü Dr. Josef Klingler ile beyin anatomisi üzerine çalıştı. 1950-1953 yılları arasında nöroloji-psikiyatri, iç hastalıkları ve genel cerrahi alanlarında birer yıl asistanlık yaptı.

Ocak 1953’te Zürih Üniversitesi Beyin Cerrahisi Kliniği’nde uzmanlık eğitimine başladı. 1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973 yılında ise ordinaryüs profesör unvanını aldı. 1993 yılına kadar aynı klinikte bölüm başkanlığı görevini sürdürdü.

Zürih Üniversitesi’nde görev yaptığı ilk 12 yılda (1953–1965), binlerce hastaya beyin ve göz çukuru (orbita) perkütan anjiyografisi uygulayarak bu alanda önemli yayınlar ve kitaplar hazırladı. 1957–1965 yılları arasında, Parkinson hastalığı ve diğer hareket bozukluklarının tedavisinde çığır açan ameliyatlara imza attı.

1965–1966 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde Vermont Üniversitesi’nde Prof. Dr. M.P.R. Donaghy ile birlikte çalışarak mikro vasküler cerrahiyi öğrendi. Bu yöntemi ilk defa hayvan beyin damarları üzerinde uygulayan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, 1967 yılında Zürih’te beyninde üç atardamarı tıkanmış bir hastaya başarılı bir bypass ameliyatı gerçekleştirdi. Bu operasyon, beyin damar cerrahisinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

1967–1973 yılları arasında mikronöroşirürjiye yönelik ameliyat mikroskopları, cerrah koltukları, mikro alet masaları, anevrizma klipleri, mikro dikiş setleri ve otomatik retraktörler gibi pek çok yenilikçi cerrahi ekipmanın geliştirilmesini sağladı.

1967’den itibaren, mikroteknik kullanarak beyin ve omurilik sıvı yollarının açılımını esas alan yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi. Bu teknik, damar hastalıkları, anevrizmalar, tümörler ve bel fıtığı gibi rahatsızlıkların cerrahisinde çığır açtı. 1968–1993 yılları arasında kurduğu mikrocerrahi laboratuvarında dünyanın dört bir yanından gelen beyin cerrahlarına eğitim verdi. Mikronöroşirürji üzerine sekiz kitap yayımladı.

1993 yılında Zürih Üniversitesi’ndeki görevinden emekli oldu. 1994 yılında Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde profesör olarak göreve başladı. . 2013 yılında Arkansas Üniversitesi’nden emekli oldu.

2013 yılından itibaren Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda Prof. Dr. Uğur Türe ile birlikte bilimsel çalışmalarını, derslerini ve konferanslarını sürdürdü.

Ord. Prof. Dr. M. Gazi YAŞARGİL, 10 Haziran 2025 Salı günü hayata veda etti.

Türk tıbbının ve dünya nöroşirürjisinin gururu olan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL, yalnızca bilimsel başarılarıyla değil; hekimlik mesleğine kazandırdığı sayısız öğrenci, yetiştirdiği bilim insanları ve hastalara yaklaşımındaki insani derinlikle de hafızalarda yer etti.

Ömrünü bilime, insanlığa ve genç beyin cerrahlarının gelişimine adamış; bilimsel makaleleri, uluslararası ödülleri ve geliştirdiği mikronöroşirürji teknikleriyle bir ekol yaratmış olan Prof. Dr. Gazi YAŞARGİL’in, bıraktığı iz, felsefesi, öğretileri, yetiştirdiği bilim insanları aracılığıyla geleceğe taşınacaktır.

Vefatının birinci yıldönümünde değerli hocamıza Allah’tan rahmet; tüm ailesine, sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı diliyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun…