Dünyanın, hızlı değişimine; bu değişimle birlikte, Ülkelerin parçalanmaya yönelik yeni Ulus devletlerin kurulmasına hayranlık duymamak elde değildir.

Dünya da farkında olmadan, hızlıca, hakkın, sahibine teslimi, şeklinde, İslami bir rönesans yaşanıyor. Kanada, Avrupa Birliği’ne üye olabilir mi? Olabilir… Her ne kadar Avrupa Birliği Antlaşması’nın 49. Maddesi, yalnızca, Avrupa devletleri üye olabilir dese de Kıbrıs’ın AB üyeliğinde bu madde işlemediğine göre; otomatikmen, siyasi ve hukuki manada emdal bir karar teşkil eder.

Hal böyleyken, Kanada neden üye olmasın!

Gelin Kanada’daki çok ilginç gelişmelere ve Türkiye dahil, AB hayali kuran onlarca ülkeye uzatılan havuca bir göz atalım. Kanada’nın AB üyeliği meselesi aslında, Trump’ın Kanada için 51. eyalet açıklamasına tepki oluşturma çabasından başka bir şey de değildir.

Ancak Amerika da boş durmadı ve Kanada’nın mevcut federal anayasasının boşluklarını kullanarak; bazı eyaletlerinin Kanada’dan ayrılması için bölücü unsurlarını desteklemeye başladı.

Ayrılıkçı hareketlerin en yoğun olduğu eyalet ise bilindiği üzere Alberta eyaletidir. Kanada anayasasına göre, Kanada’dan ayrılmak için o ülkede, bir referandum yapılması gerekiyor. Yapılması gereken referandum için de yeterli imza gerekiyor.

Ayrılıkçı/Bölücü hareket, 5 Mayıs 2026 itibari ile referandumun değerlendirmeye alınabilmesi için gereken, 178 bin imzayı aşarak, 300 bin imza topladıklarını açıkladı.

Alberta Başbakanı Danielle Smith, kendisinin Kanada'dan bağımsızlığı desteklemese de yeterli imza toplanırsa, oylamayı gerçekleştireceğini açıkladı. Büyük bir olasılıkla, Ekim 2026’da referandum gerçekleşecektir.

Kanadaki bu gelişmeler, aslında, Amerikan’ın gözünü diktiği enerji kaynakları ile ilgili. Çünkü Kanada petrol rezervlerinin büyük bir çoğunluğu Alberta'da ve yaklaşık 167 milyar varil petrol içeriyor bu da Amerika’nın tüm petrol rezervlerinin hemen hemen dört katı!

Kanada yetkilileri, eyaletin ülkeden ayrılması durumunda, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılabileceğinden endişe ediyor.

Bir yandan, Kanada’nın AB’ye girmesi konuşulurken; diğer yandan parçalanması gündeme geliyorsa ve Amerikan emperyalizmi, Kanada için 51. eyalet diyorsa, orada bir şeyler oluyor demektir. Kanada her ne kadar 1982'de anayasal olarak İngiltere’den tüm bağlarını koparmış olsa da İngiliz Milletler Topluluğu'nun üyesidir ve sembolik olarak kral Charles’ı devlet başkanı olarak tanıyan bir anayasaya sahiptir.

İngiltere kralı Charles, boşuna apar topar Amerika’yı ziyaret etmediğini biliyoruz.

Tüm bunlar yaşanırken; Fransa Cumhurbaşkanı Macron da Ermenistan’ı ziyaret etti. Gündeme Paşinyan ile el ele verdiği; romantik pozlar ve birinin davul çalıp birinin de şarkı söylemesi, servis edildi. Ne ilişkisi var Kanada ve AB ile bu romantik el ele tutuşmanın diyebilirsiniz.

Renkli devrimler(!) coğrafyasında kimlikle gezinti! Böyle bir şeydir…

Şimdi Eylül 2022’ye dönersek;. O yıl, Türkiye, Bosna Hersek ve Sırbistan’la sadece kimlik kartı ile seyahat edebilme anlaşması imzalamıştı. Aynı anlaşmayı 2011’de Gürcistan, 2017’de Ukrayna, 2019’da Moldova ve 2021’de de Azerbaycan ile imzalamıştı.

Çipli kimlik ile bu altı ülkeye gidilebileceği bir başarı olarak servis ediliyordu.

İmza atılan coğrafyaya bakıldığında, ise karşımıza Amerika’nın renkli devrimlerinin coğrafyası çıkıyordu. 2000’de Yugoslavya’da buldozer, 2003’te Gürcistan’da gül, 2004’te Ukrayna’da turuncu ve 2009’da Moldova’da üzüm devrimi ve tabi ki 2002’de ülkemizde ve Ortadoğu’da başlayan ve hala devam eden Arap baharı devrimi!

Şimdi de bu coğrafyanın AB üyelik başvurularına gelelim. Gürcistan nere, AB nere demeyin Gürcistan’ın AB üyelik başvurusu, 2014’te onaylandı. Ukrayna ve Moldova’ya ise 2022’de, Rusya-Ukrayna savaşının hemen ardından adaylık statüsü verdi. Biz ise 1963’ten beri kapıdayız! Azerbaycan dahil tüm bu

Ülkeler, Avrupa Konseyi üyesi hatta Azerbaycan’ın AB ile doğu ortaklık ve komşuluk ortaklığı anlaşması bile var!

Esas meseleye gelelim. Amerika’nın, o günlerde AB dönem başkanı olan Fransa üzerinden, kısa vadede Rusya’yı uzun vadede, enerji ve ticaret yollarını kontrol altına alma projesi başlamıştı.İşte bu kritik projeyi, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Mayıs 2022’deAvrupa Siyasi Topluluğu adıyla ortaya atmıştı. Ukrayna üzerinden örnek vererek AB üyelik sürecinin uzun yıllar sürebileceği ülkelerin, AB ile “konfederal bir Avrupa” oluşturabileceğini söyledi!

Bu “konfederal bir Avrupa’da”serbest dolaşım, yani vizesiz kimlikle dolaşım(!) başta olmak üzere; siyaset, enerji, güvenlik ve ulaştırma gibi konular, ilk sırada yer alıyordu.

Bugün Orta ve Zengezur koridoru diye konuşulan hatta güney Kafkasya’da İran’ı parçalayarak devam edecek olan bu proje, Çin’e doğru hızla yol alıyor.

İşte adı, Avrupa Siyasi Topluluğu olan ve konfedere bir yapı hedefleyen bu topluluk, 4 Mayıs 2026’da 8. Zirvesi Ermenistan’da yapıldı. Türkiye’den de cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı.

Sonuç olarak; Amerikan emperyalizmi, ne yazık ki yol alıyor. Öyle İran’da BOP çöktü, ABD Hürmüz’de battı gibi, ufkun ötesini göremeyen söylemlere kapılmayalım.

Son olarak ABD Başkanı Trump’ın, ziyareti ile ilgili 13 Mayıs’taki “Amerikan emperyalizmi Hürmüz, Keşmir, Tayvan, Japonya ve Kazakistan üzerinden kıskaca aldığı Çin’den, istediğini alarak geri dönecektir.” diye tahmin demiştik.

Petrol ihtiyacının %40’nı İran’dan sağlayan Çin’in, antiemperyalist olmadığı ve başındaki Çin Komünist Parti’sinde de geri dönüşün, Mao’dan sonra başladığını unutmayalım.

Bu anlaşmadan çıkacak sonuç; ABD emperyalizminin, Asya’daki eşbaşkanı Çin’dir. Şeklindeki yorumumuzda bir yanlışlığın olmadığı kanaatindeyiz.