Takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde, saat kaç olursa olsun içimizde bir şey durur.

Kahramanmaraş’ta başlayan ve dalga dalga onlarca ili sarsan o büyük felaket, uykularımızı enkaza çevirdi. Bir gecede evler mezara, sokaklar sessizliğe, sabahlar tarifsiz bir çaresizliğe uyandı. Binlerce can, daha gün doğmadan hayattan koparıldı. Kimisi ailesini, kimisi çocukluğunu, kimisi de bütün bir geleceğini o soğuk gecede toprağa verdi.

O gün hepimiz aynı korkuyu yaşadık, aynı duaya sığındık. Aynı ekranlara kilitlenip aynı mucize haberini bekledik. Bir can daha kurtarılsın diye nefesimizi tuttuk.

Bugün yıldönümünde yine yüreğimiz sıkışıyor. Çünkü bazı acılar kabuk bağlamaz. Çünkü bazı boşluklar hiçbir zaman dolmaz. Çünkü bir fotoğraf, bir isim, bir oyuncak bile insanın boğazına düğüm olmaya yeter.

Ama hatırlamak sadece yas tutmak değildir. Hatırlamak aynı zamanda sorumluluktur. Unutmamak; daha güvenli şehirler, daha sağlam yapılar, daha bilinçli bir toplum için çaba göstermektir.

Bu yıldönümünde kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, geride kalanlara sabır diliyoruz. Acının dili, memleketi, kimliği yok. Hepimizin ortak duası aynı: Allah bir daha böyle acılar göstermesin.

6 Şubat’ı unutmadık. Unutmayacağız.