Yaz mevsimi geldiğinde sadece okullar kapanmıyor, aynı zamanda milyonlarca insan da sevdiklerine kavuşmak, tatil yapmak ya da memleket hasretini gidermek için yollara düşüyor. Ne yazık ki bu hareketlilik, her yıl olduğu gibi bu yıl da acı haberleri beraberinde getiriyor.
Neredeyse her sabah televizyonları açtığımızda ya da internet sitelerine göz attığımızda zincirleme trafik kazaları, devrilen otobüsler, karşı şeride geçen otomobiller ve hayatını kaybeden insanların haberleriyle karşılaşıyoruz.
Oysa bu kazaların önemli bir bölümü önlenebilir nedenlerden kaynaklanıyor. Aşırı hız, dikkatsizlik, cep telefonu kullanımı, emniyet kemeri takmamak ve en önemlisi uykusuz şekilde direksiyon başına geçmek.
Uzmanlar özellikle uzun yolculuklarda her iki saatte bir mola verilmesini, yeterince dinlenmeden yola çıkılmamasını ve sürücünün kendisini yorgun hissettiği anda mutlaka aracı güvenli bir yerde durdurmasını tavsiye ediyor. Çünkü uykusuzluk, direksiyon başında en az alkol kadar tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Birkaç saniyelik dalgınlık ya da gözlerin istemsizce kapanması, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Yaz tatili, dinlenmenin, mutlu anılar biriktirmenin ve sevdiklerimizle güzel zaman geçirmenin mevsimidir. Bu güzel günlerin gözyaşına dönüşmemesi ise büyük ölçüde bizim elimizde. Gideceğimiz yere birkaç saat geç ulaşalım yeter ki hayatta kalalım.