DİYARBAKIR HABER- Diyarbakır’da kent içi trafik yoğunluğu ve ulaşımda yaşanan aksaklıklar gündemdeki yerini korurken, Trafik Eğitmeni Bülent Uçaman, sorunun temel nedenlerine ve çözüm yollarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kent içi ulaşımda yaşanan karmaşanın yalnızca artan araç sayısı, yolların yetersizliği veya kavşakların fiziki yapısıyla açıklanamayacağını belirten Uçaman, insan faktörünün trafik düzeninin sağlanmasında belirleyici olduğunu vurguladı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte araç sayısının artmasının ve trafik konusunda yeterli eğitim alınmamasının sorunları derinleştirdiğine dikkat çeken Uçaman, yol kullanıcılarının davranışlarının da trafik akışını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Uçaman’a göre trafik sorununa çözüm aranırken yalnızca yolların genişletilmesi veya yeni düzenlemelerin yapılması yeterli değil. Sürücülerin, yolcuların ve yayaların trafik kurallarına uyma alışkanlığı kazanması, kent içi ulaşımın daha düzenli ve güvenli hâle gelmesi açısından büyük önem taşıyor.

“Trafik denilince sadece araçlar akla geliyor”
Trafik tartışmalarında çoğunlukla araçların ve yolların ön plana çıkarıldığını belirten Uçaman, trafik sisteminin üç temel unsurdan oluştuğuna işaret etti: Sürücü, yolcu ve yaya.
Bu üç grubun da trafik düzeninin oluşmasında etkili olduğunu vurgulayan Uçaman, yol kullanıcılarının sorumluluklarını yerine getirmemesinin kent içindeki karmaşayı artırdığını dile getirdi.
Özellikle toplu taşıma faaliyetlerinde bulunan araçların durak haricinde yolcu indirip bindirmesinin trafik akışını sekteye uğratan önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Uçaman, bu uygulamanın zamanla olağan bir davranış gibi kabul edilmesinin ciddi sonuçlar doğurduğunu kaydetti.
Uçaman, trafik düzeninin sağlanabilmesi için yalnızca sürücülerin değil, yolcuların ve yayaların da kurallara uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Durak Dışında İndirme Ve Bindirme Trafiği Kilitliyor
Kent içi ulaşımda yaşanan aksaklıkların önemli nedenlerinden birinin toplu taşıma araçlarının durak dışındaki noktalarda yolcu indirip bindirmesi olduğunu belirten Uçaman, bu durumun özellikle yoğun caddelerde trafik akışını olumsuz etkilediğini söyledi. Durakların belirli bir ulaşım planlaması çerçevesinde oluşturulduğunu hatırlatan Uçaman, araçların bu noktalara uymak yerine yolcuların talep ettiği yerlerde durmasının trafik düzenini bozduğuna dikkat çekti.
Özellikle yoğun saatlerde yol ortasında, üçüncü şeritte veya sol şeritte yolcu indirip bindirilmesinin tehlikeli bir tablo ortaya çıkardığını belirten Uçaman, bu tür davranışların hem trafik akışını aksattığını hem de diğer yol kullanıcıları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Uçaman’a göre durak dışı indirme ve bindirme uygulamalarının önüne geçilmesi, kent içi trafik karmaşasının azaltılması için öncelikli adımlardan biri olmalı.
“Müsait Bir Yerde İnme” Alışkanlığı Yeniden Gündemde
Trafik Eğitmeni Bülent Uçaman, sorunun yalnızca toplu taşıma sürücülerinden kaynaklanmadığını, yolcuların davranışlarının da bu tablonun oluşmasında etkili olduğunu belirtti. Yolcuların birkaç metre ileride bulunan durağa giderek aracı beklemek yerine kendilerine uygun gördükleri bir noktada durulmasını talep ettiklerini ifade eden Uçaman, benzer şekilde araçtan inmek isteyen bazı yolcuların da belirlenmiş duraklar yerine evlerine veya iş yerlerine daha yakın noktalarda inmeyi tercih ettiğini söyledi.
Bu alışkanlığın toplu taşıma sürücülerini de kuralların dışına çıkmaya zorladığını belirten Uçaman, geçmişte azaltılan “müsait bir yerde inme” uygulamasının yeniden yaygınlaştığına dikkat çekti.
Uçaman, yolcuların kişisel kolaylık beklentilerinin trafik güvenliği ve kent içi ulaşım düzeninin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Trafikte herkesin kendi isteğine göre hareket etmesinin ortak yaşamı zorlaştırdığını belirten Uçaman, kurallara uyumun toplumsal bir sorumluluk olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

2005’te Eğitim Ve Denetimle Yeni Bir Dönem Başlatıldı
Uçaman, geçmişte Diyarbakır’da toplu taşıma kaynaklı trafik sorunlarını azaltmak amacıyla yürütülen çalışmaları da anlattı. 2005 yılında toplu taşıma araçlarının sürücülerine yönelik 18 günlük bir eğitim programı düzenlediklerini belirten Uçaman, çalışmanın temel hedefinin kent içi ulaşımda disiplin oluşturmak olduğunu ifade etti.
“Ulaşımı kolay kentler, yaşanabilir kentler” sloganıyla yola çıktıklarını aktaran Uçaman, bu süreçte yalnızca sürücülerin eğitimiyle yetinilmediğini, ulaşım sisteminin farklı bileşenlerinin de çalışmalara dâhil edildiğini belirtti.
Şehir içinde milyonlarca insanın işe gidiş ve dönüşünü sağlayan toplu taşıma sisteminin daha düzenli işlemesi amacıyla esnaf temsilcileri ve kooperatiflerle birlikte hareket edildiğini kaydeden Uçaman, durakların konumlarının yeniden değerlendirildiğini ve yeni bir planlama yapıldığını söyledi.
Denetim Ekipleri Kuruldu, Kooperatifler De Sürece Dâhil Edildi
2005 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında belediye bünyesinde denetim ekipleri oluşturulduğunu belirten Uçaman, toplu taşıma kooperatiflerinin de kendi üyeleri üzerinde disiplin sağlayacak uygulamalara katıldığını anlattı.
Böylece hem belediye denetimini hem de kooperatiflerin kendi bünyelerindeki denetim mekanizmasını içeren ikili bir sistem kurulduğunu ifade eden Uçaman, durak haricinde yolcu indirip bindirilmesinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Uygulamaların kamuoyunda benimsenmesini sağlamak amacıyla broşür ve el ilanlarıyla bilgilendirme çalışmalarının da yürütüldüğünü aktaran Uçaman, eğitim, planlama, denetim ve bilgilendirme faaliyetlerinin bir bütün olarak ele alındığını kaydetti.
Uçaman, o dönemde belirli bir aşamaya kadar ilerleme sağlandığını ancak sonraki yıllarda aynı disiplinin korunamadığını dile getirdi.
“2010’dan Sonra Yeniden Başa Döndük”
Geçmişte yürütülen çalışmalarla belirli ölçüde kontrol altına alınan sorunların zamanla yeniden ortaya çıktığını belirten Uçaman, 2010 yılından sonra trafik düzeni açısından geriye dönüş yaşandığını ifade etti.
Bugün kent içinde karşılaşılan bazı görüntülerin bu gerilemenin göstergesi olduğunu belirten Uçaman, toplu taşıma araçlarının caddenin ortasında, üçüncü şeritte veya sol şeritte yolcu indirip bindirmesinin trafik güvenliği ve akışı açısından ciddi sorun oluşturduğunu söyledi.
Bazı yolcuların da bu noktalarda inmek veya binmek konusunda sürücülerle tartışmaya girdiğini belirten Uçaman, kuralların kişisel taleplere göre esnetilmesinin trafik düzenini zayıflattığını kaydetti.
Uçaman’a göre geçmişte uygulanan yöntemlerden elde edilen deneyimlerin yeniden değerlendirilmesi ve kalıcı bir denetim sistemi kurulması gerekiyor. Aksi durumda, dönemsel olarak alınan önlemlerin etkisinin zamanla azalması ve benzer sorunların tekrar ortaya çıkması kaçınılmaz hâle geliyor.
Çözüm için bütün paydaşlar aynı masada buluşmalı
Kent içi trafik sorunlarının çözümü konusunda önerilerini paylaşan Uçaman, öncelikle ulaşım sisteminin bütün paydaşlarının sürece dâhil edilmesi gerektiğini belirtti.
Dolmuş ve halk otobüsü kooperatifleri, servis taşımacılığı yapan işletmeler, kamu kurumlarına personel taşıyan servisler, ticari taksi sürücüleri ve sürücü kurslarının ortak bir çalışma içerisinde yer almasının önemine işaret etti.
Trafik sorunlarının yalnızca belirli bir meslek grubunun sorumluluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Uçaman, ulaşım sisteminde görev alan herkesin kurallara uyum konusunda sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Özellikle sürücü kurslarının da çözüm sürecine dâhil edilmesi gerektiğini belirten Uçaman, trafik eğitiminin yalnızca ehliyet alma sürecine sıkıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Uçaman’a göre trafik kültürünün yerleşmesi için sürücülere, yolculara ve yayalara yönelik eğitim çalışmaları düzenli olarak sürdürülmeli; belediyeler, eğitim kurumları ve ulaşım sektörü arasında koordinasyon sağlanmalı.
Trafik Eğitimi İlkokullardan Başlamalı
Trafik bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken Uçaman, eğitim çalışmalarının ilkokullardan itibaren başlatılması gerektiğini söyledi.
Millî Eğitim sistemiyle iş birliği yapılarak çocukların erken yaşlardan itibaren trafik kurallarını öğrenmesinin sağlanabileceğini belirten Uçaman, bu yaklaşımın uzun vadede daha bilinçli yol kullanıcılarının yetişmesine katkı sunacağını ifade etti.
Trafik eğitiminin yalnızca teorik bilgilerden oluşmaması gerektiğini vurgulayan Uçaman, günlük yaşamda karşılaşılan sorunların ve kurallara aykırı davranışların da eğitim sürecinde ele alınması gerektiğine işaret etti.
Toplu taşıma araçlarında durak dışı indirme ve bindirme, duraklarda bekleme düzeni ve kapasitenin üzerinde yolcu taşınması gibi konuların belirli kurallara bağlanması gerektiğini belirten Uçaman, belediyelerin geçmişte olduğu gibi bu alanlarda disiplin sağlayacak uygulamaları hayata geçirmesinin önemini dile getirdi.
“Denetim palyatif değil, kalıcı olmalı”
Uçaman’ın değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de denetimlerin sürekliliği oldu.
Trafik ve ulaşımın doğrudan insan hayatını ve kent yaşamını ilgilendiren alanlar olduğunu belirten Uçaman, yalnızca belirli dönemlerde yapılan kontrollerin kalıcı sonuç almak için yeterli olmayacağını ifade etti.
Denetimlerin geçici önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Uçaman, kurallara aykırı davranışların önlenmesi için kesin, sonuç alıcı ve süreklilik taşıyan uygulamalara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Toplu taşıma araçlarının duraklara uyumu, yolcu indirme ve bindirme kuralları ile trafik akışını engelleyen davranışların düzenli biçimde denetlenmesi gerektiğini belirten Uçaman, alınan kararların sahada uygulanmasının da en az kararların kendisi kadar önemli olduğunu kaydetti.
Uçaman’a göre etkili bir trafik yönetimi; doğru planlama, bilinçli yol kullanıcıları, kurumlar arası koordinasyon ve kesintisiz denetimle mümkün olabilir.
Diyarbakır trafiği için eğitim, disiplin ve süreklilik şart
Trafik Eğitmeni Bülent Uçaman’ın değerlendirmeleri, Diyarbakır’da ulaşım sorununun çözümü için yalnızca fiziki altyapı yatırımlarının yeterli olmayacağını bir kez daha gündeme taşıdı.
Artan araç sayısı ve yol kapasitesi gibi etkenlerin yanı sıra sürücü, yolcu ve yaya davranışlarının da trafik düzenini doğrudan etkilediğini belirten Uçaman, geçmişte uygulanan eğitim ve denetim çalışmalarından yararlanılması gerektiğini vurguladı.
Durak dışı yolcu indirip bindirmenin önlenmesi, toplu taşıma sisteminde kuralların tavizsiz uygulanması, bütün ulaşım paydaşlarının ortak hareket etmesi ve trafik eğitiminin küçük yaşlarda başlaması, Uçaman’ın öne çıkardığı çözüm önerileri arasında yer aldı.
Diyarbakır’da trafik karmaşasının azaltılması için asıl soru şu: Geçmişte belirli ölçüde uygulanan kurallar ve denetim mekanizmaları neden sürdürülemedi ve bu kez kalıcı bir ulaşım disiplini oluşturmak için hangi adımlar atılacak?




