DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire ve ebelerin görev dağılımına ilişkin ortaya atılan iddialar, kamu hastanelerinde personel planlamasının hangi esaslara göre yapıldığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Bir tarafta kliniklerde hemşire ve ebe ihtiyacı bulunduğu ifade edilirken, diğer tarafta bazı sağlık çalışanlarının hastanenin çeşitli idari birimlerinde görevlerini sürdürdüğü öne sürülüyor. Tartışmanın odağında ise son derece açık bir soru bulunuyor: “Personel görevlendirmelerinde herkese aynı ölçütler mi uygulanıyor, yoksa bazı çalışanlar mevcut görevlerinde tutulurken diğerleri sahaya mı yönlendiriliyor?”

Elbette bir hastanede görev yapan her sağlık çalışanının görev yeri aynı gerekçelerle belirlenmeyebilir. Kurumsal deneyim, işin niteliği, hizmetin devamlılığı ve özel uzmanlık gereksinimleri personel planlamasında dikkate alınabilir. Ancak bu gerekçelerin objektif ölçütlere, somut hizmet ihtiyaçlarına ve mevzuata dayanması gerekir.

Kamuoyunun sorguladığı da tam olarak budur: Bir personelin idari birimde kalması hizmetin zorunlu gereği ise benzer durumda bulunan diğer çalışanlar için hangi değerlendirme yapılmaktadır? Sahaya personel kaydırılması gerekiyorsa bu uygulamanın kapsamı ve kriterleri nelerdir?

Bu sorular yanıtlanmadan, görevlendirmelerin adil ve dengeli yürütülüp yürütülmediğine ilişkin tartışmaların sona ermesi kolay görünmüyor.

“Kritik Personel” Ve “Stratejik Personel” Tanımlarının Dayanağı Ne?

İddialara göre hastanede bazı hemşire ve ebelerin “kritik personel”, “stratejik personel” veya yaş gerekçesiyle mevcut görevlerinde tutulduğu ileri sürülüyor.

Peki, bir çalışanı kritik ya da stratejik personel olarak değerlendiren ölçütler nelerdir? Bu değerlendirme yazılı bir karara mı dayanıyor? Hangi görevler vazgeçilmez kabul ediliyor ve bu görevlerin başka personel tarafından yürütülmesi neden mümkün görülmüyor?

Yaş, mesleki deneyim veya belirli bir işi uzun süredir yürütüyor olmak tek başına görevlendirme kararının bütün gerekçesini açıklamayabilir. Önemli olan, kurumun hangi ihtiyacı hangi personelle karşıladığını ve aynı durumdaki çalışanlar arasında nasıl bir değerlendirme yaptığını ortaya koymasıdır. Kritik personel belirleniyorsa kriterler de açık olmalı. Stratejik görev tanımlanıyorsa gerekçesi belgelenmeli. Aksi durumda, idari birimde kalan personelle kliniklere yönlendirilen çalışanlar arasındaki farklılığın nasıl oluştuğu sorusu gündemde kalacaktır.

Satınalma birimindeki görevlendirmeler: Hizmetin gereği mi, yeniden değerlendirme ihtiyacı mı?

Hastanenin satınalma biriminde çok sayıda personelin görev yaptığı, buna rağmen bazı sağlık çalışanlarının stratejik personel kapsamında değerlendirildiği öne sürülüyor. Özellikle Devlet Malzeme Ofisi (DMO) işlemleri ve satınalma süreçlerinde görev yapan personelin neden başka çalışanlarla ikame edilemediği sorusu gündeme getiriliyor. Kuşkusuz satınalma süreçleri; mevzuata uygunluk, kayıt düzeni, malzeme temini ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi bakımından önem taşıyor. Ancak bu durum, söz konusu birimdeki her görevin mutlaka bir hemşire tarafından yürütülmesi gerektiği anlamına da gelmiyor.

