Yapılan düzenlemeyle birlikte en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilecek. Peki bu artış emeklinin derdine derman olur mu? Açık konuşmak gerekirse, bu soruya “tam anlamıyla evet” demek zor.
Emekli, uzun süredir en az asgari ücret seviyesinde bir aylık beklentisi içindeydi. Artan kira fiyatları, gıda giderleri ve sağlık harcamaları düşünüldüğünde bu talep de haksız sayılmazdı. Ancak gelinen noktada beklenti karşılanmadı.
Aslına bakılırsa yapılan artış, mevcut şartlar içinde “hiç yoktan iyidir” denilecek bir düzenleme. Fakat bu iyileştirme, emeklinin yaşam standardını yükseltmekten çok, düşüşü bir süreliğine yavaşlatan bir adım olarak kalıyor. 20 bin lira, büyükşehirlerde sadece kira ve temel faturaları karşılamaya yetiyor; mutfak masrafı, ilaç giderleri ve sosyal hayat ise hâlâ büyük bir soru işareti.
Emeklinin asıl talebi, geçici artışlardan ziyade kalıcı ve öngörülebilir bir gelir düzeni. Yılda birkaç kez yapılan sınırlı zamlar yerine, enflasyona karşı gerçek anlamda koruyan bir sistem beklentisi her geçen gün daha da güçleniyor.