Türkiye’de kimlik tartışmalarının en çok istismar edilen başlıklarından biri ZAZALAR MESELESİdir. Soru genellikle basit gibi sorulur ama cevabı bilinçli ve art niyetle karmaşıklaştırılır: Zazalar Kürt müdür, değil midir? Bu sorunun cevabı ne duygusaldır ne de siyasidir. Bu sorunun cevabı, dilbilimsel, tarihsel ve sosyolojik verilerle çoktan verilmiştir. Kısaca söyleyelim: Zazalar Kürttür. Aksi iddia, bilimsel değil; art niyetle ideolojiktir.
Öncelikle dil meselesiyle başlayalım. Zazaki; Kırdki, Dımılki, Kırmancki gibi adlarla anılan bir Kürt lehçesidir. Bugün uluslararası dilbilim literatüründe Zazaki, Hint-Avrupa dil ailesinin İranî diller kolu içinde, Kürtçenin lehçelerinden biri olarak sınıflandırılmaktadır. Bu yalnızca yerel bir iddia değil; Encyclopaedia Iranica, Ethnologue ve Glottolog gibi saygın kaynaklarda da açıkça yer almaktadır.
Alman dilbilimci Ludwig Paul, Zazaki üzerine yaptığı çalışmalarda bu dili Kürtçenin bir lehçesi olarak ele almış ve Kuzey (Dersim), Merkez (Palu–Bingöl) ve Güney (Siverek–Gerger) olmak üzere üç ana iç lehçeye ayırmıştır. Bu sınıflandırma, Zazaki’nin bağımsız bir dil değil, Kürt dili içinde sistematik bir yapı olduğunu göstermektedir.
Benzer şekilde ünlü sosyolog ve Kürdolog Martin van Bruinessen, Zaza ve Dımıli kavramlarının tarihsel olarak aşiret adları olduğunu, zamanla dil ve kimlik tanımına dönüştüğünü ifade eder. Van Bruinessen’e göre “Zaza” ifadesi, başlangıçta etnik bir ayrıma değil, konfederatif aşiret yapısına işaret etmektedir. Yani bugün “ZAZA AYRI HALKTIR” iddiası, tarihsel gerçeklikten ziyade modern politik okumaların art niyeti bir ürünüdür.
Zazaların kendilerini farklı adlarla tanımlamış olmaları da bu gerçeği değiştirmez. Zazaların Dersim’de Kırmanc, Siverek’te Dımıli, Bingöl’de Kırd olarak isimlendirilmeleri; etnik farklılığa değil, yerel aidiyetlere işaret eder. Nasıl ki Kurmanci konuşan Kürtler Hakkâri’de, Van’da, Mardin’de kendilerini farklı ağızlarla ifade ediyorsa; Zazaki konuşan Kürtler de coğrafyaya ve mezhebe göre farklı adlandırmalar kullanmıştır.
Coğrafi yayılım da bu gerçeği destekler. Zazaki; Tunceli’den Bingöl’e, Erzincan’dan Siverek’e, Elazığ’dan Mutki’ye kadar Kürt nüfusun tarihsel olarak yaşadığı bu coğrafyada konuşulmaktadır. Bu dil, Kürt coğrafyasının dışında bağımsız bir alan üretmemiştir. Dilin yayıldığı alan ile Kürt yerleşim alanlarının birebir örtüşmesi tesadüf değildir.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Zazaları Kürt kimliğinden koparmak kime ne kazandırır?
Tarih bize şunu gösteriyor: Kürt kimliği, uzun yıllar boyunca parçalanarak yönetilmek istenmiştir. Kurmanci–Zazaki ayrımı da bu zihinsel parçalamanın araçlarından biri hâline getirilmiştir. Oysa bilim, bu ayrımın etnik değil; lehçesel olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak; Zazalar Kürt müdür sorusu artık tartışma konusu olmaktan çıkmıştır. Tartışılan şey bilim değil, niyettir. Bilimsel gerçeklik nettir: Irkı Kurd - Dili Kurdi – lehçesi kırdi – dili konuşan Zaza aşiretidir. Özetle; Zaza aşiretleri Kürt dilinin Kırdi lehçesini konuşur. Yani Zazalar, Kürt halkının en kadim, en özgün, en sahici ve en önemli bileşenidir.
Cevap: Zazalar en hakiki en orijinal KÜRTtür.