Burada yanıtlanması gereken sorular açık: Sağlık personelinin satınalma biriminde yürüttüğü işler nelerdir? Bu görevler için hemşirelik mesleğine özgü bir yeterlilik gerekiyor mu? İdari nitelikteki işlemler başka bir personel tarafından yürütülebilir mi? Birimdeki görev dağılımı ve personel ihtiyacı en son ne zaman gözden geçirildi?

Kliniklerde çalışanların iş yükü ve personel ihtiyacı dikkate alınıyorsa, satınalma birimindeki görevlendirmelerin de aynı şeffaflıkla değerlendirilmesi bekleniyor.

Depolarda Yaklaşık 20 Personel İddiası: Stratejik Görevin Ölçüsü Ne?

Hastanenin depo birimlerinden birinde yaklaşık 20 personelin görev yaptığı, buna karşın belirli bir sağlık çalışanının stratejik personel olarak değerlendirildiği iddia ediliyor. Bu iddianın açıklığa kavuşması için öncelikle birimdeki gerçek personel sayısının, görev dağılımının ve iş akışının ortaya konulması gerekiyor. Söz konusu çalışanın yürüttüğü görevler hangi uzmanlığı gerektiriyor? Aynı iş, gerekli eğitim ve yetkinliğe sahip başka bir personel tarafından sürdürülebilir mi? Bu çalışan klinik hizmetlerde görevlendirildiğinde depo işleyişinde aksama yaşanacaksa bunun somut gerekçesi nedir?

Depo hizmetleri sağlık kuruluşlarının işleyişinde önemli bir yer tutar. Dolayısıyla burada mesele, bir çalışanın görevini küçümsemek ya da yaptığı işin gereksiz olduğunu peşinen ileri sürmek değildir. Asıl mesele, görev tanımlarının ve personel ihtiyacının somut verilerle açıklanmasıdır.

Bir personelin neden vazgeçilmez görüldüğü, yalnızca unvanlarla değil, yaptığı işin niteliği ve hizmetin gerçek ihtiyaçlarıyla açıklanmalıdır.

SDS Biriminde Hemşire Görevlendirmesi: İdari İşlerin Kapsamı Açıklanmalı

Görevlendirmelere ilişkin iddiaların bir diğer adresi de hastanenin SDS birimi.

İddialara göre burada yürütülen bazı işlemler idari nitelik taşımasına rağmen hemşire görevlendirmesi yapılıyor. Kliniklerde hemşire ihtiyacı bulunduğu gerekçesiyle personelin sahaya yönlendirilmesi gündemdeyken, bu birimdeki görevlendirmenin gerekçesi de sorgulanıyor. SDS biriminde hangi işlemler yürütülüyor? Bu işlemler hemşirelik mesleğine özgü bilgi ve deneyim gerektiriyor mu? Görev tanımı ve iş yükü incelendiğinde, söz konusu işlerin başka bir idari personel tarafından yürütülmesi mümkün mü?

Bu soruların yanıtı, birimdeki görevlerin niteliği ve ilgili mevzuat incelenmeden verilemez. Ancak hastane yönetiminin, personel ihtiyacını ve görevlendirme gerekçesini açıklaması, tartışmanın somut zeminde yürütülmesi açısından önem taşıyor.

İş Sağlığı Ve Güvenliği Biriminde Ebe Görevlendirildiği İddiası

Hastanede çok sayıda iş güvenliği uzmanının bulunduğu, buna rağmen bir ebenin İş Sağlığı ve Güvenliği biriminde yazışma işlerini yürütmek üzere görevlendirildiği ileri sürülüyor. Bu iddia da beraberinde önemli soruları getiriyor: Söz konusu personelin görev tanımı nedir? Hangi iş ve işlemlerden sorumludur? Görevlendirme hangi hizmet ihtiyacına dayanıyor? Yazışma ve büro işlemleri için sağlık personelinin tercih edilmesinin somut gerekçesi bulunuyor mu?

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesi elbette önemlidir. Ancak bir sağlık çalışanının bu birimde görevlendirilmesi söz konusuysa, görevlendirmenin kapsamı ve mesleki gerekçesi de açık olmalıdır. Kliniklerde ebe ihtiyacı bulunduğu ifade edilirken, bu tür görevlendirmelerin personel planlamasına etkisi de değerlendirilmelidir.

Teknik Hizmetlerde “Ebe Koordinatör” İddiası: Görevin Kapsamı Nedir?

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri de Teknik Hizmetler birimine ilişkin. İddialara göre hastanede mühendis, tekniker ve teknisyenler görev yapmasına rağmen, ziraat fakültesi mezunu olduğu belirtilen bir ebenin koordinatör olarak görevlendirildiği öne sürülüyor. Burada yanıtlanması gereken temel mesele, kişinin eğitim geçmişinden hareketle peşin bir yargıya varmak değil; koordinatörlük görevinin kapsamını, görevlendirme şartlarını ve gerekli mesleki yeterlilikleri öğrenmek.

Diyarbakır’ın ikinci büyük hastanesinde kriz iddiası! Ameliyatlar neden durdu?
Diyarbakır’ın ikinci büyük hastanesinde kriz iddiası! Ameliyatlar neden durdu?
İçeriği Görüntüle

Söz konusu koordinatörlük hangi işleri kapsıyor? Görev teknik uzmanlık mı, idari koordinasyon mu gerektiriyor? Görevlendirme hangi mevzuat veya kurum içi düzenleme temelinde yapıldı? Bu görevin gerektirdiği nitelikler ve sorumluluklar nelerdir?

Bu soruların yanıtlanması, hem görevlendirmenin niteliğinin anlaşılması hem de kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi açısından gerekli.

Hastane yönetiminin bu iddiaya ilişkin açık bir açıklama yapması, tartışmanın kişilere yönelik değerlendirmeler üzerinden değil, görev tanımları ve somut gerekçeler üzerinden yürütülmesine katkı sağlayacaktır.

Kalite, Eğitim, Arşiv Ve Diğer İdari Birimlerdeki Personel Değerlendirildi Mi?

İddialara göre hastanenin kalite, eğitim, başhekimlik, basın danışmanlığı, arşiv, satınalma ve depo gibi çeşitli birimlerinde hemşire ve ebeler görev yapıyor. Bu birimlerde kaç sağlık çalışanının bulunduğu, hangi görevleri yürüttüğü ve görevlendirmelerin hangi kriterlere dayandığı konusunda kamuoyuna sunulmuş ayrıntılı bir tablo bulunup bulunmadığı ise açıklığa kavuşturulması gereken başlıklar arasında. Kliniklerde personel ihtiyacı varsa idari birimlerdeki görevlendirmelerin de bütüncül biçimde incelenmesi gerekmez mi? İnceleme yapılıyorsa hangi ölçütler kullanılıyor? Aynı unvana sahip çalışanların görevleri ve iş yükleri karşılaştırılıyor mu?

Burada talep edilen, bütün hemşire ve ebelerin ayrım gözetilmeksizin kliniklere gönderilmesi değil. Her çalışanın yürüttüğü görevin, mesleki yeterliliğinin ve kurumun hizmet ihtiyacının objektif biçimde değerlendirilmesi. Çünkü adil personel planlaması, yalnızca belirli çalışanların görev yerini değiştirmekle değil, kurum genelindeki iş gücünü doğru analiz etmekle mümkündür.

Hastane Yönetimine 7 Kritik Soru: Kamuoyu Açıklama Bekliyor

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire ve ebe görevlendirmelerine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşması için şu soruların yanıtlanması bekleniyor:

1. Hastanenin idari birimlerinde görev yapan toplam hemşire ve ebe sayısı kaçtır? Bu çalışanlar hangi birimlerde ve hangi görev tanımlarıyla çalışmaktadır?

2. Kliniklere yönlendirilmesi planlanan personel hangi objektif kriterlere göre belirlenmektedir? Bu kriterler yazılı ve bütün çalışanlar açısından eşit biçimde uygulanıyor mu?

3. “Kritik personel” ve “stratejik personel” değerlendirmeleri hangi mevzuata, kurum içi düzenlemeye veya hizmet gerekçesine dayanmaktadır?

4. Satınalma, DMO, depo ve SDS birimlerindeki hemşirelerin yürüttüğü görevler nelerdir? Bu görevlerin başka personel tarafından yürütülmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirildi mi?

5. İş Sağlığı ve Güvenliği biriminde bir ebenin yazışma işlerini yürütmek üzere görevlendirildiği iddiası doğru mudur? Doğruysa görevlendirmenin gerekçesi nedir?

6. Teknik Hizmetler biriminde bir ebenin koordinatör olarak görevlendirildiği iddiası doğru mudur? Görevin kapsamı, aranan yeterlilikler ve görevlendirme dayanağı nedir?

7. Personel dağılımında eşitlik, liyakat ve hakkaniyet ilkelerinin gözetilip gözetilmediği hangi mekanizmalarla denetlenmektedir? Görevlendirmeler belirli aralıklarla gözden geçirilmekte midir?

Mesele Sadece Görev Yeri Değil: Sağlık Hizmetinin Niteliği

Kamu hastanelerinde personel planlaması, doğrudan sağlık hizmetinin kalitesiyle bağlantılıdır. Kliniklerde yeterli sayıda hemşire ve ebe bulunması, hastaların güvenliği, çalışanların iş yükü ve hizmetin kesintisiz yürütülmesi açısından önem taşır. Bununla birlikte idari birimlerde görev yapan her sağlık çalışanının mutlaka kliniklere dönmesi gerektiğini söylemek de doğru değildir. Bazı görevler kurumsal deneyim, özel bilgi, mevzuat bilgisi veya hizmetin devamlılığı nedeniyle belirli personelin görevde kalmasını gerektirebilir. Ancak bu gerekçelerin somut, denetlenebilir ve eşitlik ilkesine uygun olması gerekir. Bir çalışan için hizmetin zorunlu gereği sayılan durumun, benzer koşullardaki başka bir çalışan açısından neden farklı değerlendirildiği açıklanabilmelidir. Aksi durumda personel planlamasına ilişkin kararlar, kurum içinde adalet ve güven tartışmalarına yol açabilir. Bu tartışmaların önüne geçmenin yolu ise şeffaflık, açık görev tanımları, belgeli gerekçeler ve etkili denetimden geçiyor.

Şimdi Gözler Hastane Yönetiminde

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire ve ebe görevlendirmelerine ilişkin ortaya atılan iddialar, yanıtlanması gereken önemli soruları beraberinde getiriyor. Kliniklerdeki personel ihtiyacının boyutu nedir? İdari birimlerdeki sağlık çalışanlarının görevleri hangi esaslara göre belirleniyor? Stratejik personel değerlendirmeleri hangi ölçütlere dayanıyor? Benzer durumdaki çalışanlar arasında farklı uygulamalar varsa bunun gerekçesi ne?

Bu soruların yanıtı, yalnızca hastane çalışanları açısından değil, sağlık hizmetinden yararlanan yurttaşlar açısından da önem taşıyor.

Kamu kurumlarında görevlendirmeler kişisel kanaatlerle değil, hizmetin gerekleri, mevzuat, liyakat ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmelidir. İddialar doğruysa gerekçeleri ve uygulamanın dayanağı açıklanmalı; eksik veya yanlış bilgi varsa bu da belgelerle ortaya konulmalıdır. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetiminin, gündeme gelen iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yapması ve personel planlamasının hangi esaslara göre yürütüldüğünü kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. Çünkü sorulması gereken yalnızca kimin nerede görev yaptığı değil; kimin, hangi gerekçeyle ve hangi ölçütlere göre görevlendirildiğidir.

Kaynak: MEHMET SAİT BAYRAM