19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu olsun !
19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki en kritik dönüm noktalarından biridir.
Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkışı, sadece askeri bir başlangıç değil, aynı zamanda çöken bir imparatorluğun küllerinden, anti-emperyalist ve tam bağımsız bir ulus devletin doğuşunu simgeleyen ideolojik bir kırılmadır.
19 Mayıs’ın bu nedenle, tarihsel, sosyopolitik, gençlik ve gelecek vizyonu eksenlerinde kutlanması gereken bir milli bayramdır:
Bağımsızlık ve Egemenliğin Kurucu İradesi; bu tarihte ete kemiğe bürünmüştür.
19 Mayıs 1919' günü, Tarihsel ve Toplumsal Anatomisine gelince,
1). Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, (30 Ekim 1918) ve sonrasındaki Paris Barış Konferansı, Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasını ve Anadolu'nun İtilaf Devletleri tarafından işgalini öngörüyordu. Bu kaos ortamında, Osmanlı devlet mekanizması, işgalciler karşısında aciz kalmış; dönemin egemen güçleri, teslimiyetçi bir politikayı benimsemişti.
Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması, bu teslimiyet düzenine karşı örgütlü bir halk direnişinin yani Milli bir Mücadelenin, fiilen başlatıldığı anı temsil eder.
2.) Jeopolitik ve Siyasi Kırılma noktaları, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, konjonktürel bir tesadüf değil, uzun süreli bir stratejik vizyonun ürünüdür. İstanbul'da, hükümet çevreleriyle yürüttüğü temaslarda, çözümün merkezde değil, Anadolu'da olduğu sonucuna varmıştır. Samsun'a çıkışla birlikte: İtilaf Devletleri'nin denetimindeki İstanbul Hükümeti'nin otoritesinden çıkılmıştır.
Bölgedeki Türk-Rum çatışmalarına dair iddiaların asılsız olduğu yerel raporlarla belgelenmiştir.
Havza ve Amasya genelgeleri ile direniş fikri, yerel cemiyetlerden ulusal bir bilince dönüştürülmeye başlanmıştır.
3.) Egemenliğin Kaynağının Değişimi; 19 Mayıs ile başlayan süreç, salt bir toprak kurtarma mücadelesi değildir. Aynı zamanda egemenliğin kaynağının monarşiden, halka devredilmesinin demokratikleşmenin ideolojik zeminini hazırlamıştır.
Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan "Kuvayı Milliyeyi amil ve irade-i milliyeyi hakim kılmak" yeni bir tabirle, Ulusal güçleri etken, ulusal iradeyi egemen kılmak ilkesi, 19 Mayıs'ta yakılan meşalenin siyasi manifestosu niteliğindedir.
Bu yönüyle 19 Mayıs, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışına uzanan kurucu meşruiyetin ilk harcıdır.
4. Gençlik ve Gelecek Vizyonu hususunda, Mücadele'nin başarıya ulaşmasının ardından, kurulan yeni cumhuriyetin dinamik, ilerici ve modern değerlerle korunması hedeflenmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bu dönüşümü emanet ettiği temel unsur "gençlik" olmuştur.
Gençlik kavramı, yalnızca biyolojik bir yaş aralığını değil; Bilimi ve aklı rehber edinen pozitivist vizyonun, Emperyalizme ve dogmalara karşı sorgulayıcı, Cumhuriyet devrimlerinin kalıcılığını sağlayan kültürel ve entelektüel birikimi temsil eder.
Atatürk'ün "Gençliğe Hitabesi," bağımsızlığın sadece kazanılması gereken değil, sürekli korunması gereken tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade eden metodolojik bir metin olarak mütalaa edilmesi gerekmektedir.
5. Sonuç olarak, Mayıs 1919 tarihi; işgal altındaki bir coğrafyanın kaderini değiştiren, salt askeri bir harekat değil, siyasi bir vizyon ve bağımsızlık iradesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini oluşturan bu tarih, akıl ve bilimin rehberliğinde, geleceğe yön verme kararlılığının en güçlü sembolü olmaya devam etmektedir ve ilelebed edecektir.