Okullar, çocuklarımızın günün büyük bir bölümünü geçirdiği, öğrenmenin yanı sıra sağlıklı alışkanlıkların da kazanıldığı yerlerdir. Ancak son yıllarda okullarda giderek büyüyen bir temizlik sorunu var. Üstelik bu sorun, en çok da yeni okullarda kendini gösteriyor.

Yetkililer sorulduğunda tek bir gerekçe sunuyor: Personel yok. Peki gerçekten öyle mi? İlginçtir ki 30–40 yıllık okullarda bu sorun neredeyse hiç yaşanmıyor. Eskiden her okulda bir görevli olurdu; o görevli sınıfları da temizlerdi, koridorları da, tuvaletleri de. Bugün o görevli hâlâ var. Ama temizlik yok.

Sınıflarda biriken çöpler, yerlerdeki kirler, silinmeyen sıralar kötü görüntünün yanında çok önemli bir sağlık problemi. Çocukların bağışıklık sisteminin bu kadar hassas olduğu bir dönemde, hijyenin bu kadar ihmal edilmesi kabul edilebilir mi? Grip, salgın hastalıklar, bit vakaları konuşulurken, kirli sınıflarda nasıl ders yapılıyor.

Peki kim temizleyecek bu okulları? Çözüm genelde velilere bırakılıyor. Birçok okulda sınıfları veliler temizliyor. Kimisi bez getiriyor, kimisi deterjan. Bu, iyi niyetli bir dayanışma gibi görünse de aslında sorumluluğunun sessizce vatandaşın omzuna yüklenmesi anlamına geliyor.

Yeni okullarda temizlik sorununun daha fazla yaşanması da ayrı bir soru işareti. Binalar yeni ama kirli. Planlama var ama uygulama yok. Personel istihdamı yetersiz.

Unutulmamalıdır ki temizlik lüks değil, zorunluluktur. Okullar sadece ders anlatılan yerler değil; çocukların sağlığının emanet edildiği kurumlardır. Yetkililerin bu sorunu görmezden gelmek yerine, kalıcı ve adil çözümler üretmesi gerekir. Yeterli temizlik personeli sağlanmalı, okullar kaderine terk edilmemelidir.