Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına artık sayılı günler kaldı. Bir hafta sonra okullar yeniden çocukların sesiyle, öğretmenlerin telaşıyla ve velilerin umutlarıyla dolacak.
Her yeni eğitim yılı aslında yeni bir başlangıçtır. Öğrenciler yeni bilgiler öğrenmenin, öğretmenler emeklerinin karşılığını görmenin, veliler ise çocuklarının güvenli ve nitelikli bir eğitim almasının heyecanını yaşar.
Ancak ne yazık ki eğitim yılı başlarken heyecan kadar alışılmış bazı sorunların endişesi de yaşanıyor.
Temennimiz, bu yıl aynı sorunları yeniden konuşmak zorunda kalmamamız.
Sınıfların aşırı kalabalık olması, öğretmen eksiklikleri, okulların temizlik ve bakım ihtiyaçları, servis ücretlerinin velilerin bütçesini zorlaması, öğretmenlerin eğitim yılı başlarken görev yerlerinin değişmesi, güvenlik sorunu ve daha pek çok konu…
Bunların her biri öğrencinin eğitimine, öğretmenin çalışma düzenine ve velinin huzuruna doğrudan etki ediyor.
Yeni eğitim-öğretim yılına girerken kimse sorunların büyütülmesini istemiyor. Aksine, herkes aynı şeyi istiyor:
Çocuklarımız kalabalık sınıflarda kaybolmasın.
Öğretmenlerimiz eksik olmasın.
Okullarımız temiz ve bakımlı olsun.
Velilerimiz servis ve diğer eğitim giderleri karşısında ezilmesin.
Öğretmenlerimiz görev yerleri ve çalışma düzenleri konusunda belirsizlik yaşamadan eğitim yılına başlayabilsin.
Çocuklarımız okula güven içinde gidip gelsin.
Kısacası, okullarımız eğitim konuşsun; sorunlar değil.
Bir hafta sonra zil çaldığında yeni bir eğitim yılının kapısı açılacak. O kapıdan çocuklarımız umutla, öğretmenlerimiz huzurla, velilerimiz güvenle girebilsin.