İran’a ABD-Israil saldırganlarının başlangıcında ilk saldırılan noktalardan biri bir kız ilkokulu, 173 kız çocuğu bu saldırıda öldürüldü. 10’000 yıllık sözde “medeniyetimizde” geldiğimiz son noktanın en somut ifadesi barbarlara karşı “ÇOCUKLARIMIZI BİLE KORUYAMAYACAK“ durumdayız.

Haberi dinledikten sonra dünyada Fransızca yayın yapan tüm uluslararası haber kanallarını taradım, ancak hiçbir kanalda bir kınama veya eleştiri yoktu. Günlerce uluslararası kanalları ve siyaset kurumlarını izledim hepsi dillerini yutmuşçasına sessizdiler. Aslında utanç içindeydiler. Bugüne kadar bu çocuk katliamını kınayan kaç ülke oldu ????

Tam tersini düşünelim eğer bu katliamı Iran yapsaydı. Herhalde tüm dünya Iranın cezalandırılması gerektiği savıyla koalisyonlar kurar, en sert kınamalar havada uçuşurdu.

Şu ana kadar kaç uluslararası kurumlar ve devlet yetkilisinden kınama mesajı dinlediniz????

Aslında bu günü dün yaptıklarımızla hazırlayıp bu gün çocuklarımızı çocuk katili barbarlara karşı korumayacak durumumuzun utancını biz hazırladık. Örnek mi istersiniz;

Afrika’da yüzlerce yıllık sömürge yönetimleri sonucunda muhtaç duruma düşürülen ülkelerdeki her gün açlıktan ölen çocuklarına kulaklarımızı ve gözlerimizi kapatıp görmezden geldik. Buna benzer binlerce olayı Mubah saydık bu günlere geldik.

Köklü bir devlet hafızasına ve geleneğine sahip olmayan ABD’yi bazı çevreler ön plana sürüp hegomon güç olarak dünyaya kabul ettirip dünyanın çeşitli bölgelerinde katliamlar yaptırdı veya insanlık dışı soykırımları destekletti.

Gazze’de on binlerce bebek ve çocuğu öldürünce dünya ülkelerinin ekseriyeti ya destek verdi veya sesiz kaldı. Bu utanılası aymazlığa 9-10 yaşındaki Gazzeli çocuğun “Yoruldum artık şehit olmak istiyorum, Şehit düşünce sizi Allaha şikâyet edeceğim” diyen feryadına sessiz kalındı;

"Filistin'de öldürülen her çocuğun, her kadının elindeki kanda başta ABD yönetiminin ve sesiz kalan tüm ülke yöneticilerini bu insanlık dışı soykırımda payı vardır."

Gelinen durumu bağımsız ve bağlantısız yorumlayacak olursak, öncelikli olarak "Amerika'nın bu bölgede, sınırlarından binlerce kilometre uzakta ne işi var." "Bir devletin resmi görevlisini katletmek " veya “seçilmiş bir devlet başkanı yerine meclis başkanını atamak.” “Bir ülkenin seçilmiş başkanını ve eşini mafyatik yöntemlerle kaçırmak” “Tüm dünyayı ihtiyacım var ülkemin çıkarları öyle gerektiriyor gerekçeleriyle haraca bağlamak” ve benzeri keyfi tasarruflar hangi uluslararası hukuka veya hukuktan vazgeçtim hangi etik kurala sığar sorularını sormak ve bu sorulara herhangi bir etki altında kalmadan cevaplamak gerekir.

Tek kutup dünyanın hegomonunun ortağı, “benim tüm ülkelere saldırma hakkım var, kimse bana saldıramaz. Saldırırsa tüm dünya beni korumalı destek vermeli” “Ben soykırım dâhil ne yaparsam bana destek vermeli…” aşağılamasına sessiz kalan dünyanın vardığı nokta “ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAMANIN UTANCI”

Kendini ve kendi çıkarlarını evrensel hukuk kurallarının üstünde ele alıp diğer ülkelere yaptırımlar uygulayan ABD'nin ve ortağının ölçüyü kaçırdığı artık gezegenimizin güvenliği için tehlike arz ettiği çok açık ortadadır. Terörist eylemler bahanesiyle dünyanın dört bir yanına teröristçe saldıran ABD, bu eylemlerin planlayıcısı ve işbirliklerinin aktörü değil midir? Her şey gün gibi ortada ve açıkça yapılıyor.

Kissinger'ın pervasızca, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından, "Bundan sonra çatışma Müslümanların arasında olmalıdır" şeklinde çizdiği hedef doğrultusunda Bush, Obama, Biden ve Trump gereken politikaları uyguluyor. Katlettiği halkların kavmi veya mezhebi ABD'nin umurunda değil. Temel prensip önce Amerika’dır.

En onurlu duruş bu basiretsiz cinnetin tarafı olmamaktır!

Kendi payıma; Ahd olsun ki, bu dünyada ellimden geleni karınca kararınca yapmaya çabalayacağım, öbür dünyada da onlara bu zulümü yaşatan zulmünüze ve işbirlikçilerinizin yaptıklarına, size boyun eğen basiretsiz siyasetçilerin basiretsizliğine torunlarım olarak kabul ettiğin o masum inançlı kahramanlar sizi Allaha şikâyet edince şahitlik edeceğim.

Gazze’de, Yemende, Iranda, Sudanda, ve dünyanin diğer bölgelerinde ve en son Iranda devam eden insanlığın utancı soykırıma, bebek, çocuk, genç, yaşlının tüm dünyanın gözü önünde yaşadığı drama vicdanı elveren var mı?

Kutsalınız varsa kutsalınız adına, insani değeriniz varsa inandığınız değerler adına bir insan olarak size sesleniyorum. On bin yıldır sadece yıkıma, gözyaşına, acılara, katliamlara, soykırımlara, sadece insanlık suçlarına sebep olan savaşları durdurun.

Barındığımız gezegen dahi artık tahammül edemiyor sizi uyarıyor. Geç olacak geri dönülmez noktayı çoktan geçtiniz DURUN ARTIK!