Tarihi geçmiş gıdalara neden dikkat edilmez. Gıda sektöründe yapılan denetimlerde her gün tonlarca tarihi geçmiş bir çok ürüne el konuluyor. Hiç kimsenin vatandaşın sağlığını düşündüğü yok. Kazanacağı paranın peşindeler. Özellikle bu Ramazan ayında Diyarbakır’da yapılan denetimler esnaf tarafından halk sağlığının hiç düşünülmediği görülüyor.

Tarihi geçmiş bir ürün yalnızca “indirimli” bir mal değildir. O ürün; bozulmuş olabilir, bakteri üretmiş olabilir, zehirlenmeye yol açabilir. Çocukların, yaşlıların, kronik hastalığı olan bireylerin sağlığını doğrudan tehdit edebilir. Buna rağmen bazı işletmeler için mesele hâlâ maliyet hesabından ibaret.

Bu zihniyet, yalnızca hukuka değil, insanlığa da aykırıdır. Hele ki Ramazan ayında. Paylaşmanın, dürüstlüğün, kul hakkından sakınmanın konuşulduğu günlerde, halkın sağlığını riske atmak hangi değerle bağdaşır?

Elbette yapılan denetimler önemli. İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinin ve zabıta ekiplerinin gerçekleştirdiği kontroller sayesinde tonlarca ürün toplatılıyor. Ya gözden kaçanlar ne olacak?

Denetimler artmalı. Cezalar caydırıcı olmalı.

Ama en önemlisi, denetim korkusu değil halkın sağlığı düşünülmeli.

Bir işletme sahibi, ürünün son kullanma tarihini kontrol etmeyi bir “zorunluluk” değil, bir “insanlık görevi” olarak görmeli. Çünkü mesele yalnızca ticaret değil; mesele toplum sağlığı